İbrahim el Emin: Direniş Bizim Kaderimizdir!

Lübnan'da yayınlanan El Ahbar gazetesi başyazarı İbrahim el Emin'in, Suriye savaşına katılacaklar ve destekleyecekler için çok şiddetli ifadeler kullandığı o yazısı...

3.9.2013 13:17:00

Direniş Bizim Kaderimizdir

İbrahim el Emin

El Ahbar

ABD, Fransa, İngiltere… Suudi Arabistan, Türkiye ve İsrail tarafından desteklenen demokrasinin canı cehenneme...

Bu katillerin desteklediği her özgürlük çabasının canı cehenneme…

Neye benziyor, ne olarak isimlendiriliyor, nerede yaşıyor ve ne yapıyorsa yapsın her aptal, cani ve korkağın canı cehenneme…

Suriye'yi düşürme amaçlı bir uluslararası savaşı savunan herkesin canı cehenneme…

Her hainin, onların konuşmalarının, sahte gözyaşlarının ve insan hakları gruplarının ve kölece itaat eden sivil toplum örgütlerinin canı cehenneme…

Suriye'ye savaş ilan etme kararı; Direniş'i, şehirlerini, halkını ve hatta bunun düşüncesini bile yok etme amacıyla  iki buçuk sene önce başlatılan yolun son adımıdır.

Pazarlığa mahal yok, ne de bir tartışmaya. Savaşın nedenlerini ve buna yol açanların listesini papağan gibi sayacak herhangi bir işbirlikçiye; fikirlerine, pozisyonlarına ya da etiketlerine sımsıkı bağlanıp körü körüne hainlerin ve tekfircilerin kuvvetlerine katılanlara kulak vermeye gerek yok...

Gücü yeten herkese bu katillerle savaşmak bir görevdir -nerede olurlarsa olsunlar ve onlardan intikam almak ister mümkün olsun ister olmasın- ve bütün bu hainleri birbiri ardına yataklarında, sıralarının arkasında, tanklarının  ya da saraylarının içinde, yalnız ya da aileleriyle birlikteyken cezalandırmak vazifedir.

Bugün bizden ne istiyorsunuz?

Irak tecrübesini tekrar etmek mi istiyorsunuz?

Afganistan ve Somali tecrübesini mi tekrar etmek istiyorsunuz?

Libya tecrübesini mi tekrarlamak istiyorsunuz?

Lübnan'daki savaş yinelensin mi istiyorsunuz?

Yoksa bunun, hiçbir zaman ortadan kaldırılamayacak ve adı her zaman baki kalacak olan hakkı, yani Filistin'i yok edecek bir savaş olacağına mı inanıyorsunuz?

Argümanlarımızı tekrar etmek ya da cevap verme sürecini izlemek, yorumlarımızı ya da uyarılarımızı yinelemek zorunda değiliz. Hepimizin yapması gereken tek bir pozisyonu deklare etmektir, yani Suriye için hazırlanmakta olan savaşın sömürgeci bir savaş olduğu ve buna katılacak olan herkesin -ister desteklemek, ister finanse etmek, ister kışkırtmak, ister meşru göstermek veya doğrudan savaşmak suretiyle olsun- yegane cezası ölüm olan korkak bir işbirlikçi olduğudur. Açık açık, hiçbir utanma ve tereddüt olmadan.

Bu bir savaş!

Şam'a, bütün şehirlerin anasının üstüne üşüşecekler, halkını, ordusunu ve önderliğini ezmek için. Tarihini ve işgalcilere karşı direniş mirasını yok etmek istiyorlar. Bütün bölgedeki sömürgeciliğe direnen ve direnişi destekleyen her bir ruhu yok etmek istiyorlar. İsrail ve baskıcı Arap rejimlerinin ömrü daimi olsun ve her türden işbirlikçi ülkeleri eline geçirsin, kaynaklarını yağmalasın ve halkları imha olsun istiyorlar.

Amerika sadece çıkarları gerektirdiği için böyle davrandığını, hiçbir örtüye, hukuki meşruiyete, bilimsel araştırmaya ve politik desteğe ihtiyaç duymadığını ve bir halkın kaderini manüpile edebileceğini söylediğinde, bunun anlamı bizim de tam olarak Amerika gibi davranmamız ve hiçbir bahane, destek, meşruiyet ve uluslararası norm vs. aramamamız gerektiğidir.

Onunla ve bütün sömürgeleriyle savaşın bütün biçimlerinde savaşmalıyız ve ateşi kendi toprağına taşımak için hiçbir çabadan geri durmamalıyız. Toprağının her adımında ve her şehrinde, kasabın yüzüne haykırmalıyız. Bunların hepsini yapacağız, onları bizi insanlığımızdan soyma fırsatı vermeden...

Dün, Batı gerçek rengini gösterdi, sadece dizleri üstüne çökenlerden ve başları üstünde beyaz bayrak sallayanlardan başka kimseye yer olmayan kindar ve katil Batı.

Hepimizin yapabileceği tek şey bütün kapasitemizle onlara karşı direnmektir. Pekçok yüzü bulunan fakat tek adı barbarlar ve kan emiciler olan yegane düşmanımızı arayıp bulmamızı kimse engelleyemeyecek. Zira, direniş bizim kaderimizdir.

Çev: Ozan Kemal Sarıalioğlu

medyasafak.com