Şer Ekseni: ABD, İngiltere ve Fransa Gizlice Dünya Savaşı Çıkarmaya Çalışıyor

Bir başka ifadeyle yalnız üç batılı devlet, emperyalist ajanda ve karaktere sahip ülkeler ve şer ekseni olarak anılmayı hak ediyorlar. Bütün dünyadaki savaşların üçte birinden fazlası ve şu anda devam etmekte olan uluslararası savaşların %99,99'u bu üç emperyalist devlet tarafından gerçekleştirilmekte. Kalan %0.01'i ise el Kaide tarafından bu üç devlete karşı verilmektedir.

27.12.2011 16:11:00

Şer ekseni: ABD, İngiltere ve Fransa gizlice dünya savaşı çıkarmaya çalışıyor

S. S. Salim

Press TV


Bir başka ifadeyle yalnız üç batılı devlet, emperyalist ajanda ve karaktere sahip ülkeler ve şer ekseni olarak anılmayı hak ediyorlar. Bütün dünyadaki savaşların üçte birinden fazlası ve şu anda devam etmekte olan uluslararası savaşların %99,99'u bu üç emperyalist devlet tarafından gerçekleştirilmekte. Kalan %0.01'i ise el Kaide tarafından bu üç devlete karşı verilmektedir.

İngiltere, Fransa ve ABD'nin başı çektiği emperyalist devletler tarafından dünyanın dört bir yanında şu ana kadar çıkarılmış gizli beş savaş bulunmaktadır. Zira bu savaşlar, çok kutuplu ve değişen dünyada değişmez nispi iktidarlarını sürdürmek için daha büyük ajandaları içerisinde hayati bir öneme sahiptir.

Çok kutuplu dünya, "küresel liderlik" pozisyonunda ya da rolünde dominant büyük bir güç ya da "süper güç"e ilişkin belirgin bir işaretin olmadığı bir dünyadır, ( 'küresel liderlik' kavramı, modern batıya ait, emperyalizm sözcüğüyle yer değiştirmiş, ayrıcalıklı bir icattır), şöyle ki çok kutuplu dünya, dışa doğru olmaktan çok, ( çok taraflı dünya sisteminin antitezi ve ona karşı bir meydan okuma anlamında, ayrıca küreselleşmenin abartılı bir şekilde ön plana çıkardığı batılılara ait bir uygulamadır) çok taraflı dünya sistemine doğru bakan eğilime sahip birçok bölgesel süper gücün bulunduğu dünya sistemine atıfta bulunan dünyadır. (Bölgesel ve ulusal: Korumacı ve ulusalcılığa ilişkin eski devletlerin davranışı). Gizli savaşlar, özellikle saldırı altında olup da anahtar konumundaki itibar sahibi devletler tarafından daha yakından izleme ve korumaya ihtiyaç duyar.

Gizli savaşlar, kendilerinin eski iktidar statülerine sıkı sıkıya tutunan Batılı emperyalist güçlerin kendisine yapıştıkları son umutsuz öncülleri olarak çıkarılmıştır.

Bunu fırsat bilerek Batılı emperyalist ülkeler terimine ilişkin neyi kastettiğimi tanımlamak isterim. Emperyalist devletlerden kastım, Anglo-Saxon ve Frankafon karakteristiğe sahip üç Batılı ülkeye atıftır.

Bir başka ifadeyle sadece üç batılı ülke emperyalist ajandaya sahip ülkeler ile şer ekseni ülkeler olarak anılmayı hak etmektedir. Bütün dünyadaki savaşların üçte birinden fazlası ve şu anda devam etmekte olan uluslararası savaşların %99,99'u bu üç emperyalist devlet tarafından gerçekleştirilmekte. Kalan %0.01'i ise el Kaide tarafından bu üç devlete karşı verilmektedir.

Bununla birlikte her zaman benim küçük emperyalist güç olarak refere ettiğim ve daima bu büyük üç emperyalist devlete meydan okuyan bir başka dördüncü güç olmuştur. Bu olgu ise üç süper emperyalist devletin bir araya gelip bu küçük güce haddini bildirmesiyle sonuçlanmıştır. Tabii ki merkezi Avrupa'nın Tötonik gücü olan Almanya hakkında konuşuyorum.

Bugün Almanya, Merkel yönetimi altında daha fazla pazu gösterisi yapıp daha fazla güven verme yoluna gitmiş ve kendi geçmişindeki askeri karakterine ilişkin, 1945'den bu yana daha fazla güven vermiştir.

Almanya, Batılıların gerçekleştirdiği her yeni “insani savaş”ta yerini alırken büyük çaplı silah ihracatı ve yardımı yapmaktadır. (bunlar emperyalizmin iki anahtar karakteristiğidir).

Almanlar, özellikle Somali (eğitim üsleri Uganda'dadır) ve Mali gibi ülkelerde yerel İslami gerillalara karşı mücadele etmek için Afrika güçlerine eğitim veren ülkeler arasında başı çekmektedir.

Kısacası, bütün Batılı ülkeler tanım ve karakter itibarıyla emperyalist değildir, bunların arasında sadece beşinde emperyalist özellikler bulunmaktadır (İtalya, Almanya, Fransa ve Amerika. İspanya ve Portekiz'i ise dışarıda bırakıyorum). Bunlardan ulusal stratejik kültürlerini ve agresif uluslararası siyasi tutumunu şekillendiren ve domine eden üç devlette, benim kalıcı emperyalist tutum dediğim şeyde bir değişme olması mümkün değildir. (Anglo Saksonların İngiltere'si, ABD ve Fransa).

Şimdi yeniden bizim gizli savaşlar tartışmamıza dönelim.

İran ve Suriye'ye karşı yakında meydana gelebilecek ve birbiriyle bağlantılı bir savaşın belirtileri alttan alta ortaya çıkmaktadır. Bu iki ülke, muhalefetin güçlenerek mevcut rejimin meşruiyetini daha da sorgulanabilir hale getirmesinden önce, içerde sorunun kaynağı olan meselelerle yüzleşmedikleri ve insiyatifi alma girişiminde bulunmadıkları takdirde bundan fazlası da olacaktır. Daily Mail gibi yabancı düşmanı bir İngiliz gazetesi bile bu hafta çıkan bir haberinde Suriye'de iç savaşı körükleyen çok miktarda yabancı savaşçıların bulunduğu gerçeğini kabul etmiştir.

Halkın Mücahitleri Örgütü, İran yönetimine karşı gerçek bir meydan okuma anlamında gizlice yeniden örgütlenme ve yeniden meşruiyet elde etme yoluna gitmektedir. Ayrıca yeni “Cihatçı ekip” Afganistan sınırı yakınlarında oluşmaya başlamaktadır. (Hiç şüphesiz Batılı istihbarat servislerinin yarattığı bir oluşum).

Tabii ki bu birbiriyle bağlantılı gizli savaşlar, İran daha da fazla güçlenmeden saldırı eylemlerini tırmandırırken Batı, özellikle Suriye'de ama aynı zamanda İranlılara da karşı son derece hızlı hareket ediyor. İran'ın gelişmesi durdurulamaz, bu nedenle İran, emperyalist ajandaya sahip Batılı emperyal güçlere büyük bir tehdit teşkil etmektedir.

Ayrıca en çok gözden kaçırılan başka bir gizli savaş bulunmakta. Bu savaş, İngiliz hükümeti ve onun gizli eli MI6 (Gizli istihbarat servisi) tarafından Arjantin'in seçilmiş Başkanı Bayan Kirchner'e karşı yürütülmektedir.

İngiltere tarafından Arjantin'e karşı yürütülen gizli savaşın ana gerekçesi Bayan Kichner'in Malvinas adalarıyla ilgili halk yanlısı tutumudur. Bu sadece Arjantin'de değil, hem bölgesel işbirliği üyelerinin (MERCUSOR# ve diğer bölgesel organizasyonlar tarafından desteklenmiştir) uluslararası toplumun özellikle de Uzakdoğu ve Afrika'nın bağlantısızlar ülkelerinin desteğini de almıştır. İngilizlerin Arjantin'deki hedefi Bayan Kirchner hükümetinin devrilmesini ve başka bir partiyle yer değiştirdiğini görmektir.

 MERCOSUR'un İspanyolca açılımı, "Mercado Comun del Cono Sur" veya İngilizcesi, "Southern Common Market' (Güney Ortak Pazarı)'dır. Bu organizasyonun kapladığı alanda yaşayan insan nüfusu 190 milyon civarında olup Gayrı Safi Milli Hasılası da yaklaşık 400 milyar dolardır. Bu örgütün AB ve NAFTA'dan sonra dünyanın üçüncü büyük ekonomik entegrasyonunu gerçekleştirdiğini söylemek mümkündür. 26 Mart 1991 tarihinde imzalanan "Asuncion Anlaşması"yla Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Paraguay, Güney Ortak Pazarı adını verdikleri MERCOSUR'u kurmuşlardır.

medyasafak.com