slogan
     

Chossudovsky: Hükümetin “Kepenk Kapaması”: W. Street için Multimilyarlık Kazanç

21 Ekim 2013 Pazartesi

ABD hükümetinin “kepenk kapaması” ve federal hükümetin “borç ödeyememesine” neden olabilecek şekilde, bir son tarih verilmesiyle içiçe geçmiş mali düğüm, Wall Street için bir para kazanma girişimidir.

Spekülatif final oyunu: Hükümetin “kepenk kapaması” ve “borç ödeyememe”; Wall Street için multimilyarlık kazanç

 

Prof. Michel Chossudovsky

 

Global Research

 

ABD hükümetinin “kepenk kapaması” ve federal hükümetin “borç ödeyememesine” neden olabilecek şekilde, bir son tarih verilmesiyle içiçe geçmiş mali düğüm, Wall Street için bir para kazanma girişimidir

Bir spekülatif faaliyet dalgası, büyük piyasaları silip süpürüyor. Kepenk kapama ve “borç ödeyememe” ile ilgili belirsizlik “kurumsal spekülatörler” için altın bir fırsat teşkil ediyor. Yasama sürecinin karmaşık sonuçlarıyla ilgili güvenilir “içeriden gelen bilgiye” sahip olanlar, devlet kuşu kazançlarından milyarlarca dolar elde edecek gibi görünüyor.

 

Spekülatif kazanç

 

Üstüste gelmiş pek çok siyasi ve ve ekonomik gündem açılıyor. Bir önceki makalede, borç ödeyememe efsanesini federal devlet sisteminin önemli bileşenlerinin muhtemel özelleştirilmesiyle bağlantılı olarak incelemiştik.  .

 

Wall Street hükümetin kepenk kapamasına ilişkin politika ve yasama üzerinde tayin edici bir etkiye sahipken, aynı büyük mali kurumlar, ikincil ticaret (derivative trade) alanındaki geniş ölçekli operasyonlar üzerinden döviz piyasalarının, mal piyasalarının ve borsanın hareketini de kontrol ediyor. 

 

ABD Kongresi'nde ve Senato'da bulunan ve kepenk kapama tartışmalarının içinde yer alan temel aktörlerin çoğu, doğrudan veya dolaylı olarak Wall Street adına hareket eden güçlü şirket lobi gruplarının kontrolü altındadırlar. Wall Street'teki temel çıkar grupları Kongre sürecinin sonuçlarını etkileyebilecek bir pozisyonda oldukları gibi, hükümetin kepenk kapama kördüğümünün sonuçları ve olaylar dizisi hakkında “içeriden gelen bilgiye” veya ön bilgiye de sahiptir.

 

İlgili siyasi sonuçlar üzerinde etki yaratabilecek bir pozisyonda oldukları düşünüldüğünde, “güvenli” spekülatif faaliyetler sayesinde milyarlarca dolar kâr etmeleri beklenebilir.

 

Bununla birlikte hem ABD Kongresi'nde, hem de mali yapı içerisinde önemli bölünmeler olduğu belirtilmelidir. Mali yapıya önde gelen bankacılık kümelenmelerinin çatışması ve rekabeti damgasını vurmaktadır.

 

Bu bölünmeler, borsalar ile para ve mal piyasalarındaki spekülatif hareketler ve karşı hareketler üzerinde etkiye sahip olacaktır. Burada bir “mali savaş” ile karşı karşıyayız. Bu mali savaş Wall Street ile sınırlı değildir ve (diğerlerinin arasında) Çinli, Rus ve Japon mali kuruluşları da spekülatif finalin oyununun içinde yer alacaklardır.

 

Bu nedenle, içeriden gelen bilgi temelindeki spekülatif hareketler, potansiyel olarak farklı yönlerde gidebilir. Rakip bankacılık kuruluşları hangi piyasa sonuçlarını bekliyor? Temel bankacılık rakiplerinin eylemleri hakkında içeriden bilgiye sahip olmak, temel spekülatif operasyonların yürütülmesinde önemli bir unsurdur.

 

İkincil ticaret

 

Bu mali aktörler için “güvenli” spekülatif faaliyetin temel aracı, borsalarda, altın ve petrol dâhil temel mal piyasalarında ve yabancı borsalarda dikkatlice formüle edilen bahislerle birlikte, ikincil ticarettir.

 

Bu temel aktörler “piyasanın nereye gittiğini” bilebilirler, çünkü ABD Kongresi'nden çıkacak yasaları ve politikaları etkileyebilecek ve piyasa sonuçlarını manipüle edebilecek bir konumdadırlar.

 

Dahası Wall Street spekülatörleri, medyada geniş kamuoyu algısını da etkileyebilir. Ön bilgiye veya içeriden bilgi erişimine sahip olmayan rakip ya da daha küçük finans kuruluşlarının mali simsarlarının eylemlerinden bahsetmiyoruz bile.

 .

Bu mali aktörler, “mali dezenformasyon” yayarlar; bu, çoğu zaman medya haberleri şeklinde tezahür eder ve kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine veya piyasaları belli bir yöne doğru itecek olan iktisatçılar ve finans analistleri arasında bir “konsensüs” oluşturmaya katkı sunar.

 

ABD dolarında kaçınılmaz bir düşüşe işaret eden medya, finansal manipülasyon ve geniş çaplı spekülatif faaliyetin etkileşimi tarafından karakterize olan bir çevrede neler olabileceğini kamufle etme konusunda kurumsal spekülatörlerin çıkarlarına hizmet eder.

 

Spekülatif ticaret rutin olarak, aldatma eylemlerini içerir. Son hafftalarda medya, doların çöküşü, BRICS ülkeleri tarafından yeni bir rezerv paranın geliştirilmesi, vs.ye odaklanan çeşitli ekonomik felaketlere ilişkin “öngörü”lerle doluydu.

 

Dünyanın en güçlü bankalarını ve finans kruuluşşarını temsil eden Washington merkezli bir think-tank kuruluşu olan güçlü Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından yakın zamanda düzenlenen bir konferanstan:

 

“Dünyanın en güçlü bankacılarından üçü, ABD'nin borçlarını ödeyememesi halinde korkunç sonuçlar olacağı ikazında bulunurken, Deutsche Bank başkanı Anshu Jain bunun “tamamen felaket” olacağını ileri sürdü.

Bu durum hızla yayılan, ölümcül bir durum olur… Buradaki dinleyicilere… açık bir yaranın üstüne yara bandı koymaya ilişkin sunacağım öneri yok” dedi.

“JPMorgan Chase başkanı chief Jamie Dimon ile BNP Paribas başkanı Baudouin Prot, borç ödeyememenin ABD dolarının ve borçların değeri üzerinde dramatik sonuçları olacağını ve muhtemelen dünyayı yeni bir krize sürükleyeceğini söyledi.” (…)

Dimon ve ABD'nin önde gelen mali kuruluşlarının üst düzey yöneticileri, her iki meseleyle baş etmeleri çağrısında bulunmak üzere geçen hafta Başkan Barack Obama ve yasakoyucularla buluştu.

Cumartesi günü Dimon bankaların halihazırda muhtemel bir borç ödeyememe durumuna hazırlık için “devasa miktarlarda” para harcadığını ve bunun 2007-2009 mali krizinin ardından gerçekleşen küresel toparlanmayı tehdit edeceğini söyledi.

 

 

Dimon ayrıca, bankanın yönetilemeyecek kadar büyüdüğü yönündeki eleştirilere karşı JPMorgan'ı savundu. Bu kuruluş pek çok düzenleyicinin denetimi altına girdi ve Cuma günü, 7 milyar dolardan fazla yasal harcama nedeniyle, Dimon tarafından devralınmasından beri ilk üç aylık kaybını açıkladı. (Emily Stephenson ve Douwe Miedema, World top bankers warn of dire consequences if U.S. defaults [“Dünyanın önde gelen bankacıları, ABD'nin borç ödeyememesi halinde korkunç sonuçlar yaşanacağı ikazında bulundu” | Reuters, 12 Ekim  2013

 

Bu “yetkili” ekonomik değerlendirmelerin amacı, ABD dolarının çöküş ihtimaline işaret eden bir panik ve ekonomik belirsizlik atmosferi yaratmaktır.

 

Uluslararsı Finans Enstitüsü panelistlerinin (ki dünyanın en büyük bankacılık kümelenmelerinin liderleridir) betimlemeye çalıştığı şey, piyasa düzenlemesine ilişkin 1. Sınıf İktisat dersinde yapılan analizlerle aynı seviyededir ve piyasaların, sofistike ikincil ticaret araçlarının kullanılmasıyla manipüle edildiği şeklindeki bilinen gerçeği gelişigüzel bir şekilde dışarıda tutmaktadır. Acı bir ironi içinde IIF panelistlerinin bizzat kendileri, ikincil ticaret yoluyla piyasa değerlerinin rutin bir şekilde saptırılmasının içindedirler. 21. Yüzyıl kapitalizmi artık ağırlıklı olarak reel ekonomideki üretim süreçlerinden gelen kârlara dayanmıyor; reel ekonomi faaliyetleri olmaksızın, fare butonuna basmak yoluyla yapılan geniş çaplı spekülatif operasyonlar üzerinden anlık finansal kazançlar elde ediliyor.

 

Piyasaların manipülasyonu, aralarında JPMorgan Chase, Deutsche Bank ve BNP Paribas'ın CEO'larının da olduğu, önde gelen banka yöneticilerinin emirleriyle gerçekleştirilmektedir.

 

 

“Çökmeyecek kadar büyük bankalar”, JPMorgan Chase'in CEO'su Jamie Dimon'un kelimeleriyle borç ödeyememe krizinin “kurbanları” olarak betimlenir, ancak gerçekte bunlar ekonomik kaosun mimarları ve vergi mükelleflerinin milyarlarca dolarlık çalınan parasının konuşulmayan alıcılarıdır.

 

Bu yozlaşmış mega bankalar, Deutsche Bank'tan Anshu Jain'in ABD'nin kamu borçlarının ödenememesi krizinden söz ederken andığı “açık yara”nın yaratılmasından sorumludurlar.

 

Doların çöküşü mü?

 

ABD dolarını son yıllardaki yukarı-aşağı hareketlerinin, neoklasik iktisat taraftarlarının iddia ettiğinin aksine normal piyasa güçleriyle çok az ilgisi vardır.

 

Hem JP Morgan Chase'in CEO'su Jamie Dimon hem de Deutsche Bank'ın CEO'su Anshu Jain'in iddiaları, ABD dolar piyasasını işleyişine dair çarpık bir anlayış sunmaktadır. Spekülatörler bizi, doların normal piyasa mekanizmasının parçası olarak çökeceğine ikna etmek isterken, “çökmeyecek kadar büyük” bankaların normal piyasa işleyişini bir biçimde bertaraf edecek şekilde ABD dolarında düşüşe yol açma yeteneğine sahip olduğunu kabul etmemektedir.

 

Wall Street gerçekte, değerini düşürecek şekilde Amerikan parasına “kısa devre yaptırma” becerisine sahiptir. Aynı zamanda da ikincil ticaret üzerinden ABD dolarını yükseltme becerisine de sahiptir. Amerikan parasının bu aşağı-yukarı hareketleri, söz yerindeyse, mali savaşın “bombardıman besini”dir. Doları yükseltin ve yükseliş spekülasyonu yapın, doları düşürün ve düşüş spekülasyonu yapın.

 

ABD kamu borçları krizine yanıt olarak sadece “normal piyasa” güçlerinin etkileşimine odaklanarak ABD dolarının gelecekteki hareketini değerlendirmek imkansızdır.

 

“Normal piyasa” güçleri temelinde bir değerlendirme güçlü bir şekilde bir rezerv para olarak ABD dolarının yapısal zayıflığına işaret ete de, buradan zayıflamış bir doların rutin olarak spekülatif manipülasyona maruz kalan bir döviz piyasasında kaçınılmaz olarak gerileyeceği sonucu çıkmaz.

 

Dahası ağır borç içindeki gelişmekte olan çok sayıdaki ülkenin ulusal para biriminin, büyük ölçüde yabancı döviz piyasalarının manipüle edilmesinin sonucu olarak ABD doları karşısında değer kazandığını da belirtmek gerekir. Dış borç kıskacı altında bulunan ülkelerin ulusal para birimleri neden dolar karşısında yükselsin?

 

Kurumsal spekülatör

 

JPMorgan Chase, Goldman Sachs, Bank America, Citi-Group, Deutsche Bank ve diğerleri: kurumsal spekülatörlerin stratejisi, “içeriden gelen bilgileri” toplamak ve ağır bir şekilde yönlendirilmiş haberler üzerinden belirsizlik yaratmaktır. Bu haberler daha sonra bireysel borsacılar tarafından bireysel müşterilerine “güvenli yatırım” tavsiyelerinde bulunmak için kullanılır. İşte Amerika çapında insanlar tassarruflarını bu şekilde kaybettiler.

 

 

Bu temel finansal aktörlerin medyayı kontol ettikleri gibi, Moody's ve Standard and Poor gibi borç derecelendirme kuruluşlarını da kontrol ettikleri vurgulanmalıdır.

 

Neoklasik iktisatçıların dayanak noktasına göre, spekülatif ticaret piyasaların “normal” hareketini yansıtır. Absürt bir önerme.

 

Glass-Steagall Kanunu'nun de facto ilgası ve 1999'da Finansal Hizmetlerin Modernizasyonu Kanunu'nun kabul edilmesinden bu yana piyasa manipülasyonu, “piyasa kanunlarını” bütünüyle gölgede bırakma eğilimindedir ve bu da, Capitol Hill'in içinde bulunduğu çıkmazla bir ilgisi olduğu kesin olan, son derece istikrarsız, trilyonlarca dolarlık ikincil borca neden olmuştur. Bu anlayış şimdi, ana akım mali analiz sektörleri tarafından da kabul edilmektedir.

 

“Normal piyasa hareketleri” diye bir şey yoktur. Hükümetin kepenk kapamasının mali piyasalar üzerindeki etkisi dar anlamda, piyasa manipülasyonunun ve ikincil ticaretin açık rolünün dışarıda bırakan makro-ekonomik analizin uygulanmasıyla öngörülemez.

 

Hükümetin kepenk kapamasının temel piyasalar üzerindeki etkisi “normal piyasa güçleri” ile bunların fiyatlar, faiz oranları ve döviz değişim oranları üzerindeki etkisine bağlı değildir. Bakılması gereken yer, “normal piyasa güçleri”nin piyasa manipülasyonunda kullanılan bir dizi sofistike araçla olan etkileşimidir. Bu sonuncusu, en güçlü ve yoz mali kuruluşların “normal” piyasa güçlerini saptırmak niyetiyle gerçekleştirdiği geniş ölçekli spekülatif işlemlerle olan etkileşimden oluşmaktadır.

 

1999 yılında Finansal Hizmetlerin Modernizasyonu Yasası'nın kabul edilmesinin ardından ABD Kongresi'nin 2000 yılında, temel olarak “gelecekte yapılacak mal teslim ticaretini düzenleyici bakımdan muaf tutan” Gelecekte Yapılacak Mal Teslim Sözleşmelerinin Modernizasyonu Yasası'nı çıkardığını belirtmek gerekir.

 

Wall Street'in dört önde gelen mali kuruluşu, sözde ikincil riskin yüzde 90'ından fazlasını taşımaktadır: J.P. Morgan Chase, City-Group, Bank America ve Goldman Sachs. Bu büyük bankalar, ABD Kongresi'de yapılan borç tavanı tartışmaları da dahil olmak üzere para politikasının yürütülmesi üzerinde kendisini hissettiren bir etkiye sahiptir. Bunlar aynı zamanda dünyanın en büyük spekülatörleri arasındadır.

 

 

Kepenk kapama ve borç ödeyememe efsanesinin arkasındaki spekülatif final oyunu nedir?

 

Burada yığınla belirsizlik hâkim. Amerika çapında insanlar “yardım”ların kısılması sonucunda yoksullaştılar ve buradan kitlesel protestolar ve sivil bir ayaklanma doğabilirdi. Ulusal Güvenlik (DHS) teşkilatı, yurtiçinde yasaların dayatılmasının askerileşmesi sürecini ifade ediyor. Acı bir ironiyle, ABD Kongresi'nde borç tavanı hakkında alınan kararlar ve yapılan siyasi açıklamalar, derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri, vs. gibi ekonomik ve sosyal olaylar, spekükatör için olanaklar yaratıyor.

 

Temel spekülatif işlemlerin – içeriden bilgi sağlama ve aldatmaca – önümüzdeki aylarda, vergi ve borç krizinin açılmasıyla rutin bir şekilde gerçekleşmesi muhtemeldir.

 

Bu süreçte şeytani olan şey, büyük bankacılık kümelenmelerinin, çıkarlarına hizmet etmesi halinde, yani karmaşa ve ekonomik krizden doğan uygun spekülatif kazanç araçları olması halinde, milyonlarca Amerikalının sosyal durumlarını umursamaksızın borsa, mal ve döviz piyasalarını istikrarsızlaştırmaktan çekinmeyecek olmasıdır.

 

Bir çözüm – ki Amerikan siyasetinde büyük bir iktidar değişimi olmadığı sürece bunun benimsenmesi muhtemel değildir – ikincil borçların iptal edilmesi ve temel piyasalardaki tüm ikincil işlemlerin dondurulması olabilir. Kuşkusuz bu, spekülatif saldırının hafifletilmesine yardımcı olurdu.

 

Temel gıda hammaddeleri piyasalarının ikincil ticaret yoluyla manipüle edilmesi bilhassa tehlikelidir, zira açlığa yol açma potansiyeli taşımaktadır. Bunun milyonlarca insanın yaşamı üzerinde doğrudan etkisi olacaktır.

 

Hatırladığımız üzere “gıda ve diğer ürün fiyatları [2006'da] hızla artmaya başladı… Milyonlarca kişi yoksulluk sınırının altına düştü ve Haiti'den Mozambik'e kadar gelişmekte olan dünyanın bir çok yerinde gıda ayaklanmaları başladı.”

 

Hindistanlı iktisatçı Dr. Jayati Ghosh'a göre:

 

“Şimdi yaygın bir şekilde biliniyor ki, önceki yıl [2011'de] tarım maddeleri de dahil olmak üzere pek çok temel üründe yaşanan hızlı fiyat artışının arkasındaki temel neden mali spekülasyondu. Dünya Bankası'nın yaptığı son araştırma (Bafis ve Haniotis 2010) bile fiyat artış ve düşüşlerinde “ürünlerin finansallaştırılmasının” oynadığı rolü kabul ediyor ve önemli ürünler için fiyat değişkenliğinin fiyat eğilimlerine baskın geldiğini belirtiyor.” (Aktaran: Speculation in Agricultural Commodities: Driving up the Price of Food Worldwide and plunging Millions into Hunger [“Tarımsal ürünlerde spekülasyon: dünya çapında gıda fiyatının yükseltilmesi ve milyonların açlığa sürüklenmesi”], Edward Miller, 5 Ekim 2011)

 

Yine piyasa manipülasyonunun sonucu olarak ham petrol fiyatında gerçekleşen yapay artışlar da dünya çapında üretim ve nakliye maliyetleri üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir ve bu da binlerce küçük ve orta ölçekli işletmenin iflasa sürüklenmesine katkıda bulunmaktadır.

 

BP'yi de içine alan Big Oil ile Goldman Sachs, petrol ve enerji piyasaları üzerinde büyük bir etkiye sahipti.

 

Küresel ekonomik kriz titizlikle hazırlanmaktadır.

 

Mali savaşın nihai sonucu, spekülatif ticaret yoluyla para varlıklarına el konulmasıdır ve buna tasarruflara el konulması, reel ekonomi varlıklarına el konulması ve ezici kemer sıkma önlemlerini benimsenmesiyle federal devletin kurumlarının istikrarsızlaştırılması da dâhildir.  

 

Wall Street'in öncülük ettiği spekülatif saldırı Amerika halkını yoksullaştırmakla kalmıyor ve bütün dünya nüfusu bundan etkileniyor.

 

Çev: Selim Sezer

 

medyasafak.com  

 

Öne Çıkan Haberler

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg

ÖZEL: Leyla Halid, Medya Şafak'a röportaj verdi

Leila_Khaled.jpg