EHL-İ BEYT OKULU

Wilferd Madelung’un Hz. Ali’nin hilafeti hakkındaki görüşünün eleştirisi

Wilferd Madelung’un Hz. Ali’nin hilafeti hakkındaki görüşünün eleştirisi

Câhiz el-Usmâniyye’sinde (s. 210) Peygamberin hilafeti olarak kullanılan bu Kur’ânî imamet kavramını vurgulamaktadır ki bu durum Şia ve Ehl-i Sünnet’in bunda ittifak ettiğini göstermektedir. İmamet, Câhiz’in de vurguladığı üzere (s. 211) nübüvvetin devamıdır ve Âl-i İbrahim’in seçilmişlerine mahsustur.

Parıltılar (3): Gizlenemeyen bir hakikat

Parıltılar (3): Gizlenemeyen bir hakikat

"Câbir b. Abdullah el-Ensarî’ye, Ebu Said el-Hudrî, Sehl b. Sa’d Sâidî, Zeyd b. Erkam ve Enes b. Malik’e sorun; Resûlullah’ın (s.a.a.) bu sözü benim ve kardeşim (İmam Hasan) için söylediğini duyduklarını size haber versinler. Bu, benim kanımı dökmenize engel olmayacak mı?”

"Ey Ali! Seni ancak mümin sever, sana ancak münafık buğzeder" hadisinin incelenmesi (4)

Sahâbe kuşağının çoğunluğu Kevser Havuzundan engellenecektir. İbn Hacer hadisin “فلا أُراه يخلص منهم إلا مثل همل النعم” bölümüyle ilgili olarak şöyle diyor: Kevser Havuzuna gelip de ondan neredeyse içmek üzere olanlar ve Havuzdan engellenen kimselerdir. Hemel sözcüğü çobansız deve sürüsü demektir… Hadisin anlamı şudur: Kevser Havuzundan içenler oldukça azdır.

"Ey Ali! Seni ancak mümin sever, sana ancak münafık buğzeder" hadisinin incelenmesi (3)

Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmaktadır: Ali’yi (a.s.) seven beni sevmiş olur, Ali’ye (a.s.) buğzeden bana buğzetmiş olur. Ali’ye (a.s.) eziyet eden bana eziyet etmiş olur ve bana eziyet eden Allah’a eziyet etmiştir. Şu ana kadar okuduğumuz pasajlarla bu hadisi en azından Hâkim en-Nîsâbûrî’nin, Hâfız Zehebî’nin, Allâme Vâdıî’nin ve Allâme Albânî’nin sahih saydıklarını anladık.

"Ey Ali! Seni ancak mümin sever, sana ancak münafık buğzeder" hadisinin incelenmesi (2)

İmam Ahmed dedi ki: … Ebû Saîd el-Hudrî’den şöyle rivayet edilmiştir: Bizler Ensar’ın münafıklarını Ali’ye buğzetmelerinden tanırdık. Aynı rivayet Fadâilü’s-Sahâbe’nin bir başka yerinde (s. 792) geçer. Rivayet şöyledir: Cabir b. Abdullah’tan şöyle rivayet edilmiştir: Biz Ensar topluluğu münafıklarımızı ancak Ali’ye buğzetmelerinden tanırdık. Bu rivayet Câmiü’t-Tirmizî’de de geçer.

"Ey Ali! Seni ancak mümin sever, sana ancak münafık buğzeder" hadisinin incelenmesi (1)

Ahmed b. Hanbel ‘‘Hz. Ali’nin fazileti hakkında rivayet olunan hadisler kadar hiçbir kimsenin hakkında rivayet edilmedi’’ demiştir. İsmail el-Kâdî, Nesâî ve Ebû Ali el-Nîsâbûrî de ‘‘İmam Ali hakkında hasen isnadlar ile rivayet olunan hadisler gibisi hiçbir sahâbe hakkında rivayet edilmemiştir’’ demişlerdir.

Ehl-i Sünnet kaynaklarına göre Hz. Fâtıma'nın makamı ve mazlumiyeti (10) (SON)

Ehl-i Sünnet kaynaklarına göre Hz. Fâtıma'nın makamı ve mazlumiyeti (10) (SON)

Buradan hareketle akla şu soru geliyor: Zahir ve bâtın ilmi Hz. Peygamber’den (s.a.a.) kime geçmiştir? Şia açısından mesele ve problem çözülmüştür. Çünkü Şia Sekaleyn Hadisi gereği Kur’ân ile Ehl-i Beyt İmamlarının birbirinden ayrılmadığına inanıyor. Kur’ân’ın nasıl ki zahiri varsa bâtını da vardır. Nasıl ki tenzili varsa tevili de bulunmaktadır. Öyleyse Ehl-i Beyt İmamları (a.s.) tenzil ve tevil ilmini atalarından miras almışlardır.

Loading...