slogan
     

Cartalucci: CIA Ajanları Suriye Yolunda

11 Kasım 2013 Pazartesi

ABD askerleri Irak’ta savaşırken bile Batı ile onların Suudi Arabistan, Katar ve İsrail’deki ortakları, özel olarak İran, Suriye ve Lübnan’a karşı yürütülecek bir örtülü vekâlet savaşı için gerekli stratejik varlıkları oluşturmak için tasarlanmış mezhepçi şiddeti körüklemek üzere teröristleri silahlandırıyor ve onları ülkeye sokuyorlardı.

CIA ajanları Suriye yolunda

 

Tony Cartalucci

 

Press TV

 

Yakın zamanda Daily Telegraph gazetesinde yayınlanan bir makale, El Kaideci teröristlerin ordularının NATO üyesi Türkiye'yi, komşu Suriye'yi işgal etmek için bir sıçrama tahtası olarak kullandığını açığa çıkardı.


NATO, El Kaideci teröristlerin varsayımsal olarak, dört yolcu uçağını Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon da dahil olmak üzere Amerika'nın doğu kıyısındaki çeşitli hedeflerin üzerine sürdüğü 2001 yılı sonrasında başlatılan sözde “terörizmle savaş”ın başlıca yürütücüsü oldu. Bu saldırılarda tek gün içinde yaklaşık 3 bin kişi öldü. Bunu ardından, El Kaide üyelerini “barındırdığı” gerekçesiyle Afganistan'ın işgal edilmesi izledi. Kısa süre sonra da Irak saldırısı ve yaklaşık on yıl sürecek olan işgal geldi. 

Öte yandan, 1950'lerin başlarından beri NATO üyesi olan Türkiye, Afganistan'ın El Kaideci teröristleri barındırdığı gerekçesiyle saldırıya uğraması ve bugüne kadar devam edecek şekilde işgal edilmesinde suçlu gibi görünüyor. Oysa bir El Kaide ordusu Türkiye'nin güneyini bir güvenli liman olarak ve Batı medyasında iki yüzlü bir şekilde “iç savaş” olarak betimlenen Suriye işgali için hareket sahası olarak kullanılıyor (ve yaklaşık 3 yıldır böyle oldu). 

En kötüsü, kelimenin gerçek anlamıyla savaşa El Kaide bayrağını taşıyan bu teröristler, Suriye sınırları üzerinde ve içinde pek çok vahşet eylemini gerçekleştirme yolunda CIA karakollarından, ABD, İngiltere ve Fransa'nın özel harekât eğitim kamplarından ve Batı tarafından finanse edilen mülteci kamplarından geçiyor. 

Bu durum, tek bir izahat dışında bütün izahatlara meydan okuyor: “Terörizmle mücadele” bir hiledir ve binlerce Batılı askerin yerküre çapında çatışmada ölümüne neden olduğu teröristler, küresel saldırıya, işgale ve hem refah hem de jeopolitik güç anlamında devasa kârlar sağlayan savaşlara girmek için kalıcı bir bahane olarak kullanılmak üzere bizzat Batı tarafından silahlandırılmakta, finanse edilmekte, eğitilmekte, desteklenmekte ve yeniden yapılandırılmaktadır. 

Daily Telegraph gazetesi, “El Kaide üyeleri Suriye'ye Türkiye'deki güvenli noktalardan giriyor” başlıklı makalesinde kısa süre önce şunları yazdı:

“Daily Telegraph gazetesi, yüzlerce El Kaide üyesinin Suriye'de ‘cihad' yürütmek üzere sınırdan geçmeden önce Türkiye'nin güneyindeki güvenli noktalarda tutulduğunu öğrendi.


İçinde yer alan bazı gönüllülere göre gizli yerler, ülkedeki iç savaşa katılmak üzere aralarında Britanyalıların da olduğu yabancı savaşçıların devamlı bir şekilde akabilmesini sağlıyor. 

Bu yabancı cihadçılar şimdi, Batı tarafından desteklenen Özgür Suriye Ordusu'nun ‘ılımlı' kanadını büyük ölçüde gölgede bıraktı. El Kaide'nin Türk topraklarını kullanabilmesi, NATO üyesinin Suriye iç savaşında oynadığı rol hakkında soruları gündeme getirecektir. 

Türkiye en başından beri isyancıları destekledi ve hükümeti, Batı'nın El Kaide'yle ilgili kaygılarını paylaştıklarını ileri sürdü. Ancak uzmanlar, Türk yetkililerin yeni El Kaide üyelerinin hareketi üzerinde kontrolünü kaybetmiş olabileceği, hatta kör göze dönüşüyor olabileceği yönünde artan korkular olduğunu söylüyorlar.” 

Elbette Telegraph, okuyucularını alenen aldatıyor. Suriye'ye karşı bir militan vekil olarak El Kaide'nin kullanılması, Suriye'deki çatışmanın öngörülemez ve istenmeyen bir sonucu değil, Pulitzer ödüllü gazeteci Seymour Hersh'in “Yeni Yönelim” başlıklı makalesinde 2007 gibi erken bir tarihte ifşa ettiği gibi, belgelenmiş bir Batı planıdır. Hersh, makalesinde şunları belirtmişti:  

“Bush yönetimi, ağırlıklı olarak Şii İran'ı köşeye sıkıştırmak için Ortadoğu'daki önceliklerini yeniden belirlemeye karar verdi. Yönetim, Lübnan'da İran'ın desteklediği Şii Hizbullah'ı zayıflatmak için örtülü operasyonlarda Sünni Suudi Arabistan hükümetiyle işbirliği yapmaya başladı. ABD aynı zamanda İran ve Suriye'yi hedefleyen örtülü operasyonlarda da aktif olarak yer aldı. Bu faaliyetlerin yan ürünü, İslam'ın militan bir yorumunu benimseyen, ABD'ye muhalif, El Kaide'ye sempati besleyen aşırılıkçı Sünni grupları desteklemekti.”


Açıktır ki NATO, Türkiye ve Batı basınının üzerindeki “kontrolü kaybettiği” tek şey, kamuoyunu aldatmak için kullanılan söylemdir.

CIA yalnızca El Kaide'nin geçişini izlemiyor, aynı zamanda açıkça onları silahlandırıyor.

New York Times, Mart 2013'te yayınlanan “Suriyeli isyancılara hava yoluyla silah sevkiyatı CIA'in yardımıyla artıyor” başlıklı makalede şunları kabul etmişti:   

“Hava trafik verileri, çeşitli ülkelerdeki yetkililerle görüşmelerde söylenenler ve isyancı komutanların yaptığı açıklamalara göre, CIA'in yardımıyla Arap hükümetleri ve Türkiye, son aylarda Suriye'deki muhalefet savaşçılarına yönelik askeri yardımını hızla arttırdı ve Başkan Beşar Esad'a karşı ayaklanmada kullanılmak üzere silah ve malzeme taşıyan gizli bir hava köprüsü genişletildi.

 

Verilerin gösterdiğine göre 2012 başlarında küçük bir ölçekte başlayan ve sonbahar boyunca aralıklarla devam eden hava sevkiyatı, geçen yılın sonlarında genişleyerek sabit ve çok daha yoğun bir akışa dönüştü. 160'tan fazla Ürdün, Suudi Arabistan ve Katar askeri kargo uçağının Ankara yakınlarındaki Esenboğa Havalimanı'na ve daha sınırlı bir düzeyde diğer Türkiye ve Ürdün havaalanlarına inmesini içerecek şekilde büyüdü.”


New York Times'ta yayınlanan makale, Amerika'nın Suriye'de militanları silahlandırma rolünü çarpıtmaya çalışıyordu. Makale şu ifadelerle devam ediyordu:   

“Amerikalı eski yetkili, Amerikan hükümetinin kısmi düzeyde işin içine girdiğini, çünkü diğer devletlerin isyancıları bir şekilde silahlandıracağı düşüncesinin olduğunu söyledi. Söylediğine göre CIA'in sevkiyatları kolaylaştırmadaki rolü, Amerika Birleşik Devletleri'ne süreç üzerinde bir düzeyde etki sağladı; buna, silahların İslamcı gruplardan uzak durmasına çalışmak ve tedarikçileri gelecekte sivil uçaklara karşı terörist saldırılarda kullanılabilecek taşınır uçaksavar füzelerini vermemeye ikna etmek de dâhildi.”   


Tıpkı Telegraph gibi, NY Times da okuyucularına açıkça yalan söylüyor. Sözde “İslamcılar” Suriye hükümetine karşı silahlı saldırının özetini ifade ediyor, zira 2007'de Hersh tarafından çerçevesi çizilen planlar şimdi CIA tarafından, NATO üyesi Türkiye'nin toprakları içinde ve Türkiye-Suriye sınırı üzerinde hayata geçiriliyor. 

Batılı özel kuvvetler, El Kaideci teröristleri eğitiyor 

CIA'e ilave olarak Batılı özel kuvvetler de Suriye sınırı üzerinde ve içinde faaliyet yürütüyor. Haziran 2013'te LA Times'ta yayınlanan “ABD 2012'den beri Suriyeli isyancılara gizlice silah ve eğitim sundu” başlıklı makalede şunlar kabul edilmişti:  

“CIA ajanları ve özel harekat birlikleri Ürdün'de ve Türkiye'de isyancılara tanksavar ve uçaksavar silahları üzerine eğitim verdi.”


LA şöyle devam ediyordu: 
 

“ABD'li yetkililere ve isyancı komutanlara göre CIA ajanları ve ABD özel harekat birlikleri, Başkan Obama'nın doğrudan silahlandırma planlarını onaylamasından çok önce, geçen yılın sonlarından beri Suriyeli isyancılara gizlice tanksavar ve uçaksavar silahları üzerine eğitim verdi.


Ürdün ve Türkiye'deki üslerdeki gizli ABD eğitimi ve beraberinde Obama'nın bu ay aldığı, isyancılara silah ve cephanelik sağlama kararı, kuşatma altındaki Suriye muhalefetinde Washington'un eninde sonunda kendilerine daha ağır silahlar da tedarik edeceği yönündeki umutları arttırdı. Şu ana kadar isyancılar, ellerinde ülkenin çetin savaşında yeniden saldırıa geçmek için ihtiyaç duydukları silahların olmadığını söylüyorlar.”

ABD özel kuvvetleri tarafından eğitildiği varsayılan beceriksiz “ılımlılardan” farklı olarak El Kaide'ye bağlı El Nusra Cephesi'nin Suriye'nin savaş sahalarında, askeri hünerleri sayesinde güç kazandığı varsayılıyor. Nasıl oluyor da Batı ve onun Suudi Arabistan ve Katar gibi bölgesel müttefikleri “ılımlıların” ordularını silahlandırıor, finanse ediyor ve kendilerinin de kabul ettiği gibi onları eğitiyor ama El Kaide baskın gelebiliyor? Onları kim silahlandırıyor, finanse ediyor ve eğitiyor? Yanıt basit: Batı medyasının aksi yönde ısrarda bulunan beceriksiz girişimlerine karşın, hiçbir zaman kaydadeğer “ılımlılar” olmadı. Batı, 2007'de planlandığı gibi, kasten El Kaide'ye yardım ediyor. 

Sözde “terörizmle savaş”ta binlerce Batılı asker öldü ve ölmeye devam ediyor. Binlercesi sakat kaldı ve/veya psikolojik olarak etkilendi. Kanıtlar, ABD'nin 1980'lerde Afganistan'da El Kaide'ye verdiği değişiklikle bugün arasında bir değişiklik olmadığını gösteriyor – hatta ABD askerleri Irak'ta savaşırken bile Batı ile onların Suudi Arabistan, Katar ve İsrail'deki ortakları, özel olarak İran, Suriye ve Lübnan'a karşı yürütülecek bir örtülü vekâlet savaşı için gerekli stratejik varlıkları oluşturmak için tasarlanmış mezhepçi şiddeti körüklemek üzere teröristleri silahlandırıyor ve onları ülkeye sokuyorlardı. 

 

Çev: Selim Sezer

 

medyasafak.com

Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg