slogan
     

"Rusya’daki Terörist Patlamaların Sahne Arkasına Gitmek"

6 Ocak 2014 Pazartesi

Bombalamalar, yaklaşan Soçi 2014 Kış Olimpiyatlarına sayılı günler kala gerçekleşti. Saldırılar, oyunlara katılmayı düşünen atletleri yıldırmak üzere planlanmış gibi görünüyor. Geçen yıl Temmuz ayında, Kafkas Emirliği isimli Çeçen grubunun lideri Dokko Omarov, Soçi oyunlarını akamete uğratmak için “azami güç” kullanma tehdidinde bulunduğu bir video yayınlamıştı.

 

 

Hasan Beheştipur

 

Press TV

 

Pazar ve Pazartesi günü, yılbaşının hemen öncesinde Rusya'da gerçekleşen iki ölümlü patlama, bu ülkedeki terörizm musibetini iyiden iyiye gün yüzüne çıkardı.

 

Rusya'nın güneyindeki Volgograd şehri, 24 saat arayla gerçekleşen iki terörist saldırıyla sarsıldı. 30'dan fazla kişinin öldüğü, yaklaşık 70 kişinin de yaralandığı aktarılıyor. 

 

Rağbet gören bir turizm merkezi yakınlarında gerçekleşen patlamalar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve güvenlik güçleri için alarm zillerinin çalmasına yol açtı.

 

Saldırıların ertesinde Putin, güvenlik güçlerinin ülke çapında önlemlerini arttırması ve Volgograd sokaklarına takviye polis gücü yerleştirilmesi talimatını verdi.

 

"Burada, Volgograd'da işlenen suçun iğrençliği hakkında fazla söze gerek yok" diyen Putin, “Suçlular, eylemlerini ne şekilde meşrulaştırmaya çalışırsa çalışsın, sivillere, özellikle de kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçların hiçbir haklı yanı yoktur” diye ekledi.

 

1990'ların başında, özellikle 1991'de Sovyetler Birliği'nin çöküşünün ardından Kuzey Kafkasya'da ayrılıkçı hareketlerin ortaya çıkması ve yüzyıl sonuna kadar gelişmesiyle birlikte Rusya, zaman zaman Dağıstan ve Çeçenistan özerk cumhuriyetlerinde ayrılıkçılar tarafından gerçekleştirilen saldırılarla karşı karşıya kaldı.

 

Geride kalan 20 yıl boyunca, Rusya'da metrolarda veya halka açık diğer yerlerde gerçekleşen hemen hemen tüm bombalama eylemleri ayrılıkçılara atfedildi. Ancak yalnızca birkaç örnekte bu terörist eylemlerin failleri tanımlandı.

 

Putin 2000 yılında iktidara geldiği zaman, bir grup Çeçen'i ve Dağıstanlı'yı Rusya hükümetiyle işbirliği yapmaya ikna ederek Moskova'yı sakinleştirmeye çalıştı. Eş zamanlı olarak da, ayrılıkçı hareketlerin köklerini yıkmak amacıyla Cahar Dudayev ve Aslan Maşadov gibi etkili Çeçen figürlerini tasfiye etti. Bu iki politika büyük ölçüde başarılı olduğunu gösterdi, ancak ihtilafları tamamen ortadan kaldıramadı.

 

Son bombalamalar iki bakımdan önemlidir:

 

1. Bombalamalar, yaklaşan Soçi 2014 Kış Olimpiyatlarına sayılı günler kala gerçekleşti. Saldırılar, oyunlara katılmayı düşünen atletleri yıldırmak üzere planlanmış gibi görünüyor. Geçen yıl Temmuz ayında, Kafkas Emirliği isimli Çeçen grubunun lideri Dokko Omarov, Soçi oyunlarını akamete uğratmak için “azami güç” kullanma tehdidinde bulunduğu bir video yayınlamıştı.

 

2. Her iki saldırı da, Kuzey Kafkasya'nın dışında yer alan ve Müslüman nüfusunun aşırıcı olmadığı Volgograd şehrini vurdu. Bu yüzden Putin karşıtı aktivistlerin krizi, geçmiş yıllarda terörist faaliyetleri deneyimlemiş olan Tataristan ve Başkırdistan gibi, Volga Nehri'nin geçtiği Müslüman ağırlıklı cumhuriyetlere taşımayı planladıkları söylenebilir.

 

Kuzey Kafkasya'nın Müslüman ağırlıklı özerk cumhuriyerlerinin aksine, nüfusunun genelde Müslüman olduğu Volga Nehri cumhuriyetleri, geçmiş yıllarda ayrılıkçılığa hemen hemen hiç temayül göstermedi.

 

Bu terörist operasyonların arkasında kim var?

 

Kuzey Kafkasya'daki Rusya karşıtı muhalefet gruplarının bombalama eylemlerini gerçekleştirmiş olması muhtemeldir, ancak bu ihtimal, halihazırda Suriye'de Tekfirci ve El Kaide üyesi militanlarla işbirliği yapan Suudi istihbarat servislerinin bu terörist operasyonları gerçekleştirmek için Kafkas muhalefetiyle yanyana geldiğini gözden kaçırmamalıdır.

 

Suudi Arabistan, El Nusra Cephesi ve Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) gibi Selefi ve aşırıcı grupların baş destekçisi olageldi. Bu terörist grupların her ikisi de Suriye hükümetine karşı savaşan Kafkas militanlarla temas halindeler.  El Nusra ve IŞİD, 22 Ocak'ta İsviçre'de gerçekleşecek Suriye barış konferansı öncesinde Rusya'nın Suriye politikasını etkilemek amacıyla Volgograd saldırılarını tasarlamış olabilir. Bu terörist eylemler, Suudi Arabistan'ın Rusya hükümeti üzerine baskı uygulama politikası olarak yorumlanmalıdır.

 

Aralık 2013'te, İran'ın güneydoğusundaki  Sistan-Baluçistan eyaletinde çok sayıda terörist operasyon gerçekleştirildi. Suudi Arabistan, istihbarat şefi Bender bin Sultan'ı, Suriye konusunda İran ve Rusya arasında bölünme yaratmak amacıyla Moskova'ya gönderdi. Bu girişim başarısız olduktan sonra Riyad, terörist operasyonları finanse etmek yoluyla, Moskova ve Tahran'a Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı destekledikleri için bedel ödetme niyeti taşıyor.

 

Rusya'daki iki terörist saldırının failleri, bağlantıları ne olursa olsun amaçlarına ulaşamayacaklardır ve bombalamalar yalnızca, sıradan halka, özellikle de Müslümanlara karşı daha sıkı güvenlik kısıtlamalarının getirilmesine yol açacaktır.

 

Dahası Devlet Başkanı Putin, Suriye konusunda benimsediği politikaya devam etme konusunda daha da kararlı hale gelecektir. Zira en başından beri aşırıcı grupların Suriye'de güçlenmesinden ve Kuzey Kafkasya'daki Vehhabilerle işbirliği yapmasından endişe duyan Rusya, şimdi Suriye'yi ulusal bir mesele olarak görmeye daha da fazla ikna olmuş durumdadır.

 

Bir diğer önemli nokta ise, kör terörist eylemler gerçekleştirmenin ve Suriye'de ve Kuzey Kafkasya'da olanlarda hiçbir rolü olmayan masum insanları öldürmenin, yalnızca ve yalnızca, bu saldırıları gerçekleştirmediği halde, faillerin benimsediklerini iddia ettiği dinin mensubu olmaları nedeniyle bedel ödeyen insanlara karşı daha da fazla nefrete yol açacağıdır. İslam, hangi gerekçeyle olursa olsun bu tür vahşi eylemleri yasaklar.

 

Rusya'da olanlara benzer terörist saldırılar, Suriye, Irak, Afganistan, Orta Asya ve Kafkaslar'da faaliyet yürüten teröristlerin sahne arkasındaki destekçilerinin ortaya çıkarılması ihtiyacının altını çiziyor. Teröristlerin destekçileriyle nihai olarak yüzleşilinceye kadar, bölgede huzuru görmek mümkün olmayacaktır.

 

Çev: Selim Sezer

 

medyasafak.com

 

Öne Çıkan Haberler

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg

ÖZEL: Leyla Halid, Medya Şafak'a röportaj verdi

Leila_Khaled.jpg