slogan
     

Hizbullah, terörist bombalamaların kurbanları için işte böyle misilleme yaptı

6 Nisan 2014 Pazar

Direniş’in güvenlik aygıtı Suriye’de, Suriye ordusu ve ilgili teşkilatlarla koordinasyon içinde, bu tür operasyonlar içinde yer almış olanların peşine düşüyor. Aşağıda, onların muhalefet kontrolündeki bölgelerde bulunup cezalandırılmasıyla ilgili ilk kez yayınlanan ayrıntılı bilgiler sunulmaktadır.

 

 

Mazen Kanso

 

El Ahbar / El Menar

 

 

Lübnan güvenlik servislerinden resmi kaynaklar, Suriye'nin Kalamun bölgesinin, son aylarda Lübnan'daki Kuzey Bekaa'da ve Beyrut'un güney banliyösünde sivilleri hedef alan terörist operasyonlar için başlangıç noktası olduğunu söyledi.

 

Direniş'in güvenlik aygıtı Suriye'de, Suriye ordusu ve ilgili teşkilatlarla koordinasyon içinde, bu tür operasyonlar içinde yer almış olanların peşine düşüyor. Aşağıda, onların muhalefet kontrolündeki bölgelerde bulunup cezalandırılmasıyla ilgili ilk kez yayınlanan ayrıntılı bilgiler sunulmaktadır.

 

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, 16 Ağustos 2013 tarihinde "İsimlerinizi biliyoruz ve size ulaşacağız. Hiçkimse bize karşı bir savaş başlatıyorsa zafer kazanacağını iddia edemez. Sizi yeneceğiz ve her muharebenin sonunu biz belirleyeceğiz” demişti.

 

Seyyid'in bu konuşmayı yapmasından bu yana uzun zaman geçti ve bu süre içinde, Suriye'deki silahlı gruplar içinde faaliyet yürüten Tekfirci gruplar kanlı deliliklerine devam ettiler ve intihar bombacıları Lübnan'ın bütün bölgelerinde hiç de az olmayan sayıda bombalı araç saldırısı düzenleyerek sivillere karşı katliamlar gerçekleştirdi.

 

Direniş'ten kişiler, seçimlerine olan bağlılıklarını ifade ettiler ve Lübnanlıların, Suriyelilerin ve Arapların bir kısmı, bu tür suçları hemen kınadılar. Ancak bu kanlı delilikleri durdurmak üzere güçlü bir aktörden gerçek bir eylem gelmedi. Bazıları mazeretler ve meşrulaştırmalar bile ileri sürdü, bu ise Hizbullah liderliğini, adeta iktidarın kontrolü kendisindeymiş gibi, durumu kontrol altına alma çabalarını iki katına çıkarmaya yöneltti.

 

Hizbullah'ın kararı ilk günden itibaren netti. Lübnan'da takibat ve hesap sorma devletin sorumluluğudur, Direniş'in güvenlik aygıtı ise elindeki bütün verileri, soruşturmalara yardım etmek üzere devlete sunmalıdır. Ancak Suriye toprağı içinde (teröristlerin) kalelerine girmek, çalışma yapılarını, görevdeki sorumlularını, planlama ve uygulama katılımcılarını doğrulamak, onları tutuklamak veya öldürmek, Suriye ordusuyla ve Suriye güvenlik güçleriyle işbirliği içinde gerçekleştirilen şeylerdir.

 

Kalamun'daki bubi tuzağı hazırlama ve planlama merkezleriyle ilgili teyit edilmiş bilgilerden hareketle, Nabek'ten Deir Attiya ve Yabrud'a, Fleyta'dan komşu köylere, Rankus ve Ersel'e kadar çeşitli bölgelerde, operatörlerin ve faillerin hareketi hakkında bilgi edindik.

 

Bundan sonra, amaca ulaşmak için yorulmak bilmeyen izleme, iz sürme ve takip etme birimlerini gerektiren, en geniş istihbarat operasyonu başlatıldı. Ne kadar köy Hizbullah ve Suriye ordusu tarafından ele geçirilirse, o kadar fazla bilgi  akıyordu. Ayrıca tutuklanan militanlar da, Lübnan'da olduğu gibi, gerçek resmin parçalarının elde edilmesine yardım etti.

 

Plan iki kısma bölünmüştü:

 

İlk adım, bombalı araçların Lübnan'a hareket etmesini engellemek üzere, pratik hazırlıkları bozmaktı. Bu, büyük çabaları gerektiriyordu ve hâlâ gizli olan amaçlardan pek çoğunun başarılması sonucunu verdi.

 

İkinci adım ise, intihar bombacılarını ele geçirmek üzere, karar alım süreçlerinden araçların taşınmasına, patlayıcıların yapılmasına, bubi tuzaklarının hazırlanmasına ve taşımaya kadar, saldırıların içinde yer alan aktörlere ve gruplara ulaşmaktı.

 

Yabrud sonrası

 

Yabrud'un çok karmşık bir güvenlik operasyonu ve askeri operasyonla düşüşü sonrasında militanların ve liderlerinin saflarında dev çöküşlerin arasında Direniş'in güvenlik aygıtı – Suriye güvenlik ve ordu yetkilileriyle işbirliği içinde – dosyaya yazılmış kişilerin hareketlerini sınırlamaya çalıştı.

 

Belgelendirilmiş bilgiler, özellile bu grubun liderlerinin Yabrud'un düşüşünün hemen sonrasında, Yabrud zaferinin bu tür eylemleri durduramayacağını beyan etmek üzere Lübnan'da intihar saldırıları gerçekleştirme kararı almasının ardından, Yabrud'un dışında daha fazla bombalı aracın Lübnan'a gönderilmesinin planlandığı ilave depolar bulunduğunu ortaya çıkardı.

 

(Silahlı) grubun terörist saldırılar gerçekleştirme telaşı, sınırların kapalı olması ve koordinasyon mekanizmalarının zayıf olması nedeniyle bir dizi hataya yol açtı; bunun bir benzeri Hermel'de olmuş, iki araç gönderildiğinde ilki Fakihe kasabasında bir okul yakınlarda bozulmuş, ikincisi ise ana yola ulaşabilmiş olsa da tekerlekleri delinmişti.

 

İntihar bombacısı tekerlek sorunu için yardım bulmaya çalışırken, kendisine bir adres soran Halil el Halil'i görmüştü. Halil, Abdürrahman el Kadı'yla konuştuktan sonra bombacıyı yakaladı. Bu iki adam bombacıyı yakalayıp onun yoluna engel çıkardığı zaman bombacı kendini patlatıp her ikisini de öldürmüş, ancak bu şekilde bölge, dev bir katliamdan kurtarılmıştı. İkinci bombacı ise Ordu istihbaratı tarafından farkedilmeden kaçabildi ve ertesi gün kendini patlattı.

 

Havş el-Arab deposu

 

Eş zamanlı olarak direniş içindeki güvenlik birimleri Yabrud'dan kaçanları izliyordu ve bu gruplar arasında bir iletişim ve koordinasyon mekanizması oluşturmayı başardı, bu ise birimlerin, militanların buluşma ve işbirliği noktasını belirleyebilmesini sağladı. Bilgilerin açığa çıkardığına göre bu nokta, Rankus, Malula ve Asel el-Verd arasında, Havş-el Arab diye bilinen bir bölgede yer alıyordu; militanlar burada bir çiftlik içinde yer alan iki katlı bir villaya ve geniş bir çitle çevrilmiş, komşu evlerdeki silahlı gruplara yakın olan çorak bir bölgedeki birkaç başka binaya el koymuştu.

 

Gözetleme operasyonları için yeşil ışık yakıldı. Özel birimler buraya yöneldi, her tarafını inceledi ve insanların bölgedeki hareketi, buranın coğrafi yapısı ve evlerin büyüklüğü konusundaki bilgileri kontrol etmek için geceler harcadı. Gözetleme birimleri, bir sonraki adımı tartışmaya yardım etmek üzere, video görüntüleri eklenmiş ayrıntılı haritalar hazırladı. Tartışmalar, çeşitli sebeplerden ötürü silahlı grupları tutuklamanın veya kaçırmanın zor olabileceğini ortaya çıkardı.

 

(Silahlı) grupların yok edilmesi kararı alınırken, hedef noktanın, Suriye ordusu ve Hizbullah birimlerinin konuşlandığı son noktadan on kilometreden daha fazla uzakta olduğu gerçeği de dahil olmak üzere pek çok veri gözden geçirildi. Bölge aynı zamanda silahlı grupların alana girmek için kullandığı koridorlar ve yollarla doluydu. Militanların sayısı, Yabrud'dan kaçışı sonrasında arttı. Aynı zamanda çarpışmanın ilan edilmesi durumunda geniş bir destek güç sağlama ihtiyacı vardı.

 

Bu doğrultuda, villanın havaya uçurulması ve militanların öldürülmesi kararlaştırıldı.

 

Çok yakın mesafelerden ciddi izlemelerle geçen birkaç günün ardından direnişin güvenlik aygıtı, hedef binanın ve ona giden yolların ayrıntılı bir haritasını edindi. Binaya doğru ilerlemek ve geri çekilme metodlarını ortaya koymak üzere ana girişler de tanımlandı, ilave olarak da herhangi bir hata veya ifşa olma durumunda uygulanacak silah gizleme planı yapıldı.

 

Son izleme operasyonu sırasında, gündüz villaya girip gece çıkan silahlı militanların kimlikleri doğrulandı. Villada ayıca patlatılması planlanan araçların bulunduğu bir depo ve patlayıcı malzemelerin hazırlandığı odalar bulunuyordu.

 

Cezalandırma

 

Son Cuma günü, operasyonun gürültü yapmayacak ve şüpheye yol açmayacak, ancak topyekun yıkımı sağlayacak şekilde gerçekleştirilmesi planlandı. Uygun patlayıcı tipleri özenle seçildi ve ilerlemesi düşünülen grup üyelerinin sayısı belirlendi.

 

Cumartesi günü gün batımından sonra özel birim, olanları dakika dakika bildirecek gelişmiş izleme ve iletişim unsurları, geliştirilmiş patlayıcı cihazlarına sahip mühendislik grubu ve giriş ve çıkış süreçlerini emniyet altına alacak gözetleme gruplarıyla birlikte harekete geçti.

 

İlerleme sırasında bölgede süregiden manevra operasyonlarını yürüten bir militanlar grubu geçmek üzereydi. O anda çatışmanın muhtemel olduğu ve planın değişebileceği görüldü. Fakat silahlı adamlar, yabancıların olmadığını anladıktan sonra uzaklaştı.

 

Tuzağa düşürme ve bombalama

 

Birim, çite doğru sağdan yaklaştı ve bir dakika çinde bahçe çitini aşıp, avluya, duvar köşelerinin etrafına, ana giriş yakınlarına ve arka kapılara patlayıcı yerleştirmeye başladı. Özel birim, villanın dışına patlayıcı yerleştirme işlemini gerekli zaman sınırı içinde tamamladı. Burada koruma biriminin, 40 metreden daha yakın bir evde bir başka silahlı adamlar grubunun yaşadığı anlaşıldıktan sonra oldukça ihtiyatlı hareket ettiğini belirtmek gerekir.

 

Gelişmiş patlayıcı cihazların kamufle edilmesi ve teknik meselelerin teyit edilmesi sonrasında, saldırı birimi yüzlerce metre geri çekildi. Diğer birim ise, bütün teröristlerin villada olduğundan ve sivillerin olmadığından emin olmak üzere hedef noktanın çok yakınında kaldı.

 

Bilgilere göre sabah saatlerinde teröristler villaya girmeye başladı ve yakınlardaki birim, onların gelişini birer birer doğruladı. Herkesin geldiğinden emin olunduktan sona ilgili unsurlar yakındaki birimden biraz geriye, belirlenmiş çekilme çizgisine gitmesini istedi. Arkasından başka bir birim, uzak olmayan bir mesafeden bombalamayı gerçekleştirdi.

 

Villa içine yerleştirilen patlayıcı malzemelerin büyüklüğü nedeniyle devasa bir patlama oldu. Patlama, villayı tamamen havaya uçurdu ve silahlı adamların bedenleri, molozların altında kaldı.

 

Birkaç dakika sonra, gündüz meydana geldiği için başka bir taktiği gerektiren, patlamanın çok sayıda isyancının bölgeye gelmesini gerektireceğini dikkate alan geri çekilme süreci başladı. Ancak Direniş, herhangi bir acil durum için bir silah güvenliği sağlamış ve geri çekilme için, olay sırasında kullanılandan başka yollar seçilmişti. Zırhlı birimler ve Suriye hava kuvvetleri de, gerektiğinde müdahale etmek üzere hazır bekliyordu.

 

medyasafak.com

 

Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg