slogan
     

Horasan yemini El Kaide’yi böldü

27 Nisan 2014 Pazar

“Küresel cihad” hareketi ikiye bölündü. El Kaide üyeleri şimdi iki emirden biri arasında seçim yapmak zorunda kalacak. Sözde “Horasan yemini”, El Nusra Cephesi ile Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) arasındaki uzlaşma girişimlerinin tabutuna son çiviyi çaktı. Bölünme artık sadece Suriye için geçerli değil ve küresel cihadın diğer alanlarına da yayıldı.

 

 

Rıdvan Murteza

 

El Ahbar

 

 

“Küresel cihad” hareketi ikiye bölündü. El Kaide üyeleri şimdi iki emirden biri arasında seçim yapmak zorunda kalacak. Sözde “Horasan yemini”, El Nusra Cephesi ile Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) arasındaki uzlaşma girişimlerinin tabutuna son çiviyi çaktı. Bölünme artık sadece Suriye için geçerli değil ve küresel cihadın diğer alanlarına da yayıldı.

 

Afganistan, Türkmenistan ve İran'dan dokuz El Kaide emiri, “Horasan yemini” olarak adlandırılan şeyle, “müminlerin yeni emiri” Ebu Bekir el Bağdadi'ye – IŞİD liderine – bağlılıklarını ilan etti.  Birkaç gün sonra IŞİD sözcüsü Muhammed el Adnani, “El Kaide'nin haklı yoldan saptığını” ilan etti ve “Mesele kimin öldürüleceği veya kime biat edeceğiniz konusunda bir ihtilaf değildir. Dini pratiklerin bozulması ve doğru yoldan sapan bir yaklaşım meselesidir” açıklamasında bulundu.

 

Bu, Bağdadi ve Eyman el Zevahiri arasında yaşanan – ve şu anda Suriye alanıyla sınırlı olan – çatışmada, bütün cihadçı harekette açık bir çatışmaya sebep olma tehdidi yaratan bir dönüm noktasıdır. Öngörülen bölünme, IŞİD danışmanı Ebu Ali el-Anbari tarafından ilan edilmişti. El-Anbari, uzlaşma oturumlarından birinde “ya biz onları ortadan kaldırırız ya da onlar bizi ortadan kaldırır” demiş ve bu cümleyi üç defa tekrar etmişti.

 

Yol değiştirmiş dokuz emirin açıklaması, Bağdadi'yi şimdiki El Kaide lideri Molla Muhammed Ömer'le doğrudan karşı karşıya getirdi.  Bu emirler El Kaide liderine saldırmak istiyorlar ve onun yönetiminin “geçmişe ait bir şey olduğunu, bugünün zaferlerinin IŞİD askerleri tarafından gerçekleştirildiğini” söylüyorlar.

 

Molla Ömer El Kaide emirlerinin emiri olmuş, hem Usame bin Ladin hem de Zevahiri'den biat almıştı. Onun yönetimi sırasında, Bin Ladin'i ve diğerlerini ABD'ye teslim etmeyi reddetmesinin ardından Afganistan yok edilmişti.

 

Bağdadi'nin Molla Ömer'e meydan okuması, cihadçı sahnesinde büyük bir çatışmadır. Bağdadi, el-Colani'yi ve Zevahiri'yi devre dışı bırakıp doğrudan onların üst şeyhine giderek, hasmını tanımlamıştı. Her ne kadar Molla Ömer'in 2001'de ABD'nin gerçekleştirdiği Afganistan işgalinin akabinde onunla ilgili haberlerin durması sonrasında öldürüldüğü düşünülse de, bazı olgular ve göstergeler aksine işaret ediyor.

 

2012'de Libya'da gerçekleşen 11 Eylül saldırılarının arifesinde Zevahiri, El Kaide'nin iki numaralı adamı olarak görülen Ebu Yahya el-Libi'ye övgüler düzerken, “İslam ümmetine, mücahitlere, Müminlerin Emiri Molla Muhammed Ömer'e ve Libya'daki mücahitlere, Şeyh Hasan Muhammed Kaid'in [El-Libi] şehit olduğunu duyuruyorum” demişti.

 

Şumuh el-İslam gibi cihadçı sitelerde dolaşan Horasan yemini, tam da Suriye'de El Nusra Cephesi ve IŞİD arasında kızışan savaşın ihtiyacı olan şeydi. Bu yemin, iki taraf arasındaki ateşe daha da fazla benzin taşıyacaktır. Ancak El-Kaide'den bir cihadçı yetkili, haberlere sadece küçük bir anlam yükledi.

 

Söz konusu kişi El Ahbar'a, “Sadece birkaç kişi biat yemini etti, fakat bu olay medyada fazla abartıldı. Bahsi geçen kişiler liderlik konumunda değildir ve kaydadeğer sorumluluklar taşımamaktadır” diye konuştu. Bu dokuz emir, Şeyh Ebu Ubeyde el-Lübnani, Ebu el-Muhenned el-Urduni, Ebu Cureyr el-Şemali, Ebu el-Hüda el-Sudani, Abdülaziz el-Makdisi (Şeyh Ebu Muhammed el-Makdisi'nin kardeşi), Abdullah el-Puncabi, Ebu Yunus el-Kürdi, Ebu Ayşa el-Kurtubi ve Ebu Musab el-Tadamuni şeklinde sıralanıyor.

 

Cihadçıların işlerini takip eden kişiler bunun, “küresel cihadın liderliği hakkında bir referandum” olduğunu söylüyorlar. Bu iddialarını temellendirmek için, ilk tohumların Irak'ta, Ebu Musab el-Zerkavi zamanında, grubun Mezopotamya Tevhid ve Cihad Grubu olarak bilindiği dönemde atıldığını söylüyorlar. Zerkavi, 11 Eylül 2001 olaylarından sorumlu olan Bin Ladin'e biat etmişti. Onlara göre Zerkavi, başlangıçta Irak İslam Devleti'nin (IİD) temel bir bileşeniydi. Horasan yeminini eden emirler onu, Irak'taki ilk El Kaide hücresini oluşturan kişi ve IİD'nin babası olarak görüyorlar.

 

Horasan yemini mesajında dokuz emir, 2003'te Irak'ta gerçekleşen ABD işgaline karşı cihadın safhalarının ayrıntılarına gitti. Mesajda Irak'tan Horasan'a kadar Bin Ladin'e biat eden Zerkavi'nin yönetimi altında Tevhid ve Cihad grubunun yaşadığı deneyimden söz ettiler. Ardından Zerkavi'nin 2006'daki ölümünden ve arkasından Ebu Hamza el-Muhacir'in Irak'taki El Kaide emirliğinin yönetimini devralmasından bahsettiler. Bu, Ebu Ömer el-Bağdadi'nin Irak İslam Devleti'nin kuruluşunu ilan etmesiyle ve El-Muhacir'in onu destekleyip kendi emirliğini IİD ile birleştirmesiyle kesişiyordu.

 

Bağdadi ve onun savaş bakanı Muhacir öldürüldüğü zaman Ebu Bekir el-Bağdadi, Bin Ladin ve Zevahiri tarafından kutsanarak IİD'nin yönetimini devraldı. Onlar bunu, “cihadın genişlemesi” olarak görüyorlardı. Grup, Şeyh Atiyyetullah ve Şeyh Ebu Yahya Ebu Libi tarafından da hayli övülmüştü. Dokuz emir metnin devamında, Suriye'deki savaşa giden olayları değerlendirdi ve “iki ordunun, yani Suriye Ordusu'nun ve Özgür [Suriye] Ordu[su]'nun komplosunu yenmek için elini uzatıp halka destek vermenin IŞİD'in görevi olduğunu” söyledi.

 

Horasan yemini emirleri: Zevahiri görevlerine ihanet etti

 

Dokuz şeyhe göre, IİD'nin genişlemesinden sonra “küfür ve irtidad güçleri hızla nifak tohumları ekip, İslami çağrışım yapan isimlere sahip yeni grupları, İslam devletinin rakibi ve onun karşısında engel olarak kullandılar”. Emirler isim vermeden Zevahiri'yi ve El Nusra Cephesi'ni eleştirdi ve “grup, hükümlerini daha ziyade gizliden verdiği halde, halkla çatışmadan kaçınma bahanesiyle veya bunu yapamayacakları bahanesiyle, şeriata karşı gelen kişilere karşı hükümleri yerine getirecek cesareti gösteremedi” dedi.

 

Emirler, “Bir anlayış görüntüsü verenler için bile mürted olduğu kanıtlanmış eski Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi”yi ifşa etti ve “Yoksa bu, yeni bir cihad türü göstergesi miydi?” diye sordu. Mursi'nin söylemini “silah sorunundan bahsetmeyen siyasi bir çağrı” olarak değerlendirdi ve “onlar pek çok şeriat teriminin yerine, farklı yorumlar içeren yeni kavramlar getirdi” dedi. Emirler Mursi'yi, "Arap halklarını Arap Baharı'ndan ötürü tebrik ettiği ve [merhum El Ezher Camii büyük imamı] Şeyh Muhammed Seyyid Tantavi'nin ve [TV vaizi Şeyh Yusuf] el-Kardavi'nin İslam alimleri olduğunu iddia ettiği” için eleştirdi. Mursi'yi ayrıca “dini savunmuş, tevhidin öğretilmesi ve şirkten ve müşriklerden uzak durulması çağrısı yapmış, adalet ve eşitlik sembolü olan IİD'i reddettiği” için de eleştirdiler.

 

Emirler mesajı şu sözlerle bitirdiler: “Hakikati ortaya çıkarmakta ve bozduğumuz, karşı geldiğimiz ve kabul etmediğimiz şeyi ortaya çıkarmakta geç kaldığımız için Allah'tan af diliyoruz. Bu nedenle İslam ümmetine bu mesajı yazıyor ve Rabbimizden bizim için af dilemelerini istiyoruz. Biz IŞİD'in haklı olduğunu gösterdik. O, tereddüt etmeden, zayıflık göstermeden ve Allah'tan başka kimseye hesap vermeden bayrağı yükseltti. Biz onlara saygı gösteriyoruz ve sebat ettikleri müddetçe, Müminlerin Emiri Şeyh Ebu Bekir el-Bağdadi el Kureyşi'ye destek ve bağlılığımızı gösterecek, iyi ve kötü zamanlarda, darlıkta ve bollukta, komutanlığına karşı çıkmaksızın ona itaat edeceğiz. Fakat eğer yolunu değiştirir yahut yolundan saparsa, başkaları bizden ne gördüyse, o da aynısnı görecektir.”

 

IŞİD ve El Kaide arasındaki savaş artık Suriye'yle sınırlı değil. Bu, her iki tarafın da meşruiyet için rekabet ettiği bir açık çatışma. Gelişmeler üzerine IŞİD emirleri de, geçmişteki olayları hatırlattı. 2005'te Zerkavi ve Zevahiri arasında yaşanan anlaşmazlığın kökeni hakkında iddialarda bulundu ve mesaja yanıt olarak şunları söyledi: “Zevahiri her zaman gevşek oldu. Şiileri kafir olarak tanımlamadığı gibi, Zerkavi'nin metodlarına da karşı çıktı ve onu tekfirci olmakla suçladı.”

 

 

medyasafak.com

 

Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg