slogan
     

Time: Gazze direnişinin arkasında İran var

14 Temmuz 2014 Pazartesi

İsrail’in Washington Büyükelçisi Ron Dermer, “İran Gazze’ye roket göndermek için elinden gelen her şeyi yapıyor” diyor. İsrailli yetkililer, bu ev yapımı roketletin bile İran’ın parmak izlerini taşıdığını söylüyor. Tahran, Hamas’ın ve İslami Cihad’ın Gazze içerisinde kendi üretim kapasitelerini geliştirmelerine yardımcı oldu.

 

Yetkililer, Hamas'ın İsrail'le savaşındaki “olanak sağlayıcısının” İran olduğunu söylüyor

 

Michael Crowley

 

Time.com

 

 

Yetkililer, Hamas'ın roket cephanesinin her yerinde Tahran'ın parmak izlerinin olduğunu belirtiyor

 

İsrail ve Hamas arasında yaşanan ve Ortadoğu'nun birbirine dolanmış haldeki niteliğini hatırlatan son şiddet olayları, ABD ve İsrail yetkililerinin Gazze'nin yüzlerce mil doğusundaki bir temel aktörün rolü nedeniyle hayıflanmasına yol açtı: İran.

 

Cuma sabahı Beyaz Saray Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce, “Hamas'ın olanak sağlayıcısı kim? Bu roketleri nereden ediniyorlar?”” diye sordu. Yanıt, “İran”.

 

Amerikalı ve İsrailli yetkililer uzun zamandır İran'ı, Hamas'ın şimdi İsrail şehirlerine ve kasabalarına doğru ateşlenen bazı uzun menzilli roketler de dahil olmak üzere büyük çaplı bir roket cephaneliği kurmasına yardım etmekle suçluyor.

 

İsrail'in Washington Büyükelçisi Ron Dermer, “İran Gazze'ye roket göndermek için elinden gelen her şeyi yapıyor” diyor. “İran açıkça Hamas'ın destekçisi. İslami Cihad ise yüzde yüz İran şubesi”. (İslami Cihad Gazze'de de faaliyet yürüten, Hamas'tan daha küçük bir militan gruptur.)

 

Şu andaki şiddet dalgası, üç İsrailli ve sonra bir Filistinli gencin, görünürde her iki taraftaki aşırıcılar tarafından öldürülmesi sonrasında tetiklendi. Bu dalga, daha geniş olarak İsrail ve Filistinliler arasındaki tarihsel çatışmanın ürünüdür. Fakat aynı zamanda İsrail ile, uzun zamandır İsrail'e saldıran Filistinli militanları finanse eden ve onlara silah sağlayan İran arasındaki, aralıklarla şiddetlenen soğuk savaşın son perdesini ifade ediyor.

 

Şu an mesele İran'ın Gazze'ye yaptığı ve yıllardan beri devam ettiği düşünülen roket sevkıyatları. Roketler gemi yoluyla İran'dan Sudan'a taşınıyor, oradan Mısır'daki Sina Yarımadası'na götürülüyor ve Mısır'la Gazze arasındaki gizli yeraltı tünelleri üzerinden Gazze'ye sokuluyor. İsrail, 2007 yılında açıkça İsrail'in yıkılması çağrısı yapan Hamas'ın iktidara gelmesinden bu yana Gazze sınırlarını abluka altına aldı.

 

Hamas muhtemelen bu hafta İsrail'e fırlattığı en tehlikeli roketlerden bazıları için İran'a teşekkür edebilir. Bunlar, Hamas'ın cephaneliğindeki, genelde 10 mil kadar gidebilen roketlerden çok daha uzun menzilli olan ve kuzeydeki İsrail şehirlerini tehdit edebilen, 100 mil menzilli M-302'ler gibi görünüyor. Mart ayında İsrail, Gazze'ye gittiğini söylediği kırk adet M-302 roketi taşıyan bir gemiyi seyahatten men etmişti; geçen ay yayınlanan bir Birleşmiş Milletler raporu, roketlerin İran'ın Bender Abbas limanından hareket ettiğini  sonucuna ulaştı. İsrailli yetkililer bu sevkiyatın tek olmadığına inanıyor.

 

İsrail açısından iyi haber, geçen yaz Mısır'da meydana gelen ve Kahire'deki Hamas yanlısı Müslüman Kardeşler rejimini deviren askeri darbeden bu yana Hamas'a silah kaçırılmasının daha zor hale gelmesi. Hamas'a güçlü bir şekilde karşı çıkan yeni Abdülfettah el-Sisi rejimi, Gazze'ye giden tünellerin çoğunu kapattı (Hem Hamas hem de İran bu tür sevkıyatları reddetti.)


Hamas silahları için yalnızca dışarıya güvenmiyor. Büyükelçi Dermer, Cuma günü basın mensuplarıyla yaptığı telekonferans toplantısında, “Şimdi pek çok roket içeride üretiliyor” dedi. “18 ay önce durum bu değildi. 18 ay önce roketlerin çoğu dışarıdan geliyordu.”

 

Ancak İsrailli yetkililer, bu ev yapımı roketletin bile İran'ın parmak izlerini taşıdığını söylüyor. Tahran, Hamas'ın ve İslami Cihad'ın Gazze içerisinde kendi üretim kapasitelerini geliştirmelerine yardımcı oldu. Bir İsrail askeri istihbarat yetkilisi Haziran ayında, “İran teknik bilginin ana kaynağı” dedi.

 

İsrail'in İran'a karşı misilleme yapmak istediğine dair bir işaret yok. Fakat bazı analistler, İsrail'in bu tür çatışmaları, Güney Lübnan'daki İsrail karşıtı Hizbullah'ı da silahlandıran ve nükleer programı bazı İsrail liderleri tarafından varoluşsal tehdit olarak görülen İran'a mesaj vermek için kullandığını düşünüyor. Örneğin İsrail son kez Kasım 2012'de Hamas'la çatışmaya girdiğinde, İsrail'de yayınlanan Haaretz gazetesinden bir köşe yazarı, İsrail'in yanıtının “Filistin sahasını hedef alıyor gibi göründüğünü, fakat gerçekte İran'ın İsrail'e olan düşmanlığına karşı yöneldiğini”  yazmıştı.

 

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu şu andaki krizi, Obama yönetiminin eski bir Ortadoğu uzmanının Mısır'ın yer altı kaçakçılık yollarının pek çoğunu kapamış olması nedeniyle “umutsuz” olarak nitelediği Hamas'a karşı sakat bırakıcı bir darbe indirme fırsatı olarak görüyor olabilir. Hamas'ın İran'la olan ilişkisi de Suriye iç savaşı boyunca yalpaladı, zira Sünni Filistinli grup ile Tahran'ın Şii din adamları rejimi mezhepsel çatışmada (her ne kadar yakın zamanda daha dostane bir ton kullansalar da) farklı tarafları destekledi.

 

İran'ın İsrail-Hamas çatışmasıyla ilgisi, Tahran'ın şu anda üç canlı çatışmada elinin olduğu anlamına geliyor. İran, Suriye lideri Beşar Esad'a verdiği güçlü desteğin yanısıra, Sünni radikal grup Irak ve Şam İslam Devleti ile Iraklı Sünni müttefiklerinin işgalini savuşturmaya çalışan Irak'ın Şii lideri Nuri el Maliki'ye de askeri yardım sağladı.   

 

Aynı zamanda İran'ın İsrail'e karşı çıkan ve saldıran gruplara olan desteği, Washington'un Tahran'la bir nükleer anlaşmaya varmaya çalıştığı bir dönemde, ABD-İran ilişkilerinde çetrefilli bir mesele olarak kalacaktır. Şu anda İran'a dayatılan yaptırımların çoğu, ülkenin terörizme verdiği destekten ve silahların yayılmasından kaynaklanıyor.

 

Washington'da gazetecilerle kahvaltıda bir araya gelen Başkan Royce, İran'ın Hamas'a roket tedarik etmesinin “İran'ın nasıl bir silah yayıcısı olduğu meselesini gündeme getirdiğini” söyledi. İran'la olan her türlü görüşmenin “bu silah yayma eğilimini nasıl durdursunuz?” sorusunu içermesi gerektiğini ifade etti.

 

Çev: Selim Sezer

 

 

medyasafak.com

 

Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg