slogan
     

Filistinliler savaşı kazandı, nihai zafere doğru dev bir atılım yaptı

31 Ağustos 2014 Pazar

"Gerçek kazanan muhtemelen Gazzeliler olacaktır… Bu, eski gerilla savaşı çizgisinin soğukkanlı kanıtıdır: ‘Zafer, en fazla kayıp verdirenin değil, en fazla ayakta durabilenin olacaktır.’ Ve bu yarışı kimin kazandığına dair şüphe yoktur.” Profesör Dolan Filistin yanlısı biri değildir, yalnızca gerçekçi biridir.

 

 

 

Dr. Kevin Barrett

 

 

Press TV

 

 

Salı günü Filistin, Gazze ablukasının sona ermesini öngören ateşkesin haberleriyle, zafer kutlamaları için ayağa kalktı.

 

Yaklaşık iki ay boyunca hastaneleri, ambulansları, BM sığınaklarını, çok katlı apartmanları, futbol oynayan çocukları ve öteki askeri olmayan hedefleri vuran hırçın ve amaçsız Siyonist saldırılardan sonra Filistin, çatışmanın son safhasının açık galibi oldu. Sonuç şudur: Gücü ne kadar olursa olsun Siyonist kasaplar Filistinlilerin direniş ruhunu kıramaz.

 

İsrail ateşkese uyup ablukayı kaldıracak mı? Yoksa Siyonistler çoğu zaman yaptıkları gibi sözünden dönecek mi?

 

Her iki durumda da Filistinliler kazanmıştır. İsrail'in askeri hedeflerinden hiçbirine ulaşamaması ve korkunç sivil katliamları nedeniyle yaşayabileceği uluslararası itibar kaybı, Filistinlilere zaferi gümüş tepsi içinde sunmuştur. Tarihin daha geniş alanı içinde bu yaz gerçekleşen Gazze savaşı, Filistin'de Siyonist işgalin sona ermesi yönünde belirleyici bir adım olarak görülecektir.

 

Siyonistler kendilerini ve dünyayı, “Koruyucu Hat Operasyonu” adını verdikleri şiddet spazmı yoluyla galip geldiklerine – ya da en azından bir şeylere ulaştığına – ikna etmeye çalışıyor. “Çimleri biçmeye” ihtiyaç duyduklarını iddia ediyorlar ki bu ifade, Filistinli kadınları ve çocukları kanlı bir şekilde biçmenin çimleri kesmekten farklı olmadığını ileri sürüyor.

 

Bu metafor, anlamsız olduğu kadar saldırgan da. Askeri bir perspektifen bakıldığında İsrain'in amacı, Gazze'nin işgal altında yaşayan halkının görece ölümcül olmayan bir protesto biçimi olarak roket fırlatmasını engellemekti. Koruyucu Hat Operasyonu, roketleri durdurmayı başaramadı.

 

Operasyon Filistinlilerin, bazıları dikenli tellerin altından geçip İşgal Altındaki Filistin'in Siyonistler tarafından “İsrail” diye adlandırılan kısmının içine varan tüneller kazmasını da durdurmayı başaramadı. Bu tüneller, Hamas savaşçılarının İsrail askeri güçlerine karşı inanılmaz cesur saldırılar düzenlemesine ve İsrail'e göre 60'tan fazla, Hamas'a göre ise 150 kadar Siyonist askeri öldürmesine olanak verdi.

 

İsrail'in kayıplarının hepsi askerdi. Hamas, sivil ölümlere yol açmaktan kaçınmak için sıkı çalıştı ve İsrail askeri hedeflerine yönelerek çarpıcı bir başarı kaydetti. Bu yüzden Hamas'ın, sivillerin kasten hedef alınması olarak tanımlanan terörizme girişmediği açıktır.

 

İsrail, ise büyük çoğunluğu sivil olmak üzere 2,139 Filistinliyi katletti. İsrail'in sivilleri kasten hedef aldığını gösteren bolca kanıt var; iç karartıcı ayrıntılar için, “İsrailli çocuk katili sosyopatlar” başlıklı Press TV makalemi okuyabilirsiniz.

 

Gazze'de bu yaz gerçekleşen kıyım, Hamas'ın askeri hedeflere saldıran meşru bir direniş grubu olduğunu göstermiştir. Siyonist varlığın da Hamas savaşçılarıyla yüzyüze gelmeye korkan, savunmasız sivillere kelimelerle anlatılmaz dehşetler yaşatmaktan ise zevk alan, kana susamış ve namert bir teröristler çetesi olduğunu göstermiştir.

 

İsrailliler yaklaşık 2 bin Filistinli sivili öldürmüşken, Hamas kabaca 100 İsrail askerini öldürmüşken, İsrail'in vücudunda aldığı derin yara, ağır bedelli bir zafer anlamına gelmektedir. Eğer Siyonistler bunun gibi çatışmaları “kazanmaya” devam ederse, apartheid “devlet”lerinin varlığı sona erecektir.

 

Çin'in büyük askeri filozofu Sun Tzu, savaşların insanların yüreklerinde ve zihinlerinde kazanıldığını ve kaybedildiğini vurguluyordu. Sahada olan şeyler, büyük resmin sadece küçük bir parçasıdır.

 

Ho Chi Minh, Sun Tzu'nun “Savaş Sanatı” eserini şahsen Vietnam diline çevirdi ve subaylarından bu çalışmayı incelemesini istedi. Vietnamlılar Amerikan işgalcileri karşısında üç milyondan fazla insanlarını kaybederken, Amerikalılar altmış binden az asker kaybederken, sonuç küçük bir ülkenin, dünyanın en büyük süper güçlerinden biri karşısında baş döndürücü bir zafer elde etmesi olmuştu. Vietnamlılar, direniş ruhu hiçbir zaman kaybolmadığı için kazandılar; Amerikalıların milyonlarca insanı katletmesi ise, kamuoyunun küresel mahkemesinde geri tepti.

 

Siyonistlerin Filistinli sivillere yönelik katliamı da benzeri bir şekilde, Filistinlilerin zafere kadar direnme kararlılığını arttırdı. Tıpkı Vietnamlılara yönelik Amerikan katliamını dünyayı savaşa karşı tutum almaya yönlendirmesi ve Sam Amca'nın yenilgisine yol açması gibi, İsrail de Gazze saldırısıyla dünyayı kendinden soğuttu.

 

"Savaş budalası" John Dolan, nam-ı diğer Gary Brecher şöye yazıyor:

 

"Böyle bir durumda, gerçek kazanan muhtemelen Gazzeliler olacaktır… Bu, eski gerilla savaşı çizgisinin soğukkanlı kanıtıdır: ‘Zafer, en fazla kayıp verdirenin değil, en fazla ayakta durabilenin olacaktır.' Ve bu yarışı kimin kazandığına dair şüphe yoktur.”

 

Profesör Dolan Filistin yanlısı biri değildir, yalnızca gerçekçi biridir.

 

Siyonistler bile kaybettiklerini açıkça kabul ediyorlar. Sağcı Siyonist Breitbart.com sitesi kısa süre önce, “İsrail savaşı kazandı ama barışı kaybetti” başlıklı bir makale yayınladı. Makale şöyle başlıyor:

 

"İsrail ve Hamas arasında Mısır arabulucuğuyla gerçekleşen sürpriz anlaşma sonrasında Salı günü yürürlüğe giren uzun süreli ateşkes, terör grubu (makaladeki ifade bu) tarafından ‘zafer' olarak görülüyor. Bu iddia propagandadan fazlasıdır. Anlaşmanın ayrıntılarına göre Gazze sınır kapıları açılacak, balık avlama alanı genişletilecek ve yakında havaalanı ve deniz limanı konusunda görüşmeler başlayacak. İsrail kabinesinin yarısının karşı çıkması şaşırtıcı değil.”

 

Times of Israel de aynı fikirde. Attığı manşet: “Hamas'ın zafer kutlamaları küçümsenmemeli.”

 

Amerika'nın önde gelen uluslararası meseleler gazetesi Foreign Affairs, bunun geldiğini görmüştü. Bir aydan uzun zaman önce “Hamas nasıl kazandı?” başlıklı bir makale yayınlamışlardı. Daha sonra liberal Siyonist amiral gemisi New York Times, bununla uyumlu bir şekilde "Hamas Gazze'de İsrail'i nasıl yendi?” başlıklı bir makaleye yer verdi. Fakat Salı günkü ateşkesten önce yayınlanmış olan bu makaleler bile, Filistin'in zaferinin kapsamını öngörmüyordu.

 

Son iki ayın gelişmeleri, Siyonistlerin dünyada bir zamanlar sahip oldukları sempatiden geriye ne kaldıysa heba eden ödlekler ve teröristler olduklarını ifşa ederken, Filistin direniş ruhunun, nihai zafere doğru ilerlemeye devam edeceğini göstermiştir. Olaylar şimdi, geri dönüşü olmayan bir şekilde tek yönde ilerliyor: Filistin'in özgürleşmesi yönünde.

 

 

medyasafak.com

 

Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg