slogan
  • Ana Sayfa »
  • ANALİZ »
  • Yemen savaşının asıl hedefi nedir? / Suud'un Yemen'i karadan işgal planı / Ateşkesin gizli amacı
     

Yemen savaşının asıl hedefi nedir? / Suud'un Yemen'i karadan işgal planı / Ateşkesin gizli amacı

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Pek çok kişi bu ateşkesin makalemde gösterdiğim üzere büyük bir plan için yürürlüğe sokulan bir aldatma olamayacağını söyleyebilir. Fakat ABD ve Suudilerin Afganistan'da yarattıkları cihadistlerin Irak, Libya, Suriye, Yemen ve yakında Mısır olmak üzere pek çok ülkenin yıkımına yol açacağını kim öngörebilirdi ki?

 

 

Hussain Albukhaiti

 

 

hussainalbukhaiti.blogspot.com.tr

 

 

Suudi Arabistan ve ABD bu ateşkesi niçin şimdi ilan ettiler de daha önce değil?

 

Aynı Suud, ABD ve İngiltere bir hafta önceki Rusya'nın insani ateşkes teklifini niçin reddetmişti?

 

Suud ve ABD'nin bu ateşkesi bahane ederek Yemen'i bombalamaya devam etmeyi planladığı açıktır. Suudiler bu ateşkesi; ülkenin güneyindeki, özellikle Necran ve Cizan'daki kabile savaşçıları karşısında ordusunun çöküşünü onarmak için istiyor.

 

Bu ateşkes Yemen'de Suudilerin dolaylı ve doğrudan ABD desteğiyle sürdüreceği yeni bir operasyonun örtüsüdür. Koalisyon Husileri tüm bu insani krizin sorumlusu olarak göstermek istiyor, özellikle İnsan Hakları Gözlem Örgütü (HRW) ve diğer insan hakları örgütlerinin Suudileri bu kriz yüzünden suçlamasının ardından.

 

 

Birinci adım

 

12 Mayıs'ta ateşkes süresi başladığında Suudiler, kendilerine bağlı Yemenli milislerin ve tekfircilerin Husiler ve Yemen ordusuna saldırılarını sürdürmelerini sağlayacaklar. Husilerin ve Yemen ordusunun da buna cevap vermesi beklendiğinden Suudiler ve ABD dünyaya Husilerin ateşkesi ihlal ettiğini duyuracak ve onları Yemen'e insani yardımın ulaştırılmasını engellemekle suçlayacaklar. Suudiler bundan sonra Hadi'nin "meşruiyetine" benzer bir şekilde yeni bir "meşruiyet" oluşturacaklar ve Husileri kendi hakimiyet alanlarında insani yardıma izin vermemekle itham ederek saldırılarına devam etmeye bahane bulacaklar.

 

ABD, İngiltere, Fransa ve diğerleri gibi büyük güçler de BM Güvenlik Konseyi'nin 2216 sayılı kararı gereğince Suudi Arabistan'ın Yemen'deki "Umudun Yeniden İnşası"na destek vermeyi sürdürecekler.

 

 

İkinci adım

 

Yemen'de Suudilere bağlı milisler Aden, Abyan, Şebva, Taiz ve Marib'teki sahalarının çoğunu Halk Komiteleri (ağırlıklı olarak Husiler) ve Yemen ordusunun saldırıları karşısında yitirmelerine rağmen ülkenin geri kalan kısmında hala bazı mıntıkaları ellerinde tutuyorlar. Bu aşamada Suudi koalisyonu Yemen halkına insani yardımın ulaştırılması için acil olarak bazı kurtarılmış bölgelerin tesis edilmesi gerektiğini ilan edecek. Suudilerin saldırılarının ikinci kısmını niçin "Umudun Yeniden İnşası" olarak adlandırdıklarını artık biliyoruz.

 

Yemen ordusunun ve Halk Komitelerinin hakimiyet alanı dışında olan tek bölge Yemen'in güney doğusundaki Hadramut'tur. Arap Denizi'ne yaklaşık 350 km kıyısı olan Hadramut, zengin petrol ve maden yataklarını sinesinde barındırmaktadır. Suudiler, Hadi'yi yeni Yemen anayasasına altı eyalet planını sokmaya zorlamak suretiyle bu eyaleti ülkenin geri kalanından koparmayı planlamaktaydılar. Son yıllarda aslen Hadramutlu olan bazı Suudi işadamlarının yardımıyla eyaletteki kabilelere Suudi ikamet kartları verilmekte ve ilerde bu eyaleti Suudi Arabistan toprağı yapmak istediklerinden bu yolla sadakatlerini kazanmaya çalışılmaktadır.

 

Arabistan Yarımadası El Kaidesi'nin ve Suudilere bağlı kabilelerin kontrolü altındaki bu eyaletin başkenti Mukkala doğrudan El Kaide elinde olmasına rağmen koalisyon güçleri tarafından vurulmamıştır. Suudi Arabistan, ABD ve müttefikleri yardımıyla Hadramut'a çengel atmak için ilk adımlarını atacak ve insani misyon için güvenli bölgeler yaratma perdesi altında bölgeye kara birlikleri gönderecektir. Bu birliklerin merkezi de Mukkala'dan 360 km uzaklıkta olan Hadramut'un başkenti Sayun'dur. Hadi ve kabinesi de Riyad'dan Sayun'a hareket edecek ve böylece bu Suud/Amerikan yeni planını Yemenlilerin kendi iç sorunu gibi gösterecektir.

 

ABD ve Birleşik Krallık gibi müttefiklerinin doğrudan müdahalesi ise teröre karşı savaş adıyla gerçekleşecek. El Kaide'nin Hadramut, özellikle başkent Mukkala'daki varlığı tıpkı Afganistan ve Irak'ın işgalinde olduğu gibi onlara bahane sağlayacak, ABD ve İngiltere Hadi'nin meşru hükümetini desteklemek adı altında "askeri danışmanlar" diye tanımlayacakları küçük kara birliklerini (özel kuvvetleri)  El Kaide'yi Mukkala'dan çıkarma amacıyla Yemen'e sokacaklar.

 

Muhtemelen El Kaide militanları Yemen'in doğusundaki el Mahrah'a doğru sürülecek ve İran ile iyi ilişkileri olan Umman ile yüz yüze gelecekler. Bu da Umman'ı İran ile ilişkileri ve Yemen savaşına karşı çıkması için cezalandırma yerine geçecek.

 

Bütün bu toz duman ortadan kalktığında tüm Hadramut Suudilerin ve müttefiklerinin eline geçecek ve sonrasında Suud ve ABD, Körfez petrolünü Arap Denizi'ne taşıma amaçlı -uzun yıllardır tasarladıkları- boru hattını inşaya başlayacaklar. Bu boru hattı dünya petrolünün %30'unu teşkil eden Körfez petrolünü Bab el Mendep, Hürmüz ya da Süveyş Kanalı olmaksızın dünyanın her yerine transfer edebilecek.

 

Suudiler ve ABD Yemenlilerin maddi zenginliğiyle ilgili değiller, tek ilgili oldukları şey Körfez petrolünü İran'ın elindeki Hürmüz Boğazı'nın dışında bir yolla ihraç ettirmektir.

 

Hadramut'un kontrolü bölgedeki çıkarlarına engel teşkil edip İsrail'i tehdit eden tek ülke olan İran İslam Cumhuriyeti karşısında gerçekleştirilecek olan ABD-İsrail'in büyük saldırı planında küçük bir adım olacak.

 

 

Son söz

 

Pek çok kişi bu ateşkesin makalemde gösterdiğim üzere büyük bir plan için yürürlüğe sokulan bir aldatma olamayacağını söyleyebilir. Fakat ABD ve Suudilerin Afganistan'da yarattıkları cihadistlerin Irak, Libya, Suriye, Yemen ve yakında Mısır olmak üzere pek çok ülkenin yıkımına yol açacağını kim öngörebilirdi ki?

 

Tüm bu gerçekleşen hadiseler işgal edilmiş Filistin üzerindeki İsrail rejiminin faydasınadır. Ve bu planı önlemek, tüm bu krizin müsebbibi olan Suudi Arabistan Krallığını mağlup etmek suretiyle Yemen halkının direnişine bağlıdır.

 

 

Çev: Ozan K. Sarıalioğlu

 

www.medyasafak.net

 

Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg