slogan
     

Hizbullah'ın Kalamun Savaşının ayrıntıları (2)

29 Haziran 2015 Pazartesi

2006'da medya aygıtını savaşa sokmaması nedeniyle Hizbullah bu noktada çok eleştirilmişti zira medyanın ve dolayısıyla insanların çatışmanın boyutlarından çok da fazla haberi olmadı. Burada tabii bir özeleştiri yapıldı ve bu arızanın arkasındaki neden belirlendi, daha sonraki süreçlerde direnişin yararlanacağı bir şekle dönüştürülmesine yardımcı oldu.

 

Hizbullah'ın ordusu: Sessiz sızma ve gürültülü kaçıştan bir sonraki hedefe

 

Yaklaşık 8 ay kadar önce direnişin askerleri Curud'un Doğu kesimindeki sıra dağlarda  özellikle de Curudu'n Nahle, Felita ve Yunin gibi bölgelerde silahlı gruplarla savaşa girdi. Direniş, o gün yaptığı operasyonun adını “Kaim” koymuştu. Birkaç gün sonra silahlı grupları Curud ve Balebek bölgesine uzanan tepelerden uzaklaştıracak olan bölgelere hakim olmuştu. Ancak direniş o gün bölgeye hakim olan bütün tepeleri ele geçirememişti. Bunun üzerine silahlı gruplar geçtiğmiiz sene Ramazan Bayramı'nda yeniden bölgeye dönerek direnişe yönelik büyük bir saldırı başlatmış, bu da direnişin 11 şehit vermesine neden olmuştu. Buna rağmen silahlı gruplar yeni bir yer ele geçirememiş ve yeniden geldikleri yerlere geri dönmek zorunda kalmışlardı.

 

İbrahim el Emin

 

 

Eğitim tatbikatlarının sona ermesi ve uygulama aşamasına geçilmesiyle birlikte ulaşım birimi, çok sayıda savaşçıyı savaş alanına götürme görevini üslenir. Birkaç gün içerisinde biten bu nakil işlemi gözlerden uzak yapılır, özellikle savaşılacak silahlı grupların bu konuşlanmadan hiç haberi olmaz, hatta kaç kişilik bir gücün çatışma mevkiine gittiğini kimse bilmez. Oysa savaşçıların birliklerine komuta edecek subayların isimleri, birliklere katılacak olan kişiler ve onların yapıları çoktan belirlenmiştir.

 

Bölge (dağlık arazi olması hasebiyle) yoğun kar yağışına tanık olur, kar, savaş alanını tamamen kaplar. Bu nedenle silahlı gruplar yüksek yerleri boşaltır, kendilerini Curud Arsal'a ulaştıracak olan daha az soğuk ve daha az karın bulunduğu tepelik bölgelere inerler. Hava koşulları saldırıya geçecek tarafın ihtiyaç  duyduğu bilgi toplama işini neredeyse imkansız hale getirir. Sadece özel bir kar kızağı ile direnişçilerin malzemelerinin ve cephanelerinin güvenliği sağlanabilir. 

 

Bütün ekip biraraya geldiğinde nihai talimatlar kendilerine iletilir. Herhangi bir süprizin önüne geçmek için çatışmaların sert geçmesi ihtimalini göz önüne alarak ek güvenlik tedbirleri alınır. Genelde bölgenin her ne pahasına olursa olsun ele geçirilmesi kararı alındığından çatışmanın hemen öncesinde muhtemel olarak ne kadar şehit ya da yaralı olacağı öngörülür. Bu da gerek ulaşım gerekse ilk yardım ekibinin ekstra mesai yapmaları anlamına gelir.

 

Zaten son tatbikatlar gerçekleştirmek için savaş anı çoktan belirlenmiştir ki buna «çağrı ve hazırlık» tatbikatı adı verilir. Birçok tarafa bir mesaj olması için direniş herkesin önünde ve alenen bunu yapma kararı almıştır. Bu tatbikat, operasyonun gerçekleşeceği bölgenin oldukça uzağında kalan birçok bölgede de seferberliğin ilan edilmesini gerektirebilir. Amaç düşman İsrail'in müdahale etmesine yönelik bir uyarıda bulunmak ve ona direnişin birden fazla cephede savaşa gireceğini siyonistlere anlatmaksa özellikle böyle yapılır. Bu aleni ilan aynı zamanda silahlı gruplara, meydana gelen hareketliliğin basit bir gösteriden ibaret omayıp fiili bir savaşın ön hazırlıkları olduğunu göstermek ve onların içine korku salma amacı taşımaktadır.

 

Bunun ardından komutanlık bölgelerin alt birimlere ayrılması işlemini netleştirir. Lübnan'daki Curud bölgesini ikiye ayırır, birinci bölge Curud Nahle, Doğu yönüne doğru olan ikincisi ise Curud Yunin diye adlandırılır. Ardından belirli bir aşamada Suriye tarafından gelen silahlı gruplarla ve özellikle de Suriye'nin Carad Rasul Maarra bölgesiyle Lübnan'daki Curud Nahle bölgesi arasında kalan Nusra Cephesi'ne bağlı Kehf Kampı yönünde gelen guruplarla  iletişime geçilir. Burası Arsal ve Curud Arsal bölgesine geçiş için silahlı grupların kullandığı çok stratejik bir noktadır.

 

1 Mayıs ilk randevu tarihiydi. Geceyarısı Keşif Birlikleri, silahlı grupların istila ettiği Curud'in içerisinden geçerek Nahle'ye doğru yola çıktılar. Direnişçiler, silahlı grupların mevzileri hayal meyal görülmeye başladığı Brital bölgesinin doğusuna doğru yaklaşık 3 kilometre yürüdüler. Direnişçiler burada konuşlandılar. Ancak gözlemciler, ileri noktalardaki birçok mevkiiyi boşaltmaya başladığını, ve çok daha korunaklı daha gerilerde bir noktaya mevzilendiğini bildirdi. Direniş içerisindeki bazı birlikler doğrudan mezviye ilerlemek istedi, ancak oraya gittiklerinde oranın boşaltılmış olduğunu gördüler. Ancak bu birimler, yerinde kaldı, zira aynı günün sabahı operasyon başlayacaktı. 

 

 

Gözetleme noktasında direnişçilerin keskin nişancıları

 

Pratikte operasyon henüz başlamadı zira çatışma kararı, henüz alınmamıştı. 5 Mayıs'ta Televizyondaki konuşmasında “Savaş kesinleşti, ancak zaman ve mekanı henüz belirlenmiş değil” şeklinde bir açıklama yaptı. Bu konuşma, aslında operasyonun başlaması için bir parolaydı.

 

Operasyon Çarşamba günü sabaha doğru saat 5 buçukta başladı. 10 dakikalık küçük bir aksaklık nedeniyle kısa bir erteleme ve gecikme oldu ancak sorun hallolunca operasyona kalındığı yerden devam edildi. Nasrallah'ın açıklamasıyla operasyonun fiilen başladığı an arasında saldırıyı gerçekleştirecek olan birlikler silahlı grupların bulunduğu mevzilere dogru ilerleyerek bütün hareketleri gözlemleyebilecekleri kendileriyle silahlı gruplar arasında yarım kilometrelik bir mesafenin bulunduğu bir noktaya geldiler. Ellerinde her türlü hareketi gözlemleyebilecekleri gece görüş dürbünleri bulunmaktaydı. Keşif grubu, an be an silahlı grupların komutanlarını ve askerlerini gözleyip onlara ilişkin operasyon grubuna bilgiler aktarıyordu.

 

Saat 6'ya çeyrek kala, operasyon hemen başladı. Farklı cinste toplar kullanmaya başlayan ateş destek birimi, yarım saatten az bir süre içerisinde belirlenen hedeflelerin tamamını bombalamaya başladı. Bu aşamada birlikler bağımsız bir orduya dönüştü zira bu gruplar sadece baskınları gerçekleştiren ya da destek birimleri değildi, aynı zamanda mevzi top atışları gerçekleştiren birimlere de sahipti. Bu birimi 57 ayarlık toplar kullanılan birimler olarak tanımlayabiliriz. Uzaktan kumandayla kumanda edilen toplar ve ayrıca 7, 29 ve 17 mm'lik roketleri de buna eklemek gerekir, zira bu gruplar doğrudan hedeflenen ya da belirlenen noktaya yaklaşma görevini üstlenmişlerdir, silahlı grupların (Burada Nusra Cephesi oluyor) üyeleri top atışı başlar başlamaz kaçmaya başladılar, diğer mevzilerde ise kayalıkların arasında silahlı gruplar çıkmış ve operasyonu gerçekleştiren direniş güçlerine ateş açmaya başlamıştır. Bazı noktalarda aradaki mesafenin 200 metreden daha aza indiğini görmek mümkündü, tam bir temas gerçekleşmişti. Saldırı konumunda bulunan direniş güçleri, merkez mevzilere ateş açmaya başladı, ateş açılması gelişi güzel gerçekleşmiyordu hatta orta menzilli otomatik tüfekler dahi silahlı gruplara doğrudan isabet kaydı gerçekleştirebiliyordu. Tabii bu arada bir kısmı ölülerini ve yaralılarını toparlamaya çalışırken diğer bir kısmı da çatışma bölgesinden çıkmak için motosiklet araçlarını kullanıyorlardı. Bunlardan da ateşe maruz kalarak vurulanlar oluyordu, ateşten kurtulabilenler ise arka bölgeden giden yolu takip ederek Curud Arsal'a doğru kaçmaya başladılar.

 

Saldırı biriminin ilerlemesinin ardından güvenliği sağlamak ve durumu tespit ve görevli olan diğer birim arka tarafa doğru sarkmaya başladı, bununla beraber buldozerler yolu açmak ve yolun önündeki engelleri kaldırmaya başladı. Tabii bu yollar direniş gruplarının hangi yolu takip edeceğini ve hafif ve orta düzeydeki silahlarıyla operasyon bölgesinde ne tür bir ilerleme kaydedeceklerini belirliyordu. Lojistik birimi ise birkaç gün gibi çok az bir zaman içerisinde bu kayalık sarp yollar üzerinde bulunan engelleri kaldırarak direnişçilerin önünü açmış oldu. Tabii bu süre çok kısaydı zira 200 kilometrelik yoldan bahsediyoruz, bu süre zarfında yolların haritası çıkartıldı buraya belirli yol işaretleri kondu ki direnişçilere yol göstersin ve onların hareket biçimine katkıda bulunsun. Öte yandan lojistik ya da arka plan destek birimleri ele geçirilen bölgeye doğru ilerlemeye başladılar, iki gün içersinde direnişçiler mevcut bölgeye tamamen hakim oldu ve burayı ele geçirdi, ardından ise direnişçiler yaklaşık 6 kilometre karelik bir alana ulaştı. Burada tabii birkaç tepe bulunmaktaydı, en önemli tepe yüksekliği 2330 metre olan Raye Tepesi de doğrudan Arsal bölgesine hakim ve ona üstten bakan bir bölgeydi. Buna ilaveten Lübnan'daki Curud Arsal'dan Suriye'deki Curud el Maarra bölgesine doğru uzayıp giden kullandığı patikalar ve geçiş noktaları da keşfedilmiş oldu.

 

Lübnan'a bağlı Curud Nahle bölgesinde Akabetül Beyda, Karne Abdülhakk, Cunud Rasul Maarra bölgesinin batısında kalan el Fesah adlı stratejik Güney  bölgesine hakim oldular.  Bu son bölge Nusra militanlarının Lübnan'ın Curud Arsal bölgesine ulaştıran geçitlere hakim konumdaydı.

 

Bir süre zarfında da hava gerçekten çok soğuktu. Saldırı sırasında neredeyse soğukluk sıfır derece civarındaydı ve bundan birkaç saat öncesinde yani operasyondan birkaç saat öncesinde ise sıfırın altına defalarca düştüğüne tanık olundu. Tabii direnişçiler bölgeye saatler süren bir operasyonun ardından konuşlandı. Buraya bütün cephanelikleri, elbiseleri, yiyeceklerini, her türlü iletişim araçlarını, kameraları, özel görüş dürbünleri ve kameralarını yerleştirdiler ve bunun dışındaki bütün yüklerini de bölgeye bıraktılar.

 

İlerleme esnasında direnişçiler, hava fotoğraflarının bazı doğal mağara girişlerini iyi bir şekilde fotoğraflamadığını anladılar ve bu durumda onlar sözkonusu bölgeye bizzat girerek buralardaki girinti veya çıkıntıları tespit etmek hatta bazen de bizzat oraya yaklaşmak zorunda kaldılar. Önce uzaktan oraya ateş açmak sonra yakınlaşarak mağara içersinde olabilmesi mümkün olan silahlı grup üyelerininin olası bir saldırısını engellemek için yakından el bombasıyla saldırmak zorunda da kalıyorlardı. Gündüz saatlerinde çatışma alanlarının güvenliğini sağlayacak olan uçaklardan, -bunlar insansız hava aracı da olabilir farklı türde uçaklar da olabilir- bölgeye gelerek buranın güvenliğini sağlamasını istediler. Belirli yüksekliğe kadar çıkabilen yeni uçaklar işbaşındaydı. Bu arada direniş grupları ilerlemesini sürdürüyordu, bu bahsettiğimiz uçaklar direniş guruplarına kendisine doğru ilerledikleri bölgenin fotoğraflarını da gönderiyorlardı. Nusra Cephesi'ne bağlı gruplardan bir tanesi bu uçaklardan birisini vurmayı başardı ancak direnişçiler geri dönerek uçağı düştüğü yerden tekrar aldılar. Fakat en büyük süpriz, silahlı grupların bölgeye yerleştirmiş olduğu mayınlar nedeniyle kendisini gösterdi. Nusra cephesi militanları direnişçilerin geçebileceklerini tahmin ettikleri yollara mayınlar düşüyorlardı. Tabii işte tam da bu noktada mühendislik birimi birimine bağlı görevliler ve ilerleyen birlikler içersindeki farklı birimler, keşif operasyonu başlattı ve mayınların ileri bir teknoloji ile bölge yerleştirildiği ortaya çıktı. Bunun içerisinde iptidai mayınların da bulunduğunu söylemek gerekir. Bu tür ilkel mayınların patlatılabilmesi için direnişçilerin bu mayınlarla doğrudan temas etmesi gerekiyordu ancak diğer mayınların ise böyle iptidai olmadığını, uzaktan kumandayla patlatılabilir ileri özelliklere sağlıklı sahip olduğunu ifade etmek gerekir. Mühendislik biriminden görevliler, 3 ila 4 gün arasında bu mayınların birçoğunu tesirsiz hale getirmeyi başardı ancak buna rağmen operasyonun ilerleyen aşamalarında benzeri sürprizlerin direnişçilerin karşısına çıktığını ifade etmek gerekir:

 

Direnişçilerin 102 numara olarak adlandırdığı bölgeye gelindiğinde operasyon birimlerinin komutanı bölgesel bir tespit yapılmasını istedi. Peki nedir bölgesel tespit? Gerek savaşçılardan gerekse keskin nişancılardan gerekse anti tank roketi birimlerinden hedef bölgeye ilerlemesi istenir, ancak bu birimler doğal kamuflaj yöntemini kullanırlar. Bu bölgesel tespit sırasında ortaya çıktı ki Nusra Cephesi militanları bölgeyi ellerinde tutmak ve burada oluşturdukları büyük bir sığınağı kaybetmemek için büyük araçlar kullanıyorlardı.

 

Burada direniş grubundan mühendislik birimi ile beraber bölgeye gitmesi istenildi, sığınaklara patlayıcılar yerleştirildi. Militanların buraya yaklaşmasıyla birlikte nokta patlatıldı. Öte yandan Kornet füzeleri 2 zırhlı aracı tahrip etti ve bu nedenle silahlı grup militanları hızlı bir şekilde bölgeden çekilmek zorunda kaldılar.

 

Bu arada operasyon komutanlığı talep edilen şeylerin tamamının gerçekleştiğini, özellikle operasyon birimleri ile irtibata geçtikten sonra direnişçilerin operasyonu sona erdirdiklerini anladı, ancak 102 rakamıyla belirtilen bölge komutanı başka noktaların da gözden geçirilmesini istedi. Bunun ardından Huswati bölgesine ulaşıldığında hızlı bir keşif operasyonu yapıldı. Operasyonun ardından düzenlenen raporla söz konusu bölgeye hızla ilerlenmesi ve bölgenin kontrol altına alınması talebinde bulunuldu.

 

Tabii bununla ilgili talebe izin verildi ve bölgeye doğru ilerleme gerçekleştirildi, burada büyük mağaralar bulundu. Buralar aynı zamanda Nusra Cephesinin operasyon merkezleri olarak kullanılmaktaydı. Mühendislik birimleri devasa bir patlayıcı üretme makinası ele geçirdiler, ayrıca patlayıcı yapımında kullanılan tonlarca alüminyum nitrat bulundu. Ayrıca patlayıcıların içersinde doldurulduğu ve daha sonra arabalara konularak intihar eylemcilerinin ulaştırılan metalden yapılmış devasa şişeler de bulunduğu belirtildi.

 

Bu ek görevin sona erdirilmesinin ve başarıyla tamamlanmasının ardından Muriye tarafından gelen gruplar buluşma noktasına ulaştılar ve hızlı bir şekilde keşif birimleri görevlerini yerine getirdi. Bu aynı zamanda grupların birbirleriyle buluşması demekti. Buradan direnişçiler kiraz bahçelerinin içerisinden geçerek Arsal bölgesine ulaşmak üzere yola çıktılar.

 

Direniş birimleri Suriye ordusuyla koordinasyon içersinde Suriye tarafından da saldırı başlattılar ve Tufeyl bölgesinin kuzeyine kadar geldiler. Birinci aşamada direnişçiler Arsal bölgesinden Curud Beritan'a doğru ilerlediler, her iki tarafta da yaşanan şiddetli çatışmaların ardından Nahle tepeleri kenarında buluştular. Böylece operasyonun birinci bölümü sona ermiş oldu. Ancak direnişçiler ilerlemelerini statejik noktalara kadar sürdürdüler, böylece çatışma sadece batı ve kuzey bölgelerindeki Musa Tepesi'nin bulunduğu yükseklikler ile sınırlı kalmış oldu.

 

 

Savaş medyası yeni versiyon

 

2006'da medya aygıtını savaşa sokmaması nedeniyle Hizbullah bu noktada çok eleştirilmişti zira medyanın ve dolayısıyla insanların çatışmanın boyutlarından çok da fazla haberi olmadı. Burada tabii bir özeleştiri yapıldı ve bu arızanın arkasındaki neden belirlendi, daha sonraki süreçlerde direnişin yararlanacağı bir şekle dönüştürülmesine yardımcı oldu. İlk aşamada Suriye'de meydana gelen çatışmalar bu tecrübeden yola çıkarak çıkılarak kayıt altına alındı ve medya bu noktada en önemli unsur olarak devreye sokuldu ve bunun yanında savaş ve çatışma alanlarında hem gözetleme yapabilecek hem de ayrıntılı bilgiler verebilecek bir medya birimi oluşturuldu. Bunun içerisinde düşmanla ilgili bilgilerin verilmesini de eklemek gerekir. Bununla eş zamanlı olarak medya unsurları bütün savaş cephelerinde bilfiil hazır bulundular çok miktarda görüntü fotoğraf ve video kaydı arşivi oluşturuldu ve bu şekilde savaşın boyutları ve direnişçilerin ne kadar yetenekli olduğu ortaya çıktı. Aynı zamanda geçmişte yaşanan eksiklikler yaşanmamış olduğundan önceki dönemde karşı tarafın medya üstünlüğüne son verilmiş oldu.

 

Son dört senedir medya, direniş içerisinde yeniden rolünü aldı ve düşmana karşı psikolojik savaşta direnişçilere üstünlük sağladı. Bu birimin aslında özellikle savaş meydanında elde edilen başarıların önünü açma noktasında ne kadar büyük bir role sahip olduğu ileriki günlerde daha da netleşecek ve açığa çıkacaktır.

 

 

www.medyasafak.net

 

 

Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg