slogan
     

İran Avrasya’yla savaşmıyor, ticaret yapıyor

3 Mart 2016 Perşembe

Eğer Obama’nın İran stratejisinin niyeti büyük Fars ülkesini karmaşık bir jeopolitik oyun içinde ayartıp Batı’ya kazanmak, onu Rusya ve Çin’le ve Çin’in Tek Kemer Tek Yol projesi etrafında inşa edilen, yükselen Avrasya Yüzyılı ile karşı karşıya getirmek idiyse, bu strateji yeni bir büyük başarısızlık halini alıyor. Yaptırımlardan yeni özgürleşmiş, NATO entrikalarının piyonu olmaktan hayli uzak olan İran, Avrasyalı komşularıyla bağ kurmak için hızlı ve parlak adımlar atıyor.

 

 

 

F. William Engdahl

 

 

New Eastern Outlook

 

 

 

Eğer Obama'nın İran stratejisinin niyeti büyük Fars ülkesini karmaşık bir jeopolitik oyun içinde ayartıp Batı'ya kazanmak, onu Rusya ve Çin'le ve Çin'in Tek Kemer Tek Yol projesi etrafında inşa edilen, yükselen Avrasya Yüzyılı ile karşı karşıya getirmek idiyse, bu strateji yeni bir büyük başarısızlık halini alıyor. Yaptırımlardan yeni özgürleşmiş, NATO entrikalarının piyonu olmaktan hayli uzak olan İran, Avrasyalı komşularıyla bağ kurmak için hızlı ve parlak adımlar atıyor.  Suudilerin ve müttefiklerinin Suriye'yle, Irak'la ve ötesiyle, güya Allah ve petrol adına cinayet, tecavüz ve yıkımla bağ kurma adımlarıyla ne kadar büyük bir karşıtlık bu…

 

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in yaptırımlar sonrası İran'a düzenlediği ve iki ülkenin, İran'ın yeni doğan stratejik Yeni Ekonomik İpek Yolu ve Deniz Yolu planına tamamen dahil edilmesini de içeren büyük ticaret anlaşmaları imzaladığı tarihi ziyaretten bir hafta sonra Çin, İran'a giden yeni bir deniz sevkıyat yolunu başlattı. Bundan iki gün önce, ilk yük treni Çin'den İslam Cumhuriyeti'ne hareket etti.

 

Çinlilerin büyük bir amaç tanımladıktan sonra bunun için nasıl çalıştığını deneyimlemiş hiç kimse, gelişmelere şaşırmayacaktır. Ancak bu durum yine de Pekin'in, kadim İpek Yolu'na kadar giden, yüzyıllarla ifade edilen bir geçmişten beri müttefiki olan İran'ı gelişen Avrasya ekonomik alanına entegre etme önceliğini göstermesi bakımından önemlidir. İran'ın Avrasya'nın Tek Kemer Tek Yol projesine entegrasyonunun serpilmesini sağlayan olaylar, her iki tarafta da hızla ilerliyor. Açıktır ki şimdi yaptırımların kalkmasının ardından Şangay İşbirliği Örgütü'nün bir sonraki yıllık toplantısında Tahran bu örgüte tam üye olmaya davet edilecek, bu ise yaptırım ve tecritle geçen yılların ardından Avrasya ülkeleri arasında büyüyen siyasi ve ekonomik bağlar şekillendirecektir.

 

1 Şubat günü İran'a ait bir konteyner gemisi, Çin'in güneyinde, Vietnam yakınlarındaki Beibu Körfezi'nin, yahut Tonkin Körfezi'nin karşısında yer alan Guangxi eyaletinde bulunan Qinzhou limanına vardı. Çin'in devasa Tek Kemer Tek Yol stratejisi için kullandığı tanımla “21. Yüzyılın Deniz İpek Yolu üzerinde bulunan çok sayıda ülkeden” 978 konteyner taşıyan İran gemisi Peranin'in gelişi, Ortadoğu'yu Beibu Körfezi'ne bağlayan ilk nakliye yolunun açılışın temsil ediyordu.

 

İki gün öncesinde Çin'in ilk yük treni, ülkenin orta kısmındaki Zhejiang eyaletinin güneyindeki ticaret merkezi Yiwu'dan İran'a doğru iki hafta sürecek bir ilk sefere çıktı. Bu, İran üzerindeki ekonomik tecridi kıracak ve devasa insan ve maden kaynaklarına sahip olan bu ülkeyi Avrasya çapında gelişen yeni ekonomik patlamaya dahil edecek yeni yüksek hızlı tren altyapısının inşasına bir giriştir. Dünya ekonomisinin son iki yüzyılda kaydettiği en büyük ekonomik büyüme olma yolunda olan bu ekonomik patlama yaklaşık iki yıl önce, Başkan Xi dönüm noktası niteliğindeki Tek Kemer Tek Yol projesinin ayrıntılarını tanımladığı ve önümüzdeki on yıl içinde yaklaşık bir trilyon dolara malolacağı tahmin edilen dev inşaat projesinin finansmanına yardımcı olmak üzere Asya Altyapı Yatırım Bankası'nın kurulacağını duyurduğu zaman başlamıştı.

 

Çin'in Ortadoğu'daki büyük partneri

 

26 Ocak'ta Tahran'da gerçekleşen görüşmelerde hem Çin Devlet Başkanı Xi, hem de İran Cumhurbaşkanı Ruhani, iki Avrasya ülkesi arasındaki yakın ilişkiyi vurguladı. İran'ın bütün devlet meselelerinde son sözü söyleyen dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Xi Jinping'e, İran'ın “Doğu” ile bağlarını kuvvetlendirme politikasını sürdüreceğini söyledi ve Çin'in küresel meselelerdeki “bağımsız” duruşunu övdü. Ardından İran'ın Washington'un vassalı ve onların tek küreselleşme modelinin parçası olmayacağını açıkça belirten Hamaney şöyle konuştu:

 

“Batılılar, İran ulusunun güvenini hiçbir zaman kazanamadı. İran hükümeti ve ulusu her zaman, Çin gibi bağımsız ve güvenilir ülkelerle ilişkileri geliştirme arayışında oldu.”

 

Söz konusu görüşmede iki ülke, İran'ın Yeni İpek Yolu'na katılımı hakkındaki formel anlaşmaya ilave olarak, önümüzdeki on yılda ikili ticaret hacmini yıllık en az 600 milyar dolar seviyesine yükseltme planlarını da açıkladı. Halihazırda İran'ın dış ticaretinin üçte birinden fazlası, ABD yaptırımlarından önce İran'ın başlıca petrol müşterisi olan Çin'le yapılıyor. Xi de İran basınına verdiği demeçte, Çin'in Ortadoğu'daki öncelikli partnerinin İran olduğunu ve bundan sonra da öyle olacağını söyledi. Başkan Xi, “İran Çin'in Ortadoğu'daki başlıca partneridir ve iki ülke, ikili ilişkileri arttırmayı seçmiştir” şeklinde konuştu.

 

İran demiryolu bağlantısını planlıyor

 

26 Ocak tarihli İran-Çin ekonomik anlaşmalarından yalnızca günler sonra İran Cumhurbaşkanı  Ruhani, ülkenin her yerine yayılacak stratejik bir demiryolu inşa etme yönündeki planları açıkladı. Ülkenin aşırı dağlık arazileri düşünüldüğünde bu, küçük bir proje değildir. Bu proje, Çin'in Avrasya Yeni İpek Yolu'nun uzantısıyla temel bir bağlantı olacaktır.

 

İran'ın iki büyük dağ sırasıyla çevrelenmiş özgün coğrafyası, ülkeye doğal bir savunma sağlarken geçmişte Ortadoğu'daki komşularıyla ve Orta Asya, Çin ve Hindistan'la ticaret yolları açmasına engel teşkil ediyordu.

 

6 Şubat günü İran Cumhurbaşkanı Ruhani, hükümetin kutsal Şii şehirlerini - İran'daki Meşhed ile Irak'taki Kerbela'yı – birbirine bağlamak için dağlık araziler üzerinde yaklaşık 900 mil uzunluğunda bir ray hattı inşa etmeyi planladığını açıkladı. Irak'ın orta kısımlarında Bağdat ile Necef arasında yer alan Kerbela, Şii Müslümanların en kutsal şehirlerinden biri. Şehir aynı zamanda Irak'ın kuzeyinde IŞİD'in elinde bulunan bölgelerin de bitişiğinde yer alıyor.

 

Önerilen Meşhed bağlantılı demiryolu, İran'ın ray altyapısını Türkmenistan sınırına yaklaştıracaktır. Çin'in Yeni İpek Yolu yüksek hızlı ray ağı, Çin'in en batısında, Tacikistan ve Kırgızistan sınırı yakınlarında bulunan Kaşgar şehrinden (Xinjiang eyaleti) çıkacak, Afganistan'ın Herat şehrine gidecek, ardından Kırgızistan ve Tacikistan'dan geçecek ve en sonunda İran demiryoluna bağlanacaktır.

 

Daha sonra İran ve Pakistan, demiryolu hattının İran'ın liman şehri Çabahar'la Pakistan'ın Gvadar limanını birleştirmesi konusunda anlaşmaya vardılar. Çabahar-Gvadar demiryolu bağlantısına yakın zamanda Beluçistan Eyaleti başkanı Navab Sanaullah Zehri aile İran'ın Sistan-Beluçistan Eyaleti valisi Aaka Ali Hoşth Haşmi arasında Gvadar'da gerçekleşen bir görüşme esnasında karar verildi.

 

İran'ın Çabahar Limanı ile Pakistan'ın Gvadar Limanı arasında, Fars Körfezi ile Arap Denizi'nin buluştuğu sular üzerinde kurulacak olan demiryolu bağlantısı, devasa bir jeostratejik anlam taşıyacak.

 

Gvadar, 2014 yılında başlamış olan ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru olarak bilinen büyük Çin-Pakistan altyapı projesine evsahipliği yapmaktadır. Koridor, Çin ile Pakistan'ın Gvadar limanı arasındaki demiryolları ve otoyollardan oluşan 46 milyar dolarlık bir altyapı projesi olup, Çin'in 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu'nu Yeni Ekonomik İpek Yolu'nun demiryolu altyapı ağına bağlamaktadır. Proje, Çin İthalat-İhracat Bankası ile Pakistan hükümetinin ortak projesidir.

 

Avrasya Yüzyılı'nın büyük tasarımı Tek Kemer Tek Yol'un parçası olan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nun ana hatları

 

Şu an yapım halinde olan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru, geniş bir otoyollar ve demiryolları ağı üzerinden  Gvadar Limanı'nı Çin'deki Xinjiang'a bağlıyor. Bu ağ, Karaçi-Peşaver ana demiryolu hattını da içeriyor. Büyük ölçüde 19. yüzyıl sonundaki Britanya sömürgesi döneminin kalıntısı olan ray hattı, saatte 160 kilometre hızla tren yolculuğunu mümkün kılacak şekilde tamamen yenileniyor ve çalışmaların Aralık 2019 itibariyle tamamlanması öngörülüyor. Bu hat şimdi, Çin'in Xinjiang Eyaleti'ndeki Kaşgar'da bulunan yüksek hızlı demiryolu ağına bağlanacaktır.

 

Jeopolitik değişim süreci işliyor

 

İran, Çin, Irak ve Pakistan'daki bu altyapı gelişmeleri, Avrasya kıtasının – dünya nüfusunun yaklaşık yarısına denk gelecek şekilde yaklaşık üç milyar insanı barındıran, dev doğal kaynaklara, eğitimli işgücüne ve Rusya'dan Çin'e, İran'dan ötesine kadar dünya sınıfı bilim insanlarına sahip olan bu alanın – geleceği için muazzam jeopolitik içerimlere sahiptir.  

 

Bu sitede daha önce yayınlanan bir makalede belirttiğim gibi İran, Rusya ve Çin, titiz adımlarla kademeli olarak sağlam bir Avrasya “Altın Üçgeni” inşa ediyor. Bu, ekonomik, siyasi, kültürel olarak ve son kertede askeri olarak, gelişmekte olan Yeni İpek Yolu ülkelerini istikrarlı hale getirecektir.

 

Pek çok defa belirttiğim gibi Rusya İran tarafından giderek artan ölçüde, Çin'le birlikte, temel bir Avrasya partneri olarak görülüyor. İran'ın ulusal haber ajansı IRNA'da tümü yayınlanan, ancak Batılı haberlerde görmezden gelinen bir açıklamada İran'ın etkili dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif, “Rusya ve Çin'le olan bağlarımızı koruduk ve geliştirdik” şeklinde konuştu. İşte şu anda ortaya çıkan Altın Üçgen tam olarak budur.

 

Avrasya'nın üç büyük kültürünü ve ülkesini – Çin, İran, Rusya – birbirine bağlayan ortak altın ip, onların ilkeli ısrarıdır: tıpkı bireyler için olduğu gibi ülkeler için de, sınırlar ve ulusal egemenlik, ihlal edilemez ilkelerdir. Bunlar, Rusya, Çin ve İran'ın defaatle vurguladığı gibi, aynı zamanda BM Şartı'nın kalbine işlemiş ve bir ülke ya da birden fazla ülke onların ulusal egemenliğinin savunulmasını “sakıncalı” buldu diye ihlal edilemeyecek olan ilkelerdir. İran, Çin ve Rusya'nın her üçü de, sınırsız insanlar gibi “sınırsız bir dünya”nın da tehlikeli bir aldatmaca olduğunda ortaklaşmaktadır. Onların ulusal egemenliğe saygı temelindeki büyüyen işbirlikleri, dünyayı kendi kendini yok etmekten kurtarabilir. Faydalı olan bu olacaktır.

 

www.medyasafak.net


 

 

Öne Çıkan Haberler

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg

ÖZEL: Leyla Halid, Medya Şafak'a röportaj verdi

Leila_Khaled.jpg