slogan
     

Pepe Escobar: Rusya gibi Brezilya da melez savaşın (hybrid war) saldırısı altında

9 Nisan 2016 Cumartesi

2010 tarihli ABD Ordusu Özel Kuvvetler Konvansiyonel Olmayan Savaş kitapçığından alıntı: “ABD’nin konvansiyonel olmayan savaş (UW) çabalarının amacı, ABD’nin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzere direniş güçlerini geliştirmek ve kalıcı hale getirmek yoluyla, düşman bir gücün siyasi, askeri, ekonomik ve psikolojik savunmasızlıklarından yararlanmaktır..."

 

Rusya gibi Brezilya da melez savaşın (hybrid war) saldırısı altında

 

 

Pepe Escobar

 

 

Russia Today

 

 

Renkli devrimler asla yeterli olmayacaktır; “İstisna-istan” (Exceptionalistan) her zaman Kaos İmparatorluğu'nun hegemonyasını daimi kılabilecek büyük stratejik çıkışlar için fırsat kollayacaktır. 

 

Şu an itibariyle renkli devrimlerin ideolojik matrisi ve işleyiş biçimi, kamusal alanda bilinen şeylerdir. Konvansiyonel olmayan Savaş (UW) konsepti için ise bu pek geçerli değil.  

 

UW, 2010 tarihli ABD Ordusu Özel Kuvvetler Konvansiyonel Olmayan Savaş Kitapçığında telaffuz edilmişti. İşte buradan bir alıntı:

 

ABD'nin konvansiyonel olmayan savaş (UW) çabalarının amacı, ABD'nin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzere direniş güçlerini geliştirmek ve kalıcı hale getirmek yoluyla, düşman bir gücün siyasi, askeri, ekonomik ve psikolojik savunmasızlıklarından yararlanmaktır… Öngörülebilir bir gelecek boyunca ABD kuvvetleri ağırlıklı olarak gayrinizami savaş (IW) operasyonlarına girişecektir.

 

“Düşman” güçler yalnızca askeri anlamda düşman değildir; Washington merkezli dünya “düzenine” çomak sokmaya cüret eden her devlet – Sudan'dan Arjantin'e kadar “düşman” diye yaftalanabilir.

 

Renkli devrimler ile UW arasındaki tehlikeli bağlar şimdi filizlenip Melez Savaş halini almıştır: Şeytan Çiçekleri'nin çarpık bir biçimidir bu. Bir renkli devrim, Melez Savaş haline dönüşecek olan şeyin ilk aşamasından başka bir şey değildir.  Ve Melez Savaş temel olarak, kaos teorisinin silahlandırılması olarak yorumlanabilir  – ABD ordusunun mutlak anlamda kavramsal eşidir bu (“siyaset, savaşın dil araçlarıyla sürdürülmesidir”). 2014 tarihli kitabım Kaos İmparatorluğu temel olarak bunun sayısız tezahürünün izini sürüyor.

 

Bu gayet iyi argümante edilmiş üç parçalı tez, büyük bir Melez Savaş'ın arkasındaki temel hedefi açıklığa kavuşturuyor:  “hedef alınan bir transit devlet içinde, dışarıdan kışkırtılmış kimlik çatışmaları (etnik, dini, siyasi, vs.) yoluyla, çok kutuplu ulus üstü bütünleştirici projeleri akamete uğratmak.”

 

BRICS – ki bu, Beltway/Wall Street ekseninde son derece kirli bir kelime/kavramdır – ülkeleri, Melez Savaş'ın başlıca hedefleri olmak zorundaydı. Bunun sebepleri arasında, üye ülkelerin ABD dolarını by-pass edip kendi kurlarıyla ticarete yönelmesi, BRICS kalkınma bankasını kurulması, şimdi birleşmekte olan, Çin öncülüğündeki Yeni İpek Yolları'nda – yahut resmi terminolojiyle Tek Kemer Tek Yol'da (OBOR) sembolize olan Avrasya entegrasyonuna doğru açık bir yönelim ve yine bunun parçası olan, Rusya öncülüğündeki Avrasya Ekonomik Birliği (EEU) sayılabilir.

 

Bu, Melez Savaş'ın er ya da geç Orta Asya'yı vuracağı anlamına gelir; renkli devrimlere dayalı İstisna-istan deneyimlerinin öncelikli laboratuarlarından olan Kırgızistan ideal adaydır.  

 

Şu anki durumuyla Melez Savaş Rusya'nın batı sınırındaki bölgelerde (Ukrayna'da) hayli aktif; Pekin'in şahin gibi çok yakından kontrol ettiği, Çin'in uzakdoğusundaki Şincan'da ise henüz ruşeym halindedir. Melez Savaş halihazırda, hayati önemdeki bir Boru Hattı-istan adımını – Türk Akımı'nın inşa edilmesini – önlemek üzere kullanılmaktadır. Çin'in Doğu Avrupa'yla entegre ticareti açısından temel önemde olan Balkan İpek Yolu'nu kesintiye uğratmak için de tam manasıyla uygulanacaktır.

 

BRICS ülkeleri, İstisna-istan'ın karşısındaki tek gerçek güç olduğu için, ana oyunculardan her biri biçin bir stratejinin geliştirilmesi gerekti. Rusya'ya karşı yapılabilecek her şey yapıldı – yaptırımlardan tam şeytanlaştırmaya, para birimine saldırıdan petrol fiyatı savaşına ve hatta Moskova sokaklarında bir renkli devrim başlatma yönünde (içler acısı) girişimlere kadar. Daha zayıf bir BRICS düğümü için ise, daha kurnaz bir stratejinin geliştirilmesi gerekiyordu. Bu ise bizi, şu anda Brezilya'daki büyük çaplı siyasi-ekonomik istikrarsızlaşmaya uygulanan haliyle, Melez Savaş'ın karmaşıklığına getiriyor.

 

UW kitapçığına göre, geniş “bağımsız orta nüfus” başarıya giden yol açısından temel önemdedir, bu yüzden bu bağımsız kesimler eninde sonunda kendi siyasi liderlerine karşı bir duruş sergilemelidirler. Bu süreç, “isyanı desteklemek”ten (Suriye'de olduğu gibi), “propaganda yoluyla daha geniş rahatsızlık ortamının yaratılmasına ve hükümeti itibarsızlaştıracak siyasi ve psikolojik çabalara” (Brezilya'da olduğu gibi) kadar her şeyi içine alır. Ve bir isyan yükselişe geçtiği zaman, “propagandanın yoğunlaşması, halkın isyana psikolojik olarak hazırlanması” da yükselişe geçer. Brezilya'da olan şey, kısa ve öz olarak budur. 

 

Kendi Saddam'ımıza ihtiyacımız var

 

İstisna-istan'ın en yüksek stratejik hedefi genellikle, renkli devrim ile UW'nin bir karmasına sahip olmaktır. Fakat Brezilya'nın sivil toplumu ve canlı demokrasisi, R2P (“koruma sorumluluğu”) gibi katı UW adımları için fazla sofistikedir.

 

Sao Paulo'nun Brezilya'ya karşı Melez Savaş'ın merkez üssüne dönüşmüş olması şaşırtıcı değil. Brezilya'nın en müreffeh eyaleti olan  Sao Paulo aynı zamanda Latin Amerika'nın ekonomik/mali sermayesine evsahipliği yapıyor ve içiçe geçmiş bir ulusal/uluslararası güç yapısı içinde kilit önemdeki bir dönüm noktası.

 

Tam anlamıyla bütün Batı'ya hükmeden Wall Street merkezli küresel mali sistem, elbette, ulusal egemenliğin Brezilya gibi büyük bir bölgesel aktörde tam ifadesini bulmasına izin veremezdi.

 

Brezilya Baharı başlangıçta gerçekten de görünmez nitelikteydi, yalnızca sosyal medyada var olan bir olguydu – tıpkı 2011 başlarında Suriye'de olduğu gibi.

 

Ardından, Haziran 2013'te Edward Snowden, şu meşhur NSA casusluk pratiklerini sızdırdı. Brezilya'da NSA,  Petrobras'a yoğun bir şekilde sataşıyordu. Sonra apansızın bir bölgesel yargıç olan Sergio Moro, tek bir kaynak – karaborsadaki bir döviz bozma operatörü  – temelinde Petrobras'ın büyük bir belge çöplüğüne erişti. İki yıllık Oto Yıkama yolsuzluk soruşturması şu ana kadar, Petrobras içinde faaliyet yürüten “suç hücresi” olarak adlandırdıkları şey hakkında nasıl bu kadar bilgiye sahip olduklarını açığa çıkarmadı.

 

Burada önemli olan nokta, renkli devrimin işleyiş biçiminin – yolsuzluğa karşı ve “demokrasiyi savunma amaçlı” mücadele – halihazırda devreye girmiş olmasıdır. Bu, Melez Savaş'ın ilk adımıydı.

 

İstisna-istan, Suriye ve Irak çapında ortalığı kasıp kavuran “iyi” ve “kötü” teröristleri türetirken, Brezilya'da “iyi” ve “kötü” yolsuzluk yapmış kişi figürü ortaya çıktı.

 

Wikileaks ayrıca, İstisna-istan'ın Brezilya'nın bir nükleer deniz altı yapmasından şüphelendiğini ortaya çıkardı – bir ulusal güvenlik meselesiydi bu. Aynı zamanda, Odebrecht şirketinin küresel hale gelmesinden ve Petrobras'ın kendi başına, tuz öncesi tortuları arama teknoloji geliştirmesinden de. Bu, genç 21. yüzyılın en büyük petrol keşfiydi ve Büyük Petrol'ü dışlayan, Lula'dan başkası değildi.

 

Ardından, Snowden'ın ifşaatlarının sonucu olarak  Rousseff yönetimi, bütün hükümet kuruluşlarının teknoloji hizmetleri için devlet mülkiyetindeki şirketleri kullanmasını istedi. Bu, ABD şirketlerinin iki yıl içinde 35 milyar dolar gibi bir kayba uğrayabilmesi demekti, zira bu durumda, Enformasyon Teknolojisi & Yenilik Vakfı isimli araştırma grubunun bulgularına göre dünyanın yedinci büyük ekonomisinden yoksun kalacaktı.

 

Gelecek şimdi oluyor

 

Brezilya'da Melez Savaş'a yönelimin siyasi sol veya sağ ile pek az ilgisi vardı. Bu, temel olarak ülkeyi fiilen yöneten az sayıdaki zengin ailenin mobilize edilmesi, Kongre'den büyük yığınların satın alınması, ana akım medyanın kontrol edilmesi, 19. Yüzyılın köle plantasyonu sahipleri gibi davranılması (kölelik halen Brezilya'daki bütün toplumsal ilişkilere nüfuz etmiş haldedir), ve bütün bunların büyük, ancak düzmece bir entelektüel gelenek aracılığıyla meşrulaştırılması ile ilgiliydi.

 

Bunlar, orta snıfların mobilizasyonu için işaret verecekti.

 

Sosyolog Jesse de Souza, Brezilya orta sınıflarının – ki bunların geniş kesitleri şimdi rejim değişikliği yaygarası koparıyor – vergi dağları ve astronomik faiz oranlarıyla kendilerini acımasızca sömüren zengin azınlığı taklit ettiği,   Freudçu bir “ikameci memnuniyet” tanımlamıştır.

 

Zengin % 0,0001'lik kesim ve orta sınıflar, şeytanlaştıracak bir Öteki'ye ihtiyaç duyuyordu – İstisna-istan tarzında. Ve yargı-polis-medya-eski komprador elit kompleksi açısından, bulunabilecek en mükemmel tropik  Saddam Hüseyin figürü belliydi: eski Devlet Başkanı Lula.

 

Menfur Koch Brothers tarafından finanse edilen aşırı sağcı “hareketler” birden bire sosyal medyada ve sokak protestolarında beliriverdi.  Brezilyalı başsavcının Kaos İmparatorluğu ziyareti, bir Oto Yıkama ekibinin Adalet Bakanlığı'ndan gelebilecek ithamlara dayanak sağlaması muhtemel Petrobras bilgilerini teslim etmesiyle sonuçlandı. 

 

Oto Yıkama ve şimdi Başkan Rousseff'in olası yargılanmasını tartışacak olan, kendileri de devasa yolsuzluklara batmış olan Brezilya Kongresi, birbirinden ayrılmaz nitelikte olduğunu ortaya çıkardı.  

 

O an itibariyle senaryo yazarları, bir rejim değişikliğinin toplumsal altyapısının kritik bir hükümet karşıtı kitleye halihazırda büründürülmüş olduğundan, dolayısıyla da bir renkli devrimin çiçek açmasına olanak verdiğinden emindi.  Bir yumuşak darbeye giden yol döşenmişti, hem de (Ukrayna'da olan türden) ölümcül kentsel terörizme başvurmaya gerek kalmaksızın. Sorun ise, yumuşak darbenin başarısız olması halinde – ki bu şu anda en azından mümkün görünüyor – kuşatılmış haldeki Rousseff  yönetimine karşı UW yoluyla Pinochet tarzı bir sert darbe gerçekleştirmenin, yani Tam Melez Savaş'ın başarılmasının hayli zor olacak olmasıydı.

 

Sosyo-ekonomik düzeyde Oto Yıkama, yalnızca Brezilya'daki petrol arama faaliyetlerini düzenleyen kanunların esnetilmesinin ve bu alanın ABD'li Büyük Petrol'e açılmasının eşlik etmesi halinde tam anlamıyla “başarılı” olabilir.  Paralel olarak da bütün sosyal harcama programlarının ezilmesi gerekir.

 

Şu anda olan şey ise tersine, Brezilya sivil toplumunun bir beyaz darbe/yumuşak darbe/rejim değişikliği senaryosuna karşı giderek gelişen seferberliğidir. Brezilya toplumundaki hayati önemdeki aktörler şimdi sıkı bir şekilde Başkan Rousseff'in yargılanmasına karşı tutum almışlardır: Katolik kilisesi ve evanjelistler, birinci kademe öğretim üyeleri, en az 15 vali, sendikalı işçi ve “enformel işçi” yığınları, sanatçılar, öncü aydınlar, yargıçlar, avukatların ezici çoğunluğu ve önemsiz olamayacak bir unsur olarak,  54.5 milyon oyla Rousseff'i yasal olarak seçmiş olan “derin Brezilya”.

 

Bu iş, Brezilya Yüksek Mahkemesi'ndeki bazı şişman adamlar sazı eline alıncaya kadar bitmeyecek. Kesin olan şey, Brezilyalı bağımsız akademisyenlerin şimdiden Oto Yıkama'yı salt bir yolsuzluk karşıtı yönelim olarak değil, İstisna-istan'ın bilgi teknolojileri ve sosyal ağların hakim olduğu sofistike bir küreselleşmiş çevreye uygulanmış jeopolitik stratejisinin en gelişkin vaka incelemesi olarak ele alacak teorik temelleri oluşturduğu. 

 

Bütün bir gelişmekte olan dünya bütünüyle ihtiyatlı olmalı ve buradan dersler çıkarmalıdır, zira Brezilya'nın Yumuşak Melez Savaş'ın en gelişkin örneği olarak analiz edileceği kesindir.  

 

 

Çev: Selim Sezer

 

www.medyasafak.net

 

Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg