slogan
  • Ana Sayfa »
  • ANALİZ »
  • Lübnan’ın hava savunma sistemine ihtiyacı var: Beyrut’taki Arap zirvesi esnasında Suriye’ye çoklu saldırı
     

Lübnan’ın hava savunma sistemine ihtiyacı var: Beyrut’taki Arap zirvesi esnasında Suriye’ye çoklu saldırı

24 Ocak 2019 Perşembe

Sahadaki kaynakların iddiasına göre: “Suriye, İsrail ordusuna ait farklı hedeflere 5 yüksek isabet kapasiteli füze ateşleyerek karşılık verdi, bunlardan sadece biri İsrail’in Demir Kubbe’si tarafından karşılanabildi. Bu, -türünün ilk örneği olarak- İsrail’in neden rastgele ve çeşitli hedeflere yoğun saldılar düzenlediğini açıklayabilir.

 

 

 

Elijah J. Magnier

 

 

Ejmagnier.com

 

 

İsrail jetleri Pazar günü, ilki gün içerisinde ve sonraki de gece yarısını 55 dakika geçe olmak üzere toplam 45 füzeyle bir dizi saldırı dalgası gerçekleştirdi. İsrail'in Suriye hedeflerine yönelik çoklu saldırısı Pazar günü Beyrut'ta başlayan Arap Ekonomik ve Toplumsal Gelişim Zirvesi'ne tesadüf etti. İsrail, gizli ve çift yönlü mesajlarıyla bilinir. (Lübnan hava sahasını ihlali ve Suriye'yi bombalayışının Arap Zirvesi esnasında gerçekleşmiş olması rastlantı değildi.) Lübnan'ın siyasi sisteminin zayıflığı, Hem Arap hem de uluslararası tehdit ve öfke nöbetlerine rehin durumda oluşu ülkenin, egemenliğini koruma altına alacak ve ayrıca İsrail'in Suriye'yi bombalamasını zorlaştıracak kendine ait bir hava savunma sistemine sahip olmasına mani oluyor.

 

Sahadaki kaynakların iddiasına göre: “Suriye, İsrail ordusuna ait farklı hedeflere 5 yüksek isabet kapasiteli füze ateşleyerek karşılık verdi, bunlardan sadece biri İsrail'in Demir Kubbe'si tarafından karşılanabildi. Bu, -türünün ilk örneği olarak- İsrail'in neden rastgele ve çeşitli hedeflere yoğun saldılar düzenlediğini açıklayabilir.  

 

Arap elçiler Beyrut'ta öğle yemeği yerken bile İsrail, Lübnan üzerinden uçarak Şam Havalimanı etrafı ve ülkenin diğer kısımlarındaki bazı noktaları “Suriye'deki İran hedeflerini hedefleme” bahanesi altında bombaladı.  İsrail'in mesajı açıktı ve Araplar ne Lübnan'a yönelik bu saldırganlığı (hava sahasının ihlali) ne de hâlihazırda Arap Ligi'ne geri dönmesine ve Ortadoğu'daki özgün rolünü oynamasına engel olunan ülke olan Suriye'nin bombalanmasını kınadı; kınamak bir yana hafif bir reaksiyon bile göstermediler.

 

Arap Zirvesi esnasında Suriye'ye yönelik bu saldırılardan çıkarılabilecek mesajlardan biri: İsrail o sırada Lübnan'da bulunan yetkililerin birçoğuna düşman değildir. Aslında İsrail, Tel Aviv'e karşı durmakta isteksiz olan birçok Ortadoğu ülkesiyle gizli-aşikâr ilişki içinde olmaktan hoşlanır. Bunlar İsrail'e yönelik direnişi boş ve faydasız,  Direniş Eksenini de fiilen düşman addediyorlar.

 

Lübnan pozisyonunun gereğini icra ediyor: Siyasi liderlerinin çoğu orduyu bilhassa İsrail'in hemen hemen her gün hava, kara ve deniz egemenliğini ihlal etmesine karşı durmaya yarayacak hava savunma sistemi gibi sofistike silahlarla teçhiz etmeyi reddediyor. Hem Rusya hem de İran, Lübnan ordusunu uygun füze bataryalarıyla tahkim etmeyi önerdi ama onlardan bir ses çıkmadı. ABD ve İngiltere; Lübnan polis teşkilatını, ordusunu, ulusal güvenlik subaylarını, özel kuvvetlerini eğitmeyi ve Lübnan'ı “ölümcül olmayan” ekipmanla, içerdeki şehir savaşları için yeterli silahlarla donatmayı cömertçe teklif etti. ABD ve İngiltere, -İsrail'in üstünlük ve hâkimiyetine tehdit teşkil edebilecek- Rusların ya da İranlıların silah hibesi ve düşük maliyetli temin tekliflerini reddetmeleri için siyasi liderlerine baskı uyguladı.

 

Lübnan bu hususta ikiye ayrılmış durumda ama yapabileceği çok az şey var. Lübnan politik eliti Batı ve Arap ülkeleriyle girift ilişkilere sahip. Liderleri politik olarak itaatkâr ve dostlarını kızdırmamayı tercih ediyor. Örnek olarak başta ABD sonra da onun yakın ve itaatkâr müttefiki Suudi Arabistan… Her iki ülke de yerel Lübnan direnişini yani Hizbullah'ı, İsrail'in Filistin ve Lübnan üzerindeki yayılmacı planlarına arz ettiği tehlikeden, Batı'nın Suriye'de “rejim değiştirme” ve Irak'ı bölme hatta Suudilerin Yemen üzerinde kontrol sağlama maksadını bozan bölgesel etkin rolünden ötürü terörist bir örgüt telakki ediyor.

 

ABD müesses nizamı Lübnan'a sofistike silahlar ulaştırmadaki başarısızlığını bunların Hizbullah'ın eline geçmesi ihtimalinden duyduğu endişesiyle savunuyor.  Hizbullah, Lübnan ordusundan farklı olmak üzere; iyi motive olmuş, ideolojik olarak organize ve her türlü savaş biçimine karşı iyi eğitilmiş ayrıca, karadan karaya katı yakıtlı ve karadan havaya füzeler dâhil en gelişmiş silahlarla donanmış, İsrail'e karşı bir savaş durumunda kendi gereksinimleri ve tanzimatını sağlayacak durumda. Geçmişte Beyrut'u saatler içerisinde işgal etmiş ve Suriye'deki savaşı esnasında da Lübnan'dan daha büyük bir coğrafyayı geri almıştır. Aralarındaki mevcut ekipman, beceriler ve ideoloji bağlamındaki büyük farklardan dolayı iki orduyu karşılaştırmanın anlamı yok. Bu veçhile, ABD'nin kaygıları anlamsız görünüyor: ABD'nin esas meselesi, İsrail'i korumak ve İsrail ordusunun komşularının topraklarına tecavüzünü kolaylaştırmak.

 

ABD'nin Lübnanlı yetkililere karşı bu tepeden bakan tavrı, Birleşik Devletler Lübnan'la siyasi ilişkiler müsteşarı David Hale'ın, Ortadoğu'daki birçok Arap ülkesini ziyaretle meşgul olan Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'ya vekâleten gerçekleştirdiği bu ayki ziyaretinde beyan edildi. Hale, esasen malum terörist grubu ve El-Kaide'yi Lübnan'da ve Lübnan'ın Suriye sınırında Hizbullah bertaraf etmişken (Lübnan ordusunun oldukça küçük ve sembolik varlığı ve katılımıyla) ABD'nin IŞİD'i bertaraf etmedeki sözüm ona başarısıyla övündü. Hale, Hizbullah'a -“ tüm Lübnan halkına cevap vermek zorunda olmayan milisler” sözleriyle bu grubun, sözünü ettiği halkın büyük kısmından müteşekkil olduğu, Şii, Sünni, Hıristiyan ve Dürzîlerden oluşan Lübnan nüfusunun yarıdan fazlası tarafından desteklendiği gerçeğini göz ardı ederek- dil uzatmada tereddüt etmedi.

 

Hale, Lübnan Hükümetinin tercihiyle zıt düşmekten çekinmeyerek parlamentoda düzinelerce vekille temsil ediliyorken ve üyelerin üçte ikisi tarafından destek görmekteyken Hizbullah'ın gelecek hükümette yer almasının ekonomik bir yük olacağı tehdidinde bulundu. Hizbullah sağlık bakanlığını istiyor ve yüklü faturaları hafifletmek için ilaç fiyatlarını indirme, Lübnan sahnesini viraneye çeviren yolsuzluğu azaltmak için yerli üretim inşa etme niyetini gizlemiyor. ABD, bunun Hizbullah'ın yereldeki imajını yükselteceği ve Lübnan toplumunun ona yönelik desteğini artıracağı korkusundan, Hizbullah'ın herhangi bir bakanlığı başarılı bir biçimde yürütmesini istemiyor. ABD, Hizbullah'ın Şii Lübnanlı nüfustan ayrı değil aksine onunla birleşik olduğundan habersiz gibi görünüyor.  

 

Hale, ABD'nin “İran'ı son askerine kadar Suriye'den defetme” kabiliyeti olduğuna dair iddiasıyla ulaşılamaz bir üst limit ortaya koydu. İran, rejim değiştirme operasyonunu durdurması ve işgalci cihadist varlığı geri çevirmesi için Suriye'ye Şam hükümeti tarafından davet edildi. IŞİD'e karşı savaşı desteklemek için Bağdat hükümeti tarafından da davet edilmişti. (Irak'ın başkentindeki Ortak Operasyon Odasında Rusya'yla birlikte hala varlığını sürdürüyor.) ABD, İranlı danışmanlara Irak'tan çıkmayı emredemez. Bilakis, İranlı ve Amerikan subaylar, birbirlerine birkaç yüz metre uzaklıkta çalışıyorlar ve her ikisi de IŞİD'la mücadelede istihbarat sağlıyor. 

 

ABD ve İran arasındaki durum Suriye'de daha farklı.  Levant, İsrail'le müşterek sınıra sahip. Bu durum ABD'nin Tel Aviv'in işgal edilmiş Golan Tepeleri üzerine hırslarını desteklemeye ve -her ne kadar ne baba ne de oğul Esat 2011'den önceki 30 yıl boyunca bu huduttan tek bir kurşun dahi atmamış olsa da- Direniş Ekseni'nin sınırlarına çok yakın olmasından doğan korkularını gidermeye hasrettiği ehemmiyeti “çok yükseğe” çıkartıyor. ABD, İran'dan farklı olarak Suriye'ye davet edilmemişti ve ayrıca IŞİD'in burada olmayışına aldırmaksızın Suriye ve Irak arasındaki El Tenaf geçidini terk etmeyi istemiyor. Dahası Trump, geri çekilme iradesini, başka bir işgalciyi buraya getirmek şerhiyle açıkladı. (Türkiye'yi, ABD kuvvetlerinin ayrılacağı yerler olan Haseke ve Rakka vilayetlerine geçirmek…)

 

ABD müesses nizamı, Arap Ligi ülkelerine Suriye'yi yuvaya döndürme ve onu yeniden inşa etme konusundaki coşkularını dizginlemeleri hususunda baskı uyguluyor. Ayrıca Kuzeydoğu Suriye'de bir Türk işgalini örgütlüyor. Hizbullah karşıtlığını tesis etme amacıyla yeni yaptırımlarla tehdit etmek suretiyle Lübnan'a irade dayatıyor ama boşuna. Lübnan'ın, İsrail'in Suriye'yi bombalamasını durduracak olan füze savunma sistemini elde etmesini engelliyor. Açıkça niyet, Levant'ı fokurdar durumda ve istikrarsız halde tutmak. Hedeflenen, yetkililerinin sınırlarında Suriye'dense IŞİD'i tercih ettiklerini açıkça dile getirdiği İsrail'in çıkarlarıdır.

 

 

Çeviri: Medya Şafak   

 

Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg