slogan
  • Ana Sayfa »
  • HABERLER »
  • Visam Suikastının Perde Arkasında Amerika ve İsrail Var / Mukavemete Silah Bıraktırma Planı
     

Visam Suikastının Perde Arkasında Amerika ve İsrail Var / Mukavemete Silah Bıraktırma Planı

4 Kasım 2012 Pazar

Lübnanlı siyaset uzmanı Dr. Muhsin Salih, Lübnan İç İstihbarat Servisi Başkanı Visam El Hasan’a düzenlenen suikastın arkasında Amerika ve İsrail’in olduğu kanaatinde. Salih’e göre Visam’ın öldürülmesinin sebebi, Amerika ve İsrail’in Lübnan’da kargaşa çıkarmasına engel olması.

http://www.medyasafak.com/resim/haber/10889_476649480104.jpg
Visam Suikastının Perde Arkasında Amerika ve İsrail Var / Mukavemete Silah Bıraktırma Planı

 

Lübnanlı siyaset uzmanı Dr. Muhsin Salih, Lübnan İç İstihbarat Servisi Başkanı Visam El Hasan’a düzenlenen suikastın arkasında Amerika ve İsrail’in olduğu kanaatinde. Salih’e göre Visam’ın öldürülmesinin sebebi, Amerika ve İsrail’in Lübnan’da kargaşa çıkarmasına engel olması.

Lübnanlı üniversite öğretim üyesi ve siyaset uzmanı Dr. Muhsin Salih, Fars Haber Ajansı’na verdiği röportajda Lübnan İç İstihbarat Servisi Başkanı Visam El Hasan’a düzenlenen suikasta değinerek, “General El Hasan’ın öldürülmesinin sebebi, Siyonist istihbarat örgütünün ve bu örgütün Lübnan içindeki bağlantılarının ülkede çıkarmaya çalıştığı kargaşayı engellemede gösterdiği üstün başarıdır. Visam El Hasan’ın Lübnan’da kargaşa çıkarılması planlarını engellemesi Siyonist rejimi öfkelendirdi” diye konuştu.

Dr. Salih şöyle konuştu: “Ben, şimdiye kadar El Hasan’a düzenlenen suikastla ilgili söylenen her şeyin, bilhassa terör saldırısının Suriye’ye mal edilmesinin ortalığı bulandırmaktan başka bir şey olmadığına inanıyorum. Olayın Suriye’ye mal edilmesinden hoşnut olan ve bu durumdan istifade edenler var. Bu insanlar, Amerika’nın ve Siyonist rejimin güdümünde, Suriye-Lübnan ilişkilerine zarar vermek istiyorlar.”

Lübnan’daki 14 Mart Grubu’nun El Hasan suikastına dair açıklamalarına da değinen Muhsin Salih, “14 Mart Grubu, Visam El Hasan’ın adı sabık Lübnan başbakanı Refik Hariri’ye düzenlenen suikast dosyasında adı geçtiği için onu kendine mal ediyor; oysa El Hasan bütün Lübnan için çalışan bir istihbarat şefiydi” dedi.

El Hasan’ın Hariri’nin yanına defnedilmesine de değinen Lübnanlı siyaset uzmanı Dr. Muhsin Salih, “El Hasan’ın Hariri’nin yanına defnedilmesi, 14 Mart Grubu’nun El Hasan’ı kendine mal etmesi anlamına gelir. Bu da ülkenin El Hasan etrafında birkaç parçaya ayrılmasına neden olur. Visam El Hasan ülkeyi Siyonist istihbarat örgütünün ve bu örgütün Lübnan içindeki bağlantılarının şerrinden kurtardı. El Hasan son nefesine kadar Mukavemet’in güvenlik birimiyle ve Suriye Güvenlik Servisi ile irtibat halindeydi ve bu birimler arasındaki koordinasyonu sağlıyordu” diye konuştu.

Suriye’yi veya Hizbullah’ı suçlamaktaki amaç

Hizbullah’ın ve Suriye’nin suçlanmasına işaret eden Muhsin Salih şunları kaydetti: “El Hasan suikastından Hizbullah’ı veya Suriye’yi sorumlu tutanlar Amerika’nın ve Siyonist rejimin maşası, Suudi Arabistan İstihbarat Kurumu’nun aracıdırlar. Bu yüzden onlar, Amerika’nın, Siyonist rejimin ve Suudi Arabistan istihbaratının sözcülüğünü yapmaktadırlar; onların yerine konuşmakta ve Suriye’yi veya İslami Mukavemet’i suçlamaktadırlar.”

Visam El Hasan’ın çalışmalarının Siyonistleri öfkelendirdiğini ifade eden Dr. Salih, “Gerçek şu ki, El Hasan 2005’te iç istihbarat servisi başkanı seçildi ve bu görevinde kaldı. Biz, Siyonistlerin o tarihten beri bu durumdan, özellikle de El Hasan’ın Siyonist casusların Lübnan’daki faaliyetlerini engellemeye yönelik çalışmalarından rahatsızlık duyduğunu biliyoruz. Visam El Hasan ile MOSSAD’ın arasının açılmasını başka türlü nasıl yorumlayabiliriz? MOSSAD, El Hasan’ın adını dahi duymaya tahammül edemiyordu” diye konuştu.

Visam El Hasan’ın Mukavemet’le ve Suriye ile herhangi bir sorunu yoktu

Lübnanlı siyaset uzmanı Muhsin Salih şöyle konuştu: “Olaydan Suriye’yi ve Mukavemet’i sorumlu tutanlar büyük bir hata içerisindedirler. Visam’ın Mukavemet’le ve Suriye ile herhangi bir sorunu yoktu. Visam’la Mukavemet arasında bir sorun vardıysa bile bu, siyasî bakış açısından kaynaklanan yüzeysel bir sorundu, hiçbir zaman derinleşmedi. Bu görüş ayrılığı, Lübnan’ın istikrarından, birlik beraberliğinden ve fitneye kapılmamasından, özellikle de Siyonist rejimin planladığı kargaşa ortamına sürüklenmemesinden dolayı güvenlik meselelerine yansımadı. Visam’ın öldürülmesiyle ilgili olarak Siyonist rejimin iyi niyet gösterisinde bulunmasını bekliyorlarsa çok yanılıyorlar.”

Visam El Hasan suikastıyla ilgili incelemeler

Röportajında Visam El Hasan suikastıyla ilgili incelemelere de değinen Muhsin Salih, “El Hasan ile yakın ilişki içerisinde olmuş Lübnan İç Güvenlik Kuvvetleri Başkanı hiç kimsenin suçlanmadığını vurguladı ve kendilerini sonuca götürecek ipuçlarını aradıklarını ekledi. Ayrıca kimseye siyasî bir suçlamada bulunmak istemediklerini, siyasî suçlamanın sorunu ikiye katlayacağını ifade etti” dedi.

Dr. Salih, “14 Martçılar bu açıklamaları anlamış olsalardı sorumsuzca konuşmazlardı” diye konuştu.

Lübnan kamuoyunun Visam suikastına bakışı

Lübnan kamuoyunun İç İstihbarat Servisi Başkanı Visam El Hasan suikastına bakışını değerlendiren Muhsin Salih, “Lübnan halkı siyasî liderlerin konuyla ilgili açıklamaları çerçevesinde farklı gruplara ayrıldı. Lübnan’da etnik ve dinî ayrışmalar mevcut. Kimi siyasî liderler para harcayarak ve dinî söylemler geliştirerek amaçlarına ulaşmaya, bu yolla Lübnan’da bir arada yaşamayı engellemeye, İslami Mukavemet ile halkın arasını açmaya çalışıyor. Şu anda Mukavemet çok güçlü; bu sorunu da aşacak” dedi.

Dr. Salih, “Amerika ve Siyonist rejim, Mukavemet’i ve Suriye’yi suçlamaya çalışıyor. Ancak Lübnan halkının bilinci ve Mukavemet’in gücü sayesinde bu sorun da aşılacak” diye konuştu.

Beyrut’taki terör saldırılarının Lübnan’a etkisi

Beyrut’taki terör saldırılarına değinen Muhsin Salih şöyle konuştu: “Terör saldırılarının sonuçlarından biri Lübnan devletinde vücuda gelecek değişikliklerdir. Saldırılar meclis seçimlerinin erkene alınmasına, 2013’te yapılmasına sebep olacak. Seçimler muhtemelen 2013 baharında veya yazında yapılacak.”

Dr. Salih, “Başka değişiklikler olacağını sanmıyorum. Lübnan’ın bazı şehirlerinde taşkınlıklar da oluyor. Fakat güvenlik güçleri, ordu, Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı ülkenin bu hassas dönemi sağ salim atlatması ve Lübnan’ın istikrarının ve birlik beraberliğinin korunması için ellerinden geleni yapıyorlar” diye konuştu.

14 Mart Grubu güç kazanmak istiyor

Başbakan Necib Mikati’nin istifa etmesi için yapılan baskılara işaret eden Lübnanlı siyaset uzmanı Muhsin Salih şunları söyledi: “14 Mart Grubu bir bildiri yayınlayarak Necib Mikati’yi El Hasan suikastının sorumlusu ilan etti ve istifasını istedi. Bence 14 Mart güç kazanmak ve yönetimi ele geçirmek istiyor. Mikati Emniyet’le ve El Hasan’la işbirliği yaptı; birimler arasında ayrımcılık yapmadı. Ama 14 Mart bu yola başvurarak bir kez daha güç elde etmek istiyor.”

Dr. Salih, “Başbakan Mikati’nin 14 Mart Grubu’nun baskılarına boyun eğmesinin sebebi, kendisini hükümet içerisinde Sünnilerin temsilcisi olarak görmesidir. Sünnilerin desteğini kazanmak istedi. El Müstakbel ve 14 Mart dışında bölgesel meseleler ve Lübnan’ın iç sorunları hakkında görüş belirten başka bir akımın var olduğunu göstermek istedi. Bilahare başarılı da oldu. 14 Mart ve El Müstakbel, Mikati’nin Sünnilerce desteklenmesinden rahatsızlık duydu. Mikati, mutedil Sünnilerin temsilcisidir” dedi.

Terör, Amerika’nın ve Siyonist rejimin işi

Dr. Salih, “Bu terör saldırısını Amerika Siyonist rejimle koordineli bir biçimde gerçekleştirdi. Amaç kargaşa çıkarmaktı, Lübnan’a fitne tohumları ekmekti. Onlar açısından kimin işbaşına geldiği önemli değil. Onlar için önemli olan Mukavemet’le çatışmak ve Mukavemet’i suçlamak” diye konuştu.

Dr. Salih şunları kaydetti: “Amerika ve Siyonist rejimin asıl derdi Lübnan’da kaos ortamını canlı tutmak ve ülkeyi istikrarsızlığa sürüklemek. Hizbullah’ın insansız hava uçağı Siyonist rejimi korkuya düşürdü. Bu yüzden terör saldırısında bulunarak korku ortamını Lübnan’a taşımak istedi.”

Visam El Hasan suikastı ve perde arkasındaki hedefler

Lübnanlı siyaset uzmanı Dr. Muhsin Salih röportajın devamında şunları söyledi: “Visam’a düzenlenen suikast, sabık başbakan Refik Hariri’ye düzenlenen suikasta benziyor. Biz şu an çok hassas bir dönemdeyiz. Refik Hariri’yi öldürenler bir iç meseleyi Mukavemet’e silah bıraktırmak için kullandılar; ama başarılı olamadılar. Başarılı olamayınca da 2006 savaşını çıkardılar ama o da bir netice vermedi. Şimdi de aynı şeyi yapmak istiyorlar. Kanaatimce hiçbir zaman da başarılı olamayacak, Lübnan’da kargaşa çıkaramayacaklar. Hizbullah’a silah bıraktırmak için Visam suikastını kullanamazlar. Çünkü şartlar oluşmadı. Bu yüzden, daha düne kadar sessiz kalan bazı 14 Mart Grubu üyeleri medyada siyasî tartışmalara girişti. Mantık dışı yollarla Mukavemet’e baskı uygulamaya çalışıyorlar.”

Dr. Muhsin Salih, “Bence El Hasan suikastını güvenlik güçlerine bıraksınlar; siyasîleştirmesinler ve Siyonist rejim dışında kimseyi suçlamaya kalkışmasınlar. Çünkü bu tür terör saldırıları sadece Siyonist rejimin işine yarıyor” diye konuştu.

medyaşafak

 

 
Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg