slogan
     

"ABD’nin Bugüne Kadarki En Açık Yanıltma Harekâtı"

24 Nisan 2013 Çarşamba

"FBI, teröristleri istihdam edip Amerika Birleşik Devletleri’ne saldırmak üzerine eğitmek ve daha sonra onları “tam zamanında” tutuklamakla geçen uzun bir tarihe sahiptir. FBI kaç defa teröristler kiralayıp eğitti ve “tam zamanında” tutuklamayı başaramadı? Bunu hiçbir zaman bilemeyebiliriz."

Gordon Duff


Press TV


Bu hafta Boston'da gerçekleşen terör saldırısı, Amerika'nın maruz kaldığı ilk inanılmaz istihbarat ve emniyet hatası değil. “İnanılmaz” kelimesiyle tam olarak, “inanılmaması gereken”i kastediyorum.


Daha duman dağılmadan İsrail Lobisi ve DEBKA suçlu taraflar olarak “Ortadoğu bağlantıları bulunan ülke içi teröristleri” göstermişti. Tek başına bu, gerçek bir komplonun var olduğunu, bu kez bugüne kadarki en açık yanıltma harekâtının gerçekleştirildiğini doğrulayan bir şey olarak kabul edildi. 

En yüksek kaynaklar, Boston bombalamasıyla “meşgul” 

11 Eylül sırasında NORAD ve tüm Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri “buharlaştı”; tıpkı FBI, İç Güvenlik Bakanlığı ve Boston PD emniyeti gibi. Buna alıştırılıyoruz, bize yalan söyleniyor ve gerçeği söylemek gerekirse katlediliyoruz da. 

Boston saldırısını takip eden günler içinde, Amerika'nın İstihbarat ve Özel Harekât teşkilatı, gayri resmi bilgi toplama kanallarını harekete geçirdi. Amerika'nın önde gelen istihbarat ajanları işte bu şekilde, tehditler hakkında hassas bilgileri enformel şekilde paylaşıyor. 

Hem beşeri, hem de elektronik istihbarata en yüksek düzeyde erişimi olanlar, teröristleri izlemeyi ve öldürmeyi planlayanlar, son derece sarsıcı bir sonuca ulaştılar.

“Bir Amerikan teşkilatı işin içinde, ilk tahminimiz bunun FBI olduğu.” 

Eğer bu soruyu üç yıl önce sormuş olsaydım – ki sordum – bana “komplo teorisyeni” derlerdi, ve nitekim öyle denildi. Şimdi bana “Duff, sen bütünüyle haklıydın, şimdi kendimizi aptal gibi hissediyoruz” diyorlar.

Amerika'nın Özel Harekât teşkilatı, yakın zamanda saldırıya uğradı. Uzun süre İsrailli mevkidaşlarıyla yakın müttefik olan ve hâlâ da onlarla güçlü dostluğunu koruyan grup, şimdi bozulan ilişkilerden ve Netanyahu'nun zayıf liderliğinden şüphe duyuyor.  


Dahası, Amerika'nın birçok seçkin savaşçısı, ait oldukları grupların “terörist” listesinde olduğunu görmenin şokunu yaşıyor. Onların muhafazakâr politikaları ve yurtseverlikleri, şimdi ulusal güvenliğe tehdit olarak tanımlanıyor. 

Amerika'nın pek çok ordu ve istihbarat lideri üzerine şüphe getiren yeni politika, Tel Aviv'den geliyor. Kimse bunun gelişini, bu ihaneti görmedi.

Arka plan 

2005 yılında Başkan Bush (43), İsrail vatandaşı Michael Chertoff'u İç Güvenlik Bakanlığı'nın başına atadı. Her tür yasal yaptırım, anti-terör faaliyetleri ve yurtiçi gözetim operasyonlarını İsrail kontrolü altında gerçekleştirmek, İç Güvenlik Bakanlığı sekreteri olarak Chertoff'un işiydi.  

Bu, tüm sözleşmeleri ve beraberinde tüm ekipmanları, tüm eğitimi ve istihbarat veri tabanlarına tam erişimi İsrail şirketlerine yönlendirmek yoluyla yapıldı. Tüm Amerikan şirketleri, “eski harp gazilerine ait olanlar” da dâhil olmak üzere, İsrailli ortakları kabul edinceye kadar dışarıda bırakıldı. 

Yasama ve polis alanlarına, savunma, istihbarat, emniyet ve anti-terör alanlarına girmiş bütün Amerikalıları, eğitim için İsrail'e götürdüler. On binlerce kişi yolculuk etti.

İsrail, “her şeyi bilen” olarak görülüyordu. 

Yıllar sonra, çok daha fazla Amerikalı, yüzbinlerce Filistinli öldürülürken, diğerleri toplama kamplarında on yıllarını geçirirken, İsrail'in “kan düşmanları” olduğunu iddia ettiği ülkeler olan Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, Kuveyt, Ürdün, Katar, Bahreyn ve BAE ile işbirliği içinde olduğunu anladı.  

“Görmezden gelme” eğitimi 

İsrailliler tarafından eğitilenler, çok yetenekli İsrailli uzmanlardan öğrenmek ve becerilerini geliştirmekten ziyade, bir tür “beyin yıkama” ile olsa da, Amerika Birleşik Devletleri'nin yıkılmasının suç ortakları haline geldi. 

Bu yüzden, maratonun da katılımcıları arasında olan, Mobile Üniversitesi'nin uluslararası antrenörü Ali Stevenson'dan, polisin kendisine bir terörizm “oyunu” kurduklarını söylediğini duyduğumuzda bazı şeyler daha açık hale geldi.  


Bu tür oyunlar, İsrailli şirketlerle taşeronluk anlaşması yapan İç Güvenlik Bakanlığı tarafından denetleniyor. Onlar, güvenliği test etmek için “simülasyonlu” patlayıcılar taşıyan sırt çantalı aktörler kiralıyorlar.


“Simülasyonlu” düdüklü tencere bombaları içeren sırt çantalı çok sayıda “aktör” saptandı ve fotoğrafları basıldı.

Aynı şey daha önce Londra'da da olmuş, 7 Temmuz 2005'te bir İsrail şirketi tarafından çantalardaki “simülasyonlu” bombalarla terörist rolünü “oynamak” üzere kiralanan aktörler, 700'den fazla yolcunun ölümüne veya yaralanmasına yol açmıştı.


Bunlar, bir biçimde İsrail'le bağlantılı olan terörist unsurların Amerika'nın güvenlik altyapısına “sızmasının” sonucu olduğu açıkça görülen çok sayıda “tesadüf”ten yalnızca iki tanesi. 

Şimdi bunların sonuçları, sahte “yalnız kovboy”ların açtığı ateşlerde, her biri bir öncekinden daha “inanılmaz” olan eylemlerde ve şimdi de Boston bombalamasında görülüyor.

Casusluğun görmezden gelinmesi 

George W. Bush “başkanlığı üstlendiği” zaman, FBI Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi'ni (AIPAC) casusluk örgütü olarak soruşturmuştu. Her ikisi de AIPAC'ta çalışan İsrail vatandaşları olan Stephen Rosen ve Keith Weissman, Amerikalı yetkili Lawrence Franklin'le birlikte casusluk suçlamasıyla tutuklanmıştı. 

İç Güvenlik Bakanı Chertoff ve Başsavcı John Ashcroft, Rosen ve Weissman hakkındaki kovuşturmanın düşürülmesi emrini verdi. Komplo ortakları olan Franklin ise cezaevine girdi. 

Bundan sonra, Abraham Foxman'ın yönettiği İftira ve İnkârla Mücadele Birliği (ADL) ve Morris Dees'in yönettiği Güney Yoksulluk Hukuk Merkezi (SPLC) ile birlikte AIPAC ile, Amerikan ordusunu ve emniyetini terörist tehditler hakkında “eğitmesi” için anlaşma yapıldı.

Ancak bu örgütler İsrail tarafından finanse edilip kontrol edildiği için ve Netanyahu'nun sıklıkla söylediği üzere “Amerika acı çektiğinde İsrail kâr ettiği” için, bu yönden gelecek bir yardım “tedavi”den çok “hastalık”tır. 

Bush'un el çektirilen ilk temsilcisi, kendi kendisine “11 Eylül kahramanı” unvanı veren eski vali Rudy Giulani'nin temsilcisi, NYC polis şefi Bernie Kerik oldu.  11 Eylül sırasında Holland ve Lincoln Tünellerini yok etme girişimleri sırasında üzerlerinde silah ve patlayıcıyla yakalananları özel nezarete alan Kerik, hizmet veremiyordu.

Kerik hapiste. Meşhur videolarda görülen ve “dans eden İsrailliler” olarak bilinen beş kişi dışında, 11 Eylül'de silah ve patlayıcılıyla yakalananlar kayboldu. Ve evet, o beş kişi de serbest bırakıldı. 

Boston'daki “basit olay” 

Boston bombalamasından üç gün sonra FBI, olası bir “şüpheli”nin bulanık bir fotoğrafını yayınladı.  

Aynı fotoğraf günler önce çok açık yüksek çözünürlükle Facebook'ta yayınlandı ve Veterans Today'de de basıldı. İlave olarak hepsi de açık ve tanımlanabilir olan diğer şüphelilerin fotoğrafları da yayınlandı ve bir milyon kişi tarafından görüldü. Fakat FBI sadece bir şüphelinin bozulmuş ve bulanık kopyalarını yayınlamayı seçiyor.

Neden bunu yapsınlar? 

İsrail'in DEBKA Files sitesi şüphelilerden birinin “Ortadoğulu” olduğunu söylediğinde, göründüğü kadarıyla haklıydı. Mavi eşofmanlı bir şüphelinin açıkça tanımlanabilir bir fotoğrafı, Ortadoğulu olabilecek birine benziyor. 

Belki İsrailli değildir, belki FBI onun fotoğrafını yayınlamalı ve onun neden bomba koyduğunu, kim olduğunu ve nereli olduğunu araştırmalıdır.

Şu ana kadar, bunu bir öncelik olarak görmediler. 

Elbette FBI'a İsrailli şirketler eğitim ve danışmanlık sağlıyor. FBI, teröristleri istihdam edip Amerika Birleşik Devletleri'ne saldırmak üzerine eğitmek ve daha sonra onları “tam zamanında” tutuklamakla geçen uzun bir tarihe sahiptir.

FBI kaç defa teröristler kiralayıp eğitti ve “tam zamanında” tutuklamayı başaramadı? Bunu hiçbir zaman bilemeyebiliriz.

Ordu ve istihbarat teşkilatlarının, FBI'ın Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı bir terör saldırısının planlanmasına ve uygulanmasına gerçekten katılmış olabileceğinden şüphe etmesinin nedeni bu olabilir mi?
 

Çev: Selim Sezer
 

medyasafak.com

Öne Çıkan Haberler

ÖZEL: Hizbullah'ın Suriye ve Irak'ta şehit düşen 12 efs

hizbullah-dvd-12.1-fawzi-ayyoub.jpg

Leyla Halid Medya Şafak'a konuştu: Filistin Halkının ön

60291-leyla-halid-1.jpg

Enis Nakkaş: ABD'nin Suriye'de geleceği yok, Trump Suri

thumbnail_image1.png

FHKC Siyasi İlişkiler Başkanı Semir Loubani Medya Şafak

DReYGIYWkAApvdD.jpg

Leyla Halid, Medya Şafak'a konuştu: Oslo Anlaşması ipta

leyla-halid-1.jpg

FHKC-Genel Komutanlık Lideri Ahmed Cibril'in el-Meyadin

ahmedcibril-velayeti-16.jpg

ÖZEL: İlk kez: Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ın Bosna

48330-hqdefault.jpg