Birinci ve ikinci yüzyıllardan günümüze ulaşan İbâdî mirası sadece Şîa araştırmalarının işine yaramaz. Bu metinler çok sayıda Kur'ân âyeti, hadis ve nebevî fıkıh/sünnet aktarımı içerir. İbâdî eserleri, tarihsel bağlamda revizyonistlerin (İslâm tarihini geç dönem bir kurgu olarak gören şarkiyatçı yaklaşımların) iddialarına diğer tüm literatürden daha sağlam bir ampirik yanıt sunar.
23.08.2026
16.08.2026
14.08.2026
13.08.2026
31.07.2026
29.07.2026
Sümer Kral Listesi'ndeki Enmeduranki/Adapa figürlerinin Hz. İdris ve Hz. Âdem ile olan tarihsel-dilbilimsel bağlamı, yazının ve astronominin kökenleri.
Büyük güçlerin gerilemesi doğrudan askeri bozgunlarla değil, piyasaların, müttefiklerin ve rakiplerin o gücün kapasitesini yeniden değerlendirmesiyle (bilişsel kırılmayla) başlar. 1956 Süveyş Krizi bu durumun en somut örneğidir. Birleşik Krallık askeri ya da ekonomik gücünü bir gecede kaybetmemiş, ancak uluslararası sistemin onun Washington’dan bağımsız hareket edebilme yeteneğine olan güveni sarsılmıştır.
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) araştırmacısı Brendan Whelan kararı, Batı'nın Suriye hakkındaki en önemli savaş anlatılarından birinin sözde delillerini yeniden tartışmaya açıyor.
Taberî, Tarih’inde Ömer b. Hattâb’ın hilafeti döneminde Abdullah b. Abbas ile arasında geçen bir konuşmayı nakletmiştir. Bu konuşmada Ömer, Kureyş’in Müminlerin Emiri Ali’nin (a.s.) hilafetini engellemek için yürüttüğü faaliyetleri ve bu hususta yaptıkları planlamaları açıkça ikrar etmektedir. Konuşmanın bir bölümünde Ömer, İbn Abbas’a şöyle demiştir...
Bir rivayetin sıhhat ve geçerliliğinin tespiti, kimi zaman râvilerden bağımsız olarak, doğrudan metin tenkidi üzerinden gerçekleştirilmektedir. Ancak bu safhada dahi tarihçilerin kelâmî kabullerinin üslupları ve yaklaşımları üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Fahreddin Râzî’den nakledilen şu söz, bu durumu özetler niteliktedir: "Gadir hadisine dair dört yüz rivayet yolu (tarik) buldum; buna rağmen [hadisin] sahih olduğu içime sinmedi."
Sonuç: Bu mesele, İmâmîyye’nin hadis ve fıkıh külliyatının, Hz. Ali b. Ebû Tâlib’e nispet edilen asli görüşleri sahih biçimde muhafaza ettiğini gösteren deliller zincirine eklenebilecek önemli bir örnek teşkil etmektedir.