Enver Abdülmalik ve tarihsel artı değer kavramı / Sosyal teori ve düşünce okulları niçin Batı’da gelişti?

Enver Abdülmalik ve tarihsel artı değer kavramı / Sosyal teori ve düşünce okulları niçin Batı’da gelişti?

"Tarihsel artı değer sayesinde bilimsel ve endüstriyel devrimler gerçekleşebildi; jeopolitik, deniz gücü aracılığıyla dünyanın kontrolüne doğru ilerlemenin araçlarını sağlarken; iletişim teknolojileri fikirleri, teorileri ve kavramları merkezden farklı çeperlere yaymak için hareket etti. Nihai sonuç, sosyal teorinin ve genel olarak düşünce okullarının Batılı hegemonik merkezlerde geliştirilmesinin yoğunlaşmasıyla sonuçlanan, merkezde benzersiz bir birikim süreci olmuştur."

İran savaşının gizli bedeli: Beyin hasarları ABD askerlerinin geleceğini tehdit ediyor

İran savaşının gizli bedeli: Beyin hasarları ABD askerlerinin geleceğini tehdit ediyor

Askeri verilere göre, 2000 ile 2025 yılları arasında 500.000'den fazla ABD askeri personeline travmatik beyin hasarı teşhisi kondu. Vakaların yaklaşık %82'si "hafif" olarak sınıflandırılmasına rağmen, uzmanlar semptomların ilk yaralanmadan çok sonra bile devam edebileceği konusunda uyarıyor.

Mazenderani’nin Usûl-i Kâfî şerhinden: Muhammedi Nur, Ruh, Akıl ve Kalem rivayetleri hakkında

Mazenderani’nin Usûl-i Kâfî şerhinden: Muhammedi Nur, Ruh, Akıl ve Kalem rivayetleri hakkında

Bu rivayetler arasında bir çelişki yoktur; zira bu üçü (Nur, Ruh ve Akıl) zat itibarıyla bir ve aynıdır, yalnızca yönleri-özellikleri (haysiyetleri) bakımından farklılık gösterirler. Nitekim ilk yaratılan bu varlık; kendi zatında zâhir olması, diğer varlıkların varoluşunu ortaya çıkarması ve kemalâtın İlk İlke-Köken'den (Mebde-i Evvel)...

Hassan Ansari’den notlar (1): İmamiyye’nin kitaplarının bir kısmının kaybolması üzerine

Hassan Ansari’den notlar (1): İmamiyye’nin kitaplarının bir kısmının kaybolması üzerine

Bunun bir örneği, Bağdat'taki Şeyh Tusi'nin kütüphanesi ve medresesidir; 447 (Hicri) yılında Selçuklu sultanı Tuğrul Bey'in saldırısında düşmanlık ateşine esir düşmüş ve doğal olarak birçok kitap ve paha biçilmez Şii miras yok olmuştur. Hatta Şeyh Tusi'nin kendi teliflerinden bir bölümünün de tam olarak bu nedenle kaybolduğunu biliyoruz.

Parıltılar (12): Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Ancak bu epistemolojik sansür ve cerh çabası paradoksal bir şekilde, Rec'at inancının Şia'nın muhalifleri tarafından iddia edildiği gibi 3. veya 4. yüzyıl uydurması olmadığını; ilk asırda bunu doğrudan Hz. Ali’den işitmiş sahabenin seçkin simalarından biri tarafından bizzat savunulduğunu kanıtlayan birer vesika hükmündedir.

"Sen Kitap Nedir, İman Nedir Bilmezdin" (Şûrâ, 52) Ayetinin Manası

Ehl-i Sünnet, Hz. Resulullah'ın (s.a.a.) vahiy inmeden önce mümin olmadığına ve bi'setini (peygamberliğini) bilmediğine kaildir. Delil olarak da şu ayeti getirirler: "İşte sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin." (Şûrâ, 52). Bildiğim kadarıyla bu durum, Şia-i İmamiyye'nin inancına muhaliftir. Onların bu görüşünün aksini nasıl ispat edebiliriz?