"İmam" için 720 adet haber bulundu

ÖZEL: Sünnî Tarihçilerin Kelâmî Kabullerinin Gadir-i Hum Hadisesinin Tasvirine Etkisi

ÖZEL: Sünnî Tarihçilerin Kelâmî Kabullerinin Gadir-i Hum Hadisesinin Tasvirine Etkisi

Bir rivayetin sıhhat ve geçerliliğinin tespiti, kimi zaman râvilerden bağımsız olarak, doğrudan metin tenkidi üzerinden gerçekleştirilmektedir. Ancak bu safhada dahi tarihçilerin kelâmî kabullerinin üslupları ve yaklaşımları üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Fahreddin Râzî’den nakledilen şu söz, bu durumu özetler niteliktedir: "Gadir hadisine dair dört yüz rivayet yolu (tarik) buldum; buna rağmen [hadisin] sahih olduğu içime sinmedi."

Parıltılar (8): Yazılı hadis kayıtlarının en eskisinde (Hz. Ali’nin Sahifesi) pulsuz balığın yasaklanması

Parıltılar (8): Yazılı hadis kayıtlarının en eskisinde (Hz. Ali’nin Sahifesi) pulsuz balığın yasaklanması

"Bu inanılmaz belge, erken dönem İslam araştırmacılarının sürekli ilgisini çeken önemli bir soruyu cevaplayabileceği için daha kapsamlı bir incelemeye ihtiyaç duyuyor: Hz. Peygamber, madem Sünnet’in Kur'ân-ı Kerîm kadar geçerli olmasını amaçlıyordu, onu niçin yazıya geçirmedi? [Yoksa geçirdi mi?]"

ÖZEL: “İsrailoğullarının nakiplerinin sayısınca” hadisi çerçevesinde / İmamlar ile İsrailoğullarının nakipleri arasında yapılan sayısal benzetmenin analizi

ÖZEL: “İsrailoğullarının nakiplerinin sayısınca” hadisi çerçevesinde / İmamlar ile İsrailoğullarının nakipleri arasında yapılan sayısal benzetmenin analizi

İbranice נִקְּבוּ (nikvu) ifadesi ve onun Arapça karşılığı olan نقیب (nakib), “seçilmiş ve tensip edilmiş, atanmış” anlamına gelmekte olup, özünde “Allah tarafından bir nass ile belirlenmiş olma” anlamını taşır. Yani, temel olarak dilbilimsel bakımdan, İbranice ve Arapçada birine ancak seçilmiş ve özel olarak atanmışsa “nakip” unvanı verilir.

İbrahimî Dinânî:: Sebzevârî Söyleşileri (2): Filozof Sebzevârî’nin düşüncesinde bilgi / Mona Lisa'nın sırrı

İbrahimî Dinânî:: Sebzevârî Söyleşileri (2): Filozof Sebzevârî’nin düşüncesinde bilgi / Mona Lisa'nın sırrı

Peki, insanoğlunun bilgileri beyninde midir? Elbette çok açıktır ki, insanın beyni olmasa, bilgisi zuhur etmez. İlk olarak bu soruya cevap vermemiz gerekir. Beyindeki hücrelerde en ufak bir sorun meydana gelse, beyin artık faaliyetlerini yerine getiremez. Peki, bu organ bilginin kabı mıdır, yoksa onun ortaya çıkış şartı mıdır?

ÖZEL: İmâmiyye Kelâmının Mu‘tezile’ye Eğilim Göstermesinde Şiî Olan Mu‘tezilîlerin Rolü

ÖZEL: İmâmiyye Kelâmının Mu‘tezile’ye Eğilim Göstermesinde Şiî Olan Mu‘tezilîlerin Rolü

Bu inceleme Şiî olan Mu‘tezilîlerin İmâmiyye’ye yalnızca imamet bahsinde değil, Verrâk ve İbn Ravendî gibi bazılarının tevhid ve adalet konularında da bağlı olduklarını ve Mu‘tezile’ye muhalefet ettiklerini göstermektedir. Elbette İbn Kıbe gibi bir kelâmcı da Mu‘tezile’ye sadece imamet konusunda karşıydı. Bu nedenle bu mütekellimlerin hepsinin tek bir somut eğilime bağlı olmayıp farklı yaklaşımlar sergilediklerini söylemeliyiz.

Parıltılar (7): Buhârî ve Gadîr Hadisi

Parıltılar (7): Buhârî ve Gadîr Hadisi

Sonuç olarak, Gadîr Hadisinin Buhârî’nin eserinde yer almamasının nedeni, rivayet zincirindeki herhangi bir teknik kusurdan ziyade, Hz. Ali'nin Rasûlullah (s.a.a.) tarafından atandığı yönündeki Şiî iddiasını desteklemesiyle daha çok ilgili gibi görünüyor.

Hamas ve Yahya Sinvar Selefi mi?

Hamas ve Yahya Sinvar Selefi mi?

Örneğin, Yahya Sinvar gibi şahsiyetler, Hz. Muhammed'in (s.a.a.) doğumunu anmak için düzenlenen halka açık Mevlid kutlamalarına yalnızca izin vermekle kalmamış, aynı zamanda bunlara katılmıştır. Dahası, İmam Ali b. Ebi Talib için "kerramellâhu vecheh” (Allah yüzünü yüceltsin) gibi saygı ifadelerinin kullanılması...