Bu üç unsur, bu hareketleri normalde devrimci örgütleri yok eden yozlaştırıcı etkilerden koruyacak yeterli asabiyeyi (klasik İbn Halduncu anlamdaki grup dayanışması) üretir. Rüşvet ve kayırmacılık, makam dağıtmak burada sökmez. Devlet gücünün kullanımı onları geleneksel, kırılgan ordulara dönüştürmez. Özünde, yöneten gerilla hareketleri olarak kalırlar.
25.01.2026
20.10.2025
9.10.2025
25.06.2025
2.04.2025
4.03.2025
"Hamas'ı sadece bir nüfusu kontrol altına almış paramiliter bir örgüt olarak görmek yanlıştır. Halk Hamas'ın yanındadır. Sadece paramiliter değil, kalplere nüfuz eden popüler-ulusal-dini bir örgüttür ve harekette işe alınan insanlar bunu sadece bir parça ekmek için değil, inançları için yapıyorlar.”
"Hamas güçleri, Cebaliye'nin altındaki yüzlerce tünelde yaşıyor ve Netzarim koridorunun altından serbestçe geçiyorlar. Sürekli olarak yiyecek ve askeri teçhizat alıyorlar, bu yüzden İsrail ordusu onlarla aylarca ve yıllarca savaşsa bile yine de Hamas'ı yenemez."
İran’da yayın yapan Raja News sitesi, Batı Asya uzmanı Ali Rıza Mecidi ile yaptığı görüşmede Suriye’deki son gelişmeler bağlamında HTŞ’nin mahiyetini ve Esad yönetiminin düşüşünün Hizbullah’a yansımalarını ele aldı.
Komşu ülkeler arasında ve daha geniş Arap ve İslam coğrafyasında sadece Türkiye halifelik fikrini destekliyor olabilir. Ancak Türkiye, IŞİD'inki gibi ya da Şam merkezli bir halifelikten yana değil. Bunun yerine Türkiye, merkezi Ankara ya da başka bir Türk şehri olan “Sünni teknokratik bir halifelik” öngörüyor. AKP liderlerine özgü olan bu kavram, IŞİD'inki gibi şeriat temelli hem de Emevi tarzı bir hilafetin yeniden canlandırılmasını reddediyor.
2013 yılında Halid Meşal, diğer bazı Hamas liderleriyle birlikte ve Katar'ın desteğiyle Beşşar Esad hükümetine karşı savaşmak üzere “Ahfad el-Rasul Tugayı” adı altında Suriye'ye güç gönderdiğinde ise iki üst düzey Hamas yetkilisi Yahya Sinvar ve Muhammed Deyf buna karşı çıkmıştı.
"Bu makalede, tarihsel kanıtlara ve örneklere dayanılarak, Yezid ordusu askerlerinin Osmaniyye düşüncesinin hâkimiyeti altında oldukları gösterilmiş ve Kufeli olmalarından dolayı onların zorunlu olarak Şiî olmaları gerektiği görüşünün tarihsel bir safsatadan ibaret olduğu ortaya konulmuştur."