İçinde her şeyin yer aldığı bir üçgen var; âlemde tasavvur edilebilecek en büyük üçgen: zihin, dil ve dünyadır. Âlemde zihnin, dilin ve dünyanın dışında kalan ne bulunabilir? Ne zihinde bulunan, ne dile gelen, ne de dünyada olan bir şey var mıdır? Hatta “Benim zihnime ve dünyaya sığmaz, hepsinden yücedir” dediğiniz Allah hakkında bile yine dille konuşuyorsunuz.
15.10.2026
13.10.2026
11.10.2026
10.10.2026
7.10.2026
6.10.2026
İlim tahsilimin başlarında, Ehl-i Beyt'in faziletlerine dair sahih bir rivayet olmadığını zannediyordum. Ehl-i Beyt'in faziletleri hakkında hiçbir bilgim yoktu. Ancak yirmi yılı aşkın bir süre önce Sünni kaynakları okumaya başladığımda bu algım değişti. Bunları incelediğimde, Ehl-i Beyt'in faziletlerine dair muazzam bir külliyatla karşılaştım. Anladım ki asıl olan bu rivayetlerdir; bu faziletlerin sabit oluşu, Allah'ın kulları üzerindeki hüccetlerinden biridir.
İbn Hazm'ın el-Muhallâ'da İmam Ali b. Ebû Tâlib'in katili Abdurrahman İbn Mülcem'i savunmasını, onu nâsıbî saymasının gerekçelerinden biri olarak zikreder. Zira İbn Hazm, sırf kendi içtihadı ve tevili doğrultusunda cinayet işlediği gerekçesiyle İbn Mülcem'i kısasa layık görmez.
Kasım 2025'te Genel Sekreter Şeyh Naim Kasım, Tabatabai'nin 2015'ten 2024'e kadar yaklaşık dokuz yılını Yemen'de geçirdiğini ve "önemli bir iz bıraktığını" açıkça ifade etti ki bu, Hizbullah'ın üst düzey bir kadrosunu uzun süreli olarak sahaya yerleştirdiğine dair ilk resmi itirafıydı.
O, "Bu ümmetin peygamberinden sonraki en hayırlısı Ebubekir, sonra Ömer'dir..." hadisinin hicri 90'lı yıllar civarında Kûfe'nin hadis ortamında uydurulduğunu ve bu hadisin asıl ortak halkasının (kaynağının, müşterek râvîsinin), bu tür hadisleri nakletmeye ve yaymaya meraklı olan Şa'bî olduğunu ortaya koymuştur.
Birinci ve ikinci yüzyıllardan günümüze ulaşan İbâdî mirası sadece Şîa araştırmalarının işine yaramaz. Bu metinler çok sayıda Kur'ân âyeti, hadis ve nebevî fıkıh/sünnet aktarımı içerir. İbâdî eserleri, tarihsel bağlamda revizyonistlerin (İslâm tarihini geç dönem bir kurgu olarak gören şarkiyatçı yaklaşımların) iddialarına diğer tüm literatürden daha sağlam bir ampirik yanıt sunar.
Şiiliğin argümanlarını çürütmek için devlet destekli ulema sınıfı "Bütün sahabe adildir, aralarındaki savaşlar sadece içtihat farkıdır" doktrinini katı bir dogmaya dönüştürdü. Muaviye'yi eleştirmek, devlete ve dine isyan ile eşdeğer tutulmaya başlandı.