Bu inceleme Şiî olan Mu‘tezilîlerin İmâmiyye’ye yalnızca imamet bahsinde değil, Verrâk ve İbn Ravendî gibi bazılarının tevhid ve adalet konularında da bağlı olduklarını ve Mu‘tezile’ye muhalefet ettiklerini göstermektedir. Elbette İbn Kıbe gibi bir kelâmcı da Mu‘tezile’ye sadece imamet konusunda karşıydı. Bu nedenle bu mütekellimlerin hepsinin tek bir somut eğilime bağlı olmayıp farklı yaklaşımlar sergilediklerini söylemeliyiz.
9.10.2025
25.07.2025
25.06.2025
13.05.2025
7.04.2025
24.03.2025
Üst düzey Hamas yetkilisi Nizar Avazullah'ın da aralarında bulunduğu heyet, Ayetullah Hamenei'ye Gazze ve Batı Şeria'daki mevcut durum ve elde edilen zaferler ve başarılar hakkında bir rapor sundu. Hamas'ın geçici lideri Halil el-Hayya da, “Bugün siz azizimizle buluşmaya geldik ve hepimiz gururluyuz. Bu büyük zafer bizim ve İslam Cumhuriyeti için ortak bir zaferdir” diye konuştu.
Tevrat’ın Çıkış Kitabı’nda, peygamberliğe seçilip İsrailoğullarını doğru yola iletmekle görevlendirildiğinde Hz. Musa (a.s.) ile Tanrı arasında şöyle bir konuşmanın geçtiği yazar: “İsraillilere gidip, ‘Beni size atalarınızın Tanrısı gönderdi’ dersem bana, ‘O’nun adı nedir?’ diye sorabilirler. O zaman onlara ne diyeyim?’ dedi. Tanrı Musa’ya, ‘Ben, Var Olan’ım.’ İsrail halkına, ‘Beni size Var Olan gönderdi’ diyeceksin,’ dedi.
"Hamas güçleri, Cebaliye'nin altındaki yüzlerce tünelde yaşıyor ve Netzarim koridorunun altından serbestçe geçiyorlar. Sürekli olarak yiyecek ve askeri teçhizat alıyorlar, bu yüzden İsrail ordusu onlarla aylarca ve yıllarca savaşsa bile yine de Hamas'ı yenemez."
2013 yılında Halid Meşal, diğer bazı Hamas liderleriyle birlikte ve Katar'ın desteğiyle Beşşar Esad hükümetine karşı savaşmak üzere “Ahfad el-Rasul Tugayı” adı altında Suriye'ye güç gönderdiğinde ise iki üst düzey Hamas yetkilisi Yahya Sinvar ve Muhammed Deyf buna karşı çıkmıştı.
"İslâm dünyasında siyer yazıcılığı Urve ve Zührî’nin öncülüğünde, belli bir hizbe hizmet etmek amacıyla, bir açıdan hastalıklı bir disiplin olarak ortaya çıkmıştır. İmam Zeynelâbidin’den (a.s.) nakledilen siyer rivayetlerinin muhtevası, onun bu alana girme nedenini göstermekte ve amacının siyer rivayetlerini tashih etmek ve Ehl-i Beyt’i (a.s.) savunmak olduğunu somut bir biçimde ortaya koymaktadır."
"Bu makalede, tarihsel kanıtlara ve örneklere dayanılarak, Yezid ordusu askerlerinin Osmaniyye düşüncesinin hâkimiyeti altında oldukları gösterilmiş ve Kufeli olmalarından dolayı onların zorunlu olarak Şiî olmaları gerektiği görüşünün tarihsel bir safsatadan ibaret olduğu ortaya konulmuştur."