İbnü'n-Nedîm'in uzun listesinde Dırar'ın eserleri arasında saydığı bir kitabın bugün elimizde bulunması başlı başına ilginç bir durumdur; zira bu durum, İbnü'n-Nedîm'in ilk dönem kelamcılarının şu an kayıp olan sayısız kitabına dair hazırladığı fihristlerin ne kadar doğru ve gerçeğe uygun olduğunu göstermektedir.
15.09.2026
5.09.2026
16.08.2026
25.07.2026
30.01.2026
25.01.2026
"Bunu kesinlikle istemiyoruz, ancak Ukrayna'da yürüttüğümüz seçici, nazik ve uzun süreli operasyon tekrarlanmayacak. Orada kendi kendimizi dizginliyoruz. Avrupa'da ise düşmanlarımızı yok edeceğiz. Ukrayna'da edindiğimiz deneyim, Avrupalıların bizimle savaşa hazırlanmasından çok daha iyi bir şekilde bizi Avrupa ile savaşa hazırlıyor."
"Bu inanılmaz belge, erken dönem İslam araştırmacılarının sürekli ilgisini çeken önemli bir soruyu cevaplayabileceği için daha kapsamlı bir incelemeye ihtiyaç duyuyor: Hz. Peygamber, madem Sünnet’in Kur'ân-ı Kerîm kadar geçerli olmasını amaçlıyordu, onu niçin yazıya geçirmedi? [Yoksa geçirdi mi?]"
İbranice נִקְּבוּ (nikvu) ifadesi ve onun Arapça karşılığı olan نقیب (nakib), “seçilmiş ve tensip edilmiş, atanmış” anlamına gelmekte olup, özünde “Allah tarafından bir nass ile belirlenmiş olma” anlamını taşır. Yani, temel olarak dilbilimsel bakımdan, İbranice ve Arapçada birine ancak seçilmiş ve özel olarak atanmışsa “nakip” unvanı verilir.
Bizler aklın misalleriyiz, akıl bizim misallerimiz değildir... Buraya dikkat ediniz. İlâhî âlemin aklı mı misaldir, yoksa bizler mi aklın misalleriyiz? Misal olan bizleriz; asıl olan onlardır (akıllardır).
Günümüzde emperyalizm, ABD’nin hegemonik tek kutupluluğundan başka bir şey değildir. Artık “emperyalistler arası” çatışma olasılığı yoktur. Bugünün savaşı, ABD imparatorluğu ve onun uşakları ile ideolojik, politik ve ekonomik olarak heterojen anti-emperyalist blok arasında sürmektedir.
Ehl-i Sünnet’e mensup bulunan Hârizmî’nin naklettiği bir rivayet, Şeyhayn’ın Âşûrâ hadisesindeki rolünü açıkça ortaya koymaktadır. Hârizmî’nin rivayetine göre, İmam Hüseyin (a.s.) mübarek sakalını kendi kanıyla boyamış ve şöyle buyurmuştur: Dedem Resulullah’ın (s.a.a) huzuruna çıkıncaya değin bu halde kalacağım; kanıma boyanmış vaziyette, “Ya Resûlullah! Beni falan ve falan öldürdü!” diyeceğim.