Enver Abdülmalik ve tarihsel artı değer kavramı / Sosyal teori ve düşünce okulları niçin Batı’da gelişti?

Enver Abdülmalik ve tarihsel artı değer kavramı / Sosyal teori ve düşünce okulları niçin Batı’da gelişti?

"Tarihsel artı değer sayesinde bilimsel ve endüstriyel devrimler gerçekleşebildi; jeopolitik, deniz gücü aracılığıyla dünyanın kontrolüne doğru ilerlemenin araçlarını sağlarken; iletişim teknolojileri fikirleri, teorileri ve kavramları merkezden farklı çeperlere yaymak için hareket etti. Nihai sonuç, sosyal teorinin ve genel olarak düşünce okullarının Batılı hegemonik merkezlerde geliştirilmesinin yoğunlaşmasıyla sonuçlanan, merkezde benzersiz bir birikim süreci olmuştur."

İran savaşının gizli bedeli: Beyin hasarları ABD askerlerinin geleceğini tehdit ediyor

İran savaşının gizli bedeli: Beyin hasarları ABD askerlerinin geleceğini tehdit ediyor

Askeri verilere göre, 2000 ile 2025 yılları arasında 500.000'den fazla ABD askeri personeline travmatik beyin hasarı teşhisi kondu. Vakaların yaklaşık %82'si "hafif" olarak sınıflandırılmasına rağmen, uzmanlar semptomların ilk yaralanmadan çok sonra bile devam edebileceği konusunda uyarıyor.

Parıltılar (12): “İsterlerse mezarımı taşlayabilirler!”: Mutanın (geçici nikâh) cevazına dair çarpıcı bir haber

Parıltılar (12): “İsterlerse mezarımı taşlayabilirler!”: Mutanın (geçici nikâh) cevazına dair çarpıcı bir haber

Seleme'nin, Halife Ömer tarafından konulan ve daha sonra Emeviler tarafından sürdürülen yasağa ters düşen bu hadisi rivayet etmekten çekinmesi, o döneme gelindiğinde Şeyhayn'ın (Ebû Bekir ve Ömer) siyasetine karşı çıkmanın sosyal ve hatta cezai açıdan ne denli sorunlu ve tehlikeli olduğuna dair tarihsel-sosyolojik bir pencere sunmaktadır.

Parıltılar (12): Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Ancak bu epistemolojik sansür ve cerh çabası paradoksal bir şekilde, Rec'at inancının Şia'nın muhalifleri tarafından iddia edildiği gibi 3. veya 4. yüzyıl uydurması olmadığını; ilk asırda bunu doğrudan Hz. Ali’den işitmiş sahabenin seçkin simalarından biri tarafından bizzat savunulduğunu kanıtlayan birer vesika hükmündedir.

Hasan Farhan el-Maliki (2): Ensar Gadir-i Hum’u bile bile niçin Sakife’de toplandı / Ensar’ın Kureyş korkusu

Hasan Farhan el-Maliki (2): Ensar Gadir-i Hum’u bile bile niçin Sakife’de toplandı / Ensar’ın Kureyş korkusu

Çünkü Bedir ve Uhud'da Kureyş müşriklerini kılıçtan geçirenler, Ensar ve Hz. Ali'nin başını çektiği Haşimoğullarıydı. Ensar, "Madem Hz. Ali'nin etrafında toplanmadılar, madem Gadir vasiyetini umursamıyorlar, o hâlde başımıza geçip bizden intikam almalarına izin vermeyelim" psikolojisiyle, savunma ve istişare amacıyla o küçük çardakta toplanmıştı.

Parıltılar (11): İmam Cafer Sâdık'ın (a.s.) Şiilik hakkındaki sözünün Sünni kaynağıyla teyidi

Parıltılar (11): İmam Cafer Sâdık'ın (a.s.) Şiilik hakkındaki sözünün Sünni kaynağıyla teyidi

Buna ek olarak, bu içeriğin İmam Sâdık'a (a.s.) nispetinin sahih olduğuna dair önemli bir başka kanıt daha mevcuttur: Şii olmayan mütekaddim (erken dönem) yazar İbn Ebi Şeybe'nin (ö. 235 H.) kitabında kaydedilen rivayet gibi eski nakillerde, İmam Bâkır'ın (a.s.) daha önce Şiilik hakkında benzer ifadeler kullandığı geçmektedir.