Parıltılar (17): İmam Zeynelâbidin'in (a.s.) Ehl-i Beyt'i küçültme amaçlı uydurma hadislerin yayılmasını önlemedeki rolü

Parıltılar (17): İmam Zeynelâbidin'in (a.s.) Ehl-i Beyt'i küçültme amaçlı uydurma hadislerin yayılmasını önlemedeki rolü

O, "Bu ümmetin peygamberinden sonraki en hayırlısı Ebubekir, sonra Ömer'dir..." hadisinin hicri 90'lı yıllar civarında Kûfe'nin hadis ortamında uydurulduğunu ve bu hadisin asıl ortak halkasının (kaynağının, müşterek râvîsinin), bu tür hadisleri nakletmeye ve yaymaya meraklı olan Şa'bî olduğunu ortaya koymuştur.

Hassan Ansari’den notlar (7): Abdullah b. Yezid el-Fezârî'nin eserleri ve revizyonistlerin çöken varsayımları

Hassan Ansari’den notlar (7): Abdullah b. Yezid el-Fezârî'nin eserleri ve revizyonistlerin çöken varsayımları

Bu eserlerde, günümüzdeki mevcut Mushaf metniyle birebir örtüşen çok sayıda Kur'an ayeti iktibas edilmiştir. Bu olgu başlı başına, bazı revizyonist tarihçilerin Kur'an metninin geç dönemde teşekkül ettiğine dair teorilerini çürütmek için somut bir kanıt teşkil etmektedir.

Parıltılar (16): İmam Seccâd (a.s.) ve Allah Resulü'nün (s.a.a.) çehresini tahriflerden arındırması

Parıltılar (16): İmam Seccâd (a.s.) ve Allah Resulü'nün (s.a.a.) çehresini tahriflerden arındırması

İbn Sa'd (ö. 230 h.) senediyle İbn Şihab ez-Zührî'den (ö. 124 h.), o da İmam Seccâd'dan (a.s.) O’nun şöyle buyurduğunu nakleder: "Allah'ın Resulü (s.a.a.) hiçbir zaman ne bir kadına ne de bir hizmetçiye vurmuştur. Ve Allah yolunda cihat etmesi dışında, eliyle hiçbir şeye asla vurmamıştır." (et-Tabakât, c. 1, s. 276).

Hassan Ansari’den notlar (6): İbâdîyye mirası İslâm ve Şiilik araştırmaları için ne ifade ediyor?

Hassan Ansari’den notlar (6): İbâdîyye mirası İslâm ve Şiilik araştırmaları için ne ifade ediyor?

Birinci ve ikinci yüzyıllardan günümüze ulaşan İbâdî mirası sadece Şîa araştırmalarının işine yaramaz. Bu metinler çok sayıda Kur'ân âyeti, hadis ve nebevî fıkıh/sünnet aktarımı içerir. İbâdî eserleri, tarihsel bağlamda revizyonistlerin (İslâm tarihini geç dönem bir kurgu olarak gören şarkiyatçı yaklaşımların) iddialarına diğer tüm literatürden daha sağlam bir ampirik yanıt sunar.

İran'a yönelik yaptırımlar: Lanet mi, lütuf mu?

İran'a yönelik yaptırımlar: Lanet mi, lütuf mu?

İran için IMF toplantıları doğrudan bir finansal faydadan ziyade yaptırımların hafifletilmesi için baskı yapacak bir diplomatik platform işlevi görüyordu. Ancak Batı için bunlar, İran içinde Batı yanlısı bir finans elitini —daha sonra "reformistler" olarak bilinecek ve örtük olarak neoliberal ideolojinin meşalesini taşıyacak figürleri— yetiştirmek için bir kanal sağlıyordu.

Parıltılar (15): Sünni kaynaklara göre sahabi Cabir b. Abdullah’ın İmam Muhammed Bâkır’a Hz. Peygamber’in selamını iletmesi

Parıltılar (15): Sünni kaynaklara göre sahabi Cabir b. Abdullah’ın İmam Muhammed Bâkır’a Hz. Peygamber’in selamını iletmesi

Câhiz, Haşimilerin Emevilere karşı görüşlerini açıklarken şöyle yazar: “Dediler ki: Muhammed bin Ali bin Hüseyin... Hicaz fakihlerinin seyyidiydi. İnsanlar fıkhı ondan ve oğlu Cafer'den öğrendi. O, "el-Bâkır; ilmi yarıp çıkaran" lakabıyla anılırdı. Allah'ın Elçisi, o henüz dünyaya gelmeden önce bu lakabı ona vermişti. Peygamber onun varlığını müjdeledi ve Cabir bin Abdullah'a onu göreceğini vaat ederek şöyle buyurdu..."