"Ana" için 3229 adet haber bulundu

Mirza Kummî'nin (ö. 1810) inanç esaslarında şüpheye düşen kimse hakkındaki fetvası

Mirza Kummî'nin (ö. 1810) inanç esaslarında şüpheye düşen kimse hakkındaki fetvası

Kişinin hiçbir kusuru (taksiratı) olmaksızın ve zihnini tamamen arındırarak düşünüp çabaladıktan (içtihattan) sonra içinde hâlâ bir şüphe kalırsa, o da mazur sayılmalıdır; çünkü güç yetirilemeyen şeyi teklif etmek (teklif-i mâ lâ yutâk/kapasitenin üstünde yükümlülük yüklemek) aklen çirkindir (kabihtir).

Parıltılar (9): İmâmiyye fıkhının Sünni kaynaklarca doğrulanmasına yeni bir örnek / “Ölüyü yıkadıktan sonra gusül”: Hz. Ali’nin sahih bir uygulaması

Parıltılar (9): İmâmiyye fıkhının Sünni kaynaklarca doğrulanmasına yeni bir örnek / “Ölüyü yıkadıktan sonra gusül”: Hz. Ali’nin sahih bir uygulaması

Sonuç: Bu mesele, İmâmîyye’nin hadis ve fıkıh külliyatının, Hz. Ali b. Ebû Tâlib’e nispet edilen asli görüşleri sahih biçimde muhafaza ettiğini gösteren deliller zincirine eklenebilecek önemli bir örnek teşkil etmektedir.

Rafsancani’nin iyimser teorisi kısa sürede çöktü / Güce dayanmayan söylem çıkmazı

Rafsancani’nin iyimser teorisi kısa sürede çöktü / Güce dayanmayan söylem çıkmazı

Haşimi Rafsancani 2016 yılında, daha sonra tartışmalara yol açacak bir konuşmasında, dünyanın geleceğini “füzelerin değil, söylemlerin dünyası” olarak tanımlamıştı. Rafsancani, İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya ve Almanya'nın deneyimlerini örnek göstererek, bu iki ülkenin büyük bir askeri güçten yoksun kalmasının, savunma harcamaları yerine bilimsel, teknolojik ilerleme ve bilgiye dayalı bir ekonomi için harcanacak büyük mali kaynakları serbest bıraktığını savunmuştu.

ÖZEL: Abbasîlerin Mehdîlikle İlgili Hadislerin Uydurulması ve Tahrif Edilmesindeki Rolü

ÖZEL: Abbasîlerin Mehdîlikle İlgili Hadislerin Uydurulması ve Tahrif Edilmesindeki Rolü

Mehdî ismi, tevatür derecesine ulaşmış birçok hadiste Âl-i Muhammed’in Kâimi (a.f.) için kullanılmıştır. el-Urfü’l-verdî adlı eserde bu ismin geçtiği 178 rivayet mevcuttur. Abbasî hanedanının ilk halifesi Seffâh ile yapılan biat da, esasında, onun Mehdî olduğu iddiası üzerine gerçekleştirilmiştir. Abbasî döneminin başlarına tarihlendirilen bir şiirin bir beytinde, Seffâh, Hâşimoğullarının Mehdî’si olarak nitelenmiştir:

ÖZEL: Batı solu; emperyalizm, Siyonizm ve İran’daki “rejim değişikliği” arasındaki bağı neden kavrayamıyor?

ÖZEL: Batı solu; emperyalizm, Siyonizm ve İran’daki “rejim değişikliği” arasındaki bağı neden kavrayamıyor?

Lafı dolandırmaya gerek yok: Uluslararası sol, en iyi ihtimalle; İslam Cumhuriyeti’ni —ve dolayısıyla Filistinlilerin o maddi savunma hattını— yok etmeye ant içmiş Siyonist emellere siyasi meşruiyet kılıfı dikmekte ve onlara alan açmaktadır. En kötü ihtimalle ise; İran’a yönelik Siyonist saldırının ve bunun doğal sonucu olarak Levant’ta yaşanan soykırımın doğrudan suç ortağıdırlar.

Büyük Şeytan ve Siyonistlere bir hatırlatma!

Büyük Şeytan ve Siyonistlere bir hatırlatma!

Savaş açmakla tehdit ettiğiniz İran, bir ulus devletten ibaret değildir ve bölgesel hatta küresel bir direnişi tutuşturabilecek bir inanç sistematiğinin, Velayet-i Fakih kurumun da bayraktarıdır. İslam’ın devrimci evlatları ve yeryüzünün tüm anti emperyalist güçleri egemen dünya sisteminin enerji damarlarını kesebilecek ve “petrol kuyularının siyasi örgütlenmesi” konumundaki işbirlikçi, gerici Körfez krallıklarının camdan saraylarını tuzla buz edebilecek, kısacası dünyanızı başınıza geçirebilecek potansiyele sahiptir!

ÖZEL: Hicrî birinci yüzyılda Şiî akımlar: İbn Abbas ve Abbasîlerin imamet konusundaki inançlarının vaka incelemesi

ÖZEL: Hicrî birinci yüzyılda Şiî akımlar: İbn Abbas ve Abbasîlerin imamet konusundaki inançlarının vaka incelemesi

Mansûr, kendisinin mutedil kabul ettiği fıkıh mezheplerini oluşturma veya destekleme yoluna gitmiş ve bu çerçevede, İbn Abbas’ın Müminlerin Emiri Ali’nin fıkhıyla örtüşen fıkhî görüşlerinin yaygınlaşmasını engellemeye çalışmıştır. Bu bağlamda, Medine’nin Hadis Ehli’ne mensup fakihi Mâlik ile uzlaşmış ve kitabını neşretmesi için onu teşvik etmiştir. Aynı şekilde Ebû Hanife’yi ve Mürcie’yi kazanmayı ümit etmiş ve Amr b. Ubeyd’i ve Mu‘tezile’yi himaye edip tercüme hareketine zemin hazırlayacak girişimlerde bulunmuştur.