Savaş açmakla tehdit ettiğiniz İran, bir ulus devletten ibaret değildir ve bölgesel hatta küresel bir direnişi tutuşturabilecek bir inanç sistematiğinin, Velayet-i Fakih kurumun da bayraktarıdır. İslam’ın devrimci evlatları ve yeryüzünün tüm anti emperyalist güçleri egemen dünya sisteminin enerji damarlarını kesebilecek ve “petrol kuyularının siyasi örgütlenmesi” konumundaki işbirlikçi, gerici Körfez krallıklarının camdan saraylarını tuzla buz edebilecek, kısacası dünyanızı başınıza geçirebilecek potansiyele sahiptir!
1.09.2025
8.06.2025
4.04.2025
26.03.2025
17.03.2025
24.01.2025
"İslâm dünyasında siyer yazıcılığı Urve ve Zührî’nin öncülüğünde, belli bir hizbe hizmet etmek amacıyla, bir açıdan hastalıklı bir disiplin olarak ortaya çıkmıştır. İmam Zeynelâbidin’den (a.s.) nakledilen siyer rivayetlerinin muhtevası, onun bu alana girme nedenini göstermekte ve amacının siyer rivayetlerini tashih etmek ve Ehl-i Beyt’i (a.s.) savunmak olduğunu somut bir biçimde ortaya koymaktadır."
Kadınlardan oluşan bir Besic ordumuz var, sayılarının bugün 12 milyon olduğunu düşünüyorum. On binlerce üsleri, mıntıkaları ve merkezleri var. Tüm komutanları da kadın…. İmam Humeyni 20 milyonluk İranlı Besic Ordusuna ilave olarak tüm İslam dünyasının gönüllülerinden oluşacak 100 milyon kişilik bir ordu kurulması gerektiğini söylemişti.
"On yedi yaşındayken Sartre hakkında eleştirel yazılar kaleme aldığımı, on dokuzumda da yüzüncü doğum yıldönümü münasebetiyle Lenin hakkında makaleler yazdığımı hatırlıyorum."
İsrail Gazze'yi yerle bir edip on binlerce insanı öldürürken, dünyanın dört bir yanında on milyonlarca insan bunu protesto ediyor ve bu direniş büyüyecek. İsrail Gazze savaşını kazanacağını düşünüyor olabilir ama savaşı aslında kaybediyor. Filistinliler şu anda yeni bir dünya düzeni için verilen çok daha büyük bir mücadelenin ön cephesinde yer alıyor ve Filistin sorunu da çözümünü bu bağlamda bulacak.
Arafat'ın yaptığı, İkinci Dünya Savaşı'nda, işgal altındaki Fransa'nın Vichy hükümetinin ülkelerini Nazilerin çıkarları doğrultusunda yönetmesiyle eşdeğerdir. Vichy hükümeti nasıl Fransa'daki bir Nazi üssü idiyse, Filistin Yönetimi de Filistin’deki Siyonist üstür! Öyleyse onlara muamelemiz de bu şekilde olmalıdır!
Felsefe tarihinin dönüm noktasını teşkil eden Kant, konu iman olunca akıldan ziyade ahlâkı devreye sokmuştur. Örneğin bizim hakîmlerimiz hem nazarî akıl hem de amelî akıl derken o daha çok pratik akla vurgu yapmış, Hıristiyanlığın hakikatine ahlâk üzerinden ulaşılması gerektiğine inanmıştır. Buna benzer düşüncelere İslâm dünyasında da rastlamaktayız [Mesela Faslı Müslüman düşünür Taha Abdurrahman; Medya Şafak].