İlim tahsilimin başlarında, Ehl-i Beyt'in faziletlerine dair sahih bir rivayet olmadığını zannediyordum. Ehl-i Beyt'in faziletleri hakkında hiçbir bilgim yoktu. Ancak yirmi yılı aşkın bir süre önce Sünni kaynakları okumaya başladığımda bu algım değişti. Bunları incelediğimde, Ehl-i Beyt'in faziletlerine dair muazzam bir külliyatla karşılaştım. Anladım ki asıl olan bu rivayetlerdir; bu faziletlerin sabit oluşu, Allah'ın kulları üzerindeki hüccetlerinden biridir.
13.08.2026
6.08.2026
5.08.2026
19.07.2026
29.06.2026
10.06.2026
Hz. Peygamber'in pek çok kez irad ettiği meşhur Sakaleyn (İki Ağır Emanet) hadisi, Gadir-i Hum'daki "Mevlâ" kelimesinin semantik esnekliğini daraltan ve Şii/İmami tez lehine çok güçlü bir karine-i mânia (başka anlama çekilmeyi engelleyen ipucu) oluşturan en kritik metindir.
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) araştırmacısı Brendan Whelan kararı, Batı'nın Suriye hakkındaki en önemli savaş anlatılarından birinin sözde delillerini yeniden tartışmaya açıyor.
Taberî, Tarih’inde Ömer b. Hattâb’ın hilafeti döneminde Abdullah b. Abbas ile arasında geçen bir konuşmayı nakletmiştir. Bu konuşmada Ömer, Kureyş’in Müminlerin Emiri Ali’nin (a.s.) hilafetini engellemek için yürüttüğü faaliyetleri ve bu hususta yaptıkları planlamaları açıkça ikrar etmektedir. Konuşmanın bir bölümünde Ömer, İbn Abbas’a şöyle demiştir...
Bir rivayetin sıhhat ve geçerliliğinin tespiti, kimi zaman râvilerden bağımsız olarak, doğrudan metin tenkidi üzerinden gerçekleştirilmektedir. Ancak bu safhada dahi tarihçilerin kelâmî kabullerinin üslupları ve yaklaşımları üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Fahreddin Râzî’den nakledilen şu söz, bu durumu özetler niteliktedir: "Gadir hadisine dair dört yüz rivayet yolu (tarik) buldum; buna rağmen [hadisin] sahih olduğu içime sinmedi."
Mehdî ismi, tevatür derecesine ulaşmış birçok hadiste Âl-i Muhammed’in Kâimi (a.f.) için kullanılmıştır. el-Urfü’l-verdî adlı eserde bu ismin geçtiği 178 rivayet mevcuttur. Abbasî hanedanının ilk halifesi Seffâh ile yapılan biat da, esasında, onun Mehdî olduğu iddiası üzerine gerçekleştirilmiştir. Abbasî döneminin başlarına tarihlendirilen bir şiirin bir beytinde, Seffâh, Hâşimoğullarının Mehdî’si olarak nitelenmiştir:
Lafı dolandırmaya gerek yok: Uluslararası sol, en iyi ihtimalle; İslam Cumhuriyeti’ni —ve dolayısıyla Filistinlilerin o maddi savunma hattını— yok etmeye ant içmiş Siyonist emellere siyasi meşruiyet kılıfı dikmekte ve onlara alan açmaktadır. En kötü ihtimalle ise; İran’a yönelik Siyonist saldırının ve bunun doğal sonucu olarak Levant’ta yaşanan soykırımın doğrudan suç ortağıdırlar.