İran için IMF toplantıları doğrudan bir finansal faydadan ziyade yaptırımların hafifletilmesi için baskı yapacak bir diplomatik platform işlevi görüyordu. Ancak Batı için bunlar, İran içinde Batı yanlısı bir finans elitini —daha sonra "reformistler" olarak bilinecek ve örtük olarak neoliberal ideolojinin meşalesini taşıyacak figürleri— yetiştirmek için bir kanal sağlıyordu.
16.05.2026
2.07.2025
14.08.2023
8.05.2023
4.05.2023
27.04.2023
NATO-Rusya ekonomik savaşının muhtemelen on yıl veya daha uzun süreceği belirtilmelidir. Vladimir Putin başkan olarak görevden alınsa bile, NATO güçleri her şeyi unutup yoluna devam etmeyecek. Rusya'nın şu anda Ukrayna'da yaptığı gibi NATO'ya meydan okuma yeteneğine hiçbir zaman erişememesi için daha geniş bir strateji, büyük olasılıkla uzun yıllar yürürlükte kalacaktır. Putin ayrılsa bile, halefinin ve etrafındakilerin eşit derecede Batı karşıtı olması muhtemeldir.
Bu mesajlar aynı zamanda ABD'ye, Lübnan'ın devlet işlerine karışmaya devam ederse, Hizbullah'ın iç maliyeti ne olursa olsun bu karara göre hareket etmek zorunda kalacağının sinyalini veriyor. Yine de açık olan bir şey var – Safiyüddin Washington'a güncellenmiş bir uyarı gönderdi: “Dikkat edin. Sabrımızı sınamayın." Amerikalıların atacağı yanlış bir adımla, olumsuz bir şey olumlu gibi görünmeye başlayabilir.
Batı emperyalizminin başlıca hedefleri olan bu statüleri göz önüne alındığında, bu bölgelerdeki direniş güçlerinin birleşmesi çok mantıklıdır. Geçmişte de böyle ittifaklar kurma girişimleri yapılmıştı -örneğin devrimci Filistinli militanlar Küba'da Nikaragualı Sandinistlerle birlikte eğitildi ve Muammer Kaddafi'nin Libya'sı solcu Latin Amerika gerillalarını destekledi - ancak bu işbirliği tarihsel olarak sınırlıydı.
Sonuçta Taliban, Kudüs Gücü'ne 4 taahhütte bulundu. İran sınırında istikrarı koruyacak, yabancı güçlerin varlığına muhalefetinden taviz vermeyecek, diğer etnik grupları veya mezhepleri hedef almayacak, “kardeş kardeşi öldürmeyecekti”.
Neoconlar ABD'nin çıkarlarını İsrail'in çıkarlarıyla birleştirerek George Washington’un “yabancı karışıklıklardan” kaçınma tavsiyesini görmezden geliyorlar. Filistin'deki Siyonist sömürgeciliğe karşı direnişin yok edilmesinin ancak Tahran'ı yenerek başarılabileceğini anladıkları için ABD'nin İran ile savaşa girmesini istiyorlar.
Suudi Arabistanlı üst düzey yetkililerin “eğip bükmeden” şeffaf bir şekilde halklarına tüm gerçekleri anlattıkları çok nadir görülür. Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan’ın geçtiğimiz akşam el-Arabiya televizyon kanalına ülkenin mali ve ekonomik durumuyla ilgili verdiği röportaj da bu eşine az rastlanır örneklerden biri oldu.