"Hac" için 560 adet haber bulundu

İbrahimî Dinânî: Sebzevârî Söyleşileri (3): Sebzevârî’nin İşrâkî düşünceleri

İbrahimî Dinânî: Sebzevârî Söyleşileri (3): Sebzevârî’nin İşrâkî düşünceleri

Sadr, asla dönüş demektir. “Sadr” aynı zamanda göğüs, gönül demektir. Ben bu kelimeyi iki anlamda açıklıyorum. Birincisi, gönlüne, bâtınına dön: Senin sadrın, bâtının, göğsün, iç âlemindir. İkincisi, “sadr” asıl ve başlangıç demektir. İkisi de aslında aynı yere çıkar. Ezeldeki aslına ve başlangıcına dönebilmek için gönlüne, sadrına dönmen gerekir.

Hasan Farhan el-Maliki (4): Buhari’nin Ehl-i Beyt düşmanlığının delilleri / Sosyolojik ve tarihsel zemin

Hasan Farhan el-Maliki (4): Buhari’nin Ehl-i Beyt düşmanlığının delilleri / Sosyolojik ve tarihsel zemin

Şiiliğin argümanlarını çürütmek için devlet destekli ulema sınıfı "Bütün sahabe adildir, aralarındaki savaşlar sadece içtihat farkıdır" doktrinini katı bir dogmaya dönüştürdü. Muaviye'yi eleştirmek, devlete ve dine isyan ile eşdeğer tutulmaya başlandı.

Enver Abdülmalik ve tarihsel artı değer kavramı / Sosyal teori ve düşünce okulları niçin Batı’da gelişti?

Enver Abdülmalik ve tarihsel artı değer kavramı / Sosyal teori ve düşünce okulları niçin Batı’da gelişti?

"Tarihsel artı değer sayesinde bilimsel ve endüstriyel devrimler gerçekleşebildi; jeopolitik, deniz gücü aracılığıyla dünyanın kontrolüne doğru ilerlemenin araçlarını sağlarken; iletişim teknolojileri fikirleri, teorileri ve kavramları merkezden farklı çeperlere yaymak için hareket etti. Nihai sonuç, sosyal teorinin ve genel olarak düşünce okullarının Batılı hegemonik merkezlerde geliştirilmesinin yoğunlaşmasıyla sonuçlanan, merkezde benzersiz bir birikim süreci olmuştur."

Parıltılar (12): Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Ancak bu epistemolojik sansür ve cerh çabası paradoksal bir şekilde, Rec'at inancının Şia'nın muhalifleri tarafından iddia edildiği gibi 3. veya 4. yüzyıl uydurması olmadığını; ilk asırda bunu doğrudan Hz. Ali’den işitmiş sahabenin seçkin simalarından biri tarafından bizzat savunulduğunu kanıtlayan birer vesika hükmündedir.

Hasan Farhan el-Maliki (2): Ensar Gadir-i Hum’u bile bile niçin Sakife’de toplandı / Ensar’ın Kureyş korkusu

Hasan Farhan el-Maliki (2): Ensar Gadir-i Hum’u bile bile niçin Sakife’de toplandı / Ensar’ın Kureyş korkusu

Çünkü Bedir ve Uhud'da Kureyş müşriklerini kılıçtan geçirenler, Ensar ve Hz. Ali'nin başını çektiği Haşimoğullarıydı. Ensar, "Madem Hz. Ali'nin etrafında toplanmadılar, madem Gadir vasiyetini umursamıyorlar, o hâlde başımıza geçip bizden intikam almalarına izin vermeyelim" psikolojisiyle, savunma ve istişare amacıyla o küçük çardakta toplanmıştı.

Hasan Farhan el-Maliki (1): Halife Osman döneminde namazın nasıl kılındığı bile unutulmuştu / Sahabî Enes b. Malik: Hz. Peygamber’den sadece kelime-i tevhid kaldı

Hasan Farhan el-Maliki (1): Halife Osman döneminde namazın nasıl kılındığı bile unutulmuştu / Sahabî Enes b. Malik: Hz. Peygamber’den sadece kelime-i tevhid kaldı

Demek ki o dönemde namazın nasıl kılındığı unutulmuştu. Mutarrif ona soruyor: '[Hz. Ali] Namazda ne yaptı?' (İmran) Dedi ki: 'Kalkarken tekbir getirdi, secdeye gittiğinde tekbir getirdi…' Düşünün, bunlar (tekbir getirmek) bile artık unutulmuştu!

Nehcü'l-Belağa ve Sünni Kaynaklar Işığında Hz. Mehdi (a.s.) ve Gaybet İnancının Temellendirilmesi

Nehcü'l-Belağa ve Sünni Kaynaklar Işığında Hz. Mehdi (a.s.) ve Gaybet İnancının Temellendirilmesi

Bu yazı, İmam Ali'nin (a.s.) Nehcü'l-Belağa'daki hutbe ve hikmetleri bağlamında Hz. Mehdi'nin (a.s.) varlığını tahlil etmeyi ve Ehl-i Sünnet usulcülerinin (İbn Hacer, Ebu Zehre vb.) "yeryüzünün hüccetsiz kalmayacağı" kuralına yaklaşımlarını, Şii epistemolojisi çerçevesinde ilzam kaidesi yöntemiyle değerlendirmeyi amaçlamaktadır.