İbn Hazm'ın el-Muhallâ'da İmam Ali b. Ebû Tâlib'in katili Abdurrahman İbn Mülcem'i savunmasını, onu nâsıbî saymasının gerekçelerinden biri olarak zikreder. Zira İbn Hazm, sırf kendi içtihadı ve tevili doğrultusunda cinayet işlediği gerekçesiyle İbn Mülcem'i kısasa layık görmez.
17.09.2026
11.09.2026
5.09.2026
2.09.2026
30.08.2026
14.08.2026
Çünkü Bedir ve Uhud'da Kureyş müşriklerini kılıçtan geçirenler, Ensar ve Hz. Ali'nin başını çektiği Haşimoğullarıydı. Ensar, "Madem Hz. Ali'nin etrafında toplanmadılar, madem Gadir vasiyetini umursamıyorlar, o hâlde başımıza geçip bizden intikam almalarına izin vermeyelim" psikolojisiyle, savunma ve istişare amacıyla o küçük çardakta toplanmıştı.
Demek ki o dönemde namazın nasıl kılındığı unutulmuştu. Mutarrif ona soruyor: '[Hz. Ali] Namazda ne yaptı?' (İmran) Dedi ki: 'Kalkarken tekbir getirdi, secdeye gittiğinde tekbir getirdi…' Düşünün, bunlar (tekbir getirmek) bile artık unutulmuştu!
Bu yazı, İmam Ali'nin (a.s.) Nehcü'l-Belağa'daki hutbe ve hikmetleri bağlamında Hz. Mehdi'nin (a.s.) varlığını tahlil etmeyi ve Ehl-i Sünnet usulcülerinin (İbn Hacer, Ebu Zehre vb.) "yeryüzünün hüccetsiz kalmayacağı" kuralına yaklaşımlarını, Şii epistemolojisi çerçevesinde ilzam kaidesi yöntemiyle değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Ehl-i Sünnet, Hz. Resulullah'ın (s.a.a.) vahiy inmeden önce mümin olmadığına ve bi'setini (peygamberliğini) bilmediğine kaildir. Delil olarak da şu ayeti getirirler: "İşte sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin." (Şûrâ, 52). Bildiğim kadarıyla bu durum, Şia-i İmamiyye'nin inancına muhaliftir. Onların bu görüşünün aksini nasıl ispat edebiliriz?
Sümer Kral Listesi'ndeki Enmeduranki/Adapa figürlerinin Hz. İdris ve Hz. Âdem ile olan tarihsel-dilbilimsel bağlamı, yazının ve astronominin kökenleri.
Bu dönemde Gadir Hadisi'nin tam olarak ne kadar anıldığını bilmiyoruz. Ancak önemli olan şu ki; İmam Ali (a.s.) doğal bir siyasi sürecin sonunda halifelik makamına geldiğinde, Taberi'nin aktardığına göre, biat edenlerin bir kısmı doğrudan "müvâlât" (Gadir'deki velâyet ahdi) temelinde biat etmişti