ÖZEL: Şiî Âlimler ve Muhyiddin İbnü’l-Arabî

ÖZEL: Şiî Âlimler ve Muhyiddin İbnü’l-Arabî

Kadı Nurullah, daha sonra, Nûrbahşiyye silsilesinden bazı dervişlerin şu sözünü aktarır: “Hızır ile görüştüğünü açık eden veya hırkasını ona nispet eden her şeyh, hakikatte Şia mezhebine bağlılığını ve imamet hakkındaki inancını ortaya koymuştur.”

ÖZEL: İmam Seccâd (a.s.) döneminde beraat (teberrâ) meselesi: Beraatın düşünceden kitlesel akıma dönüşmesi

ÖZEL: İmam Seccâd (a.s.) döneminde beraat (teberrâ) meselesi: Beraatın düşünceden kitlesel akıma dönüşmesi

Ehl-i Sünnet’e mensup bulunan Hârizmî’nin naklettiği bir rivayet, Şeyhayn’ın Âşûrâ hadisesindeki rolünü açıkça ortaya koymaktadır. Hârizmî’nin rivayetine göre, İmam Hüseyin (a.s.) mübarek sakalını kendi kanıyla boyamış ve şöyle buyurmuştur: Dedem Resulullah’ın (s.a.a) huzuruna çıkıncaya değin bu halde kalacağım; kanıma boyanmış vaziyette, “Ya Resûlullah! Beni falan ve falan öldürdü!” diyeceğim.

ÖZEL: Hamid Algar: Sünnîlerin İmam Cafer es-Sâdık Hakkındaki İddiaları

ÖZEL: Hamid Algar: Sünnîlerin İmam Cafer es-Sâdık Hakkındaki İddiaları

İmam Cafer es-Sâdık’a atfedilen bu türden rivayetlerin neredeyse tamamını aynı noktada buluşturan ortak özellik ve hedef, Şiî terminolojisinin bilinçli bir biçimde dönüştürülmesi, bu suretle Şiî doktrinlerin altının oyulması ve bu terimlerin Sünnî muadillerinin ön plana çıkarılmasıdır... Öte yandan, tevellânın zaruri bir bütünleyici unsuru olarak teberrânın İmam Cafer es-Sâdık tarafından benimsendiği şüphe götürmez bir gerçektir.

ÖZEL: Gadir-i Hum Dosyası

ÖZEL: Gadir-i Hum Dosyası

Gadir-i Hum Hadisi ve hadisesi hakkında sitemizde yayımlanmış 18 söyleşi, makale ve analiz…

ÖZEL: Şiî kelamı ve Mu‘tezilî söylem: İmamiyye kelamının Mu‘tezile’den etkilenmesi meselesi hakkında değerlendirmeler

ÖZEL: Şiî kelamı ve Mu‘tezilî söylem: İmamiyye kelamının Mu‘tezile’den etkilenmesi meselesi hakkında değerlendirmeler

Hakîm Feyyâz Lâhicî’ye (ö. 661) göre, İmamiyye’nin inanç esaslarının büyük ölçüde Mu‘tezile ile benzerlik göstermesinin sebebi ne Mu‘tezile’den etkilenmesidir ne de onların kelam usullerini iktibas etmesidir; aksine bu benzerlik, bir yandan Mu‘tezile’nin felsefeden faydalanmasından, diğer yandan İmamiyye’nin -İmamlarından (a.s.) aldıkları- kelam usullerinin felsefî ilkelerle uyumlu olmasından kaynaklanmaktadır:

ÖZEL: Resul Caferiyan söyleşisi: Gadir hadisini niçin inkar edemediler?

ÖZEL: Resul Caferiyan söyleşisi: Gadir hadisini niçin inkar edemediler?

Buhârî’nin Sahîh’inin Ehl-i Sünnet’in en temel hadis kitabı sayıldığı göz önüne alındığında onun bu davranışı sadece şu anlama gelir: üçüncü asrın hadis ehli nezdinde –ki çoğu müfrit Hanbelilerden müteşekkildi- bu kitabın bu denli önemli sayılmasının yegâne nedeni onun Gadir hadisini, yani Şia mezhebinin temelini göz ardı etmesiydi.