"Hadisi" için 333 adet haber bulundu

ÖZEL: Hilafetin Hz. Fatıma'nın (s.a.) Evine Saldırısı: Rivayetin Erken Dönem Katmanının Yeniden İnşası

ÖZEL: Hilafetin Hz. Fatıma'nın (s.a.) Evine Saldırısı: Rivayetin Erken Dönem Katmanının Yeniden İnşası

Bu araştırma, mevcut kaynaklarda yer alan ve hilafet rejiminin Hz. Fatıma'nın (s.a.) evine yönelik hücumunu konu edinen bir rivayetin "isnad-metin" yapısını inceleyerek metinsel tarihini araştırmaktadır. Çeşitli kanıtların karşılaştırmalı analizi ve metinsel farklılıkların dağılımı üzerinden, bu rivayetin temel çekirdeğinin Medineli muhaddis ve siyer yazarı Musa b. Ukbe'ye (ö. 141/758) ve muhtemelen onun önde gelen üstadı Muhammed b. Müslim ez-Zührî'ye (ö. 124/742) güvenilir bir şekilde dayandırılabileceği tarafımızca savunulmaktadır.

Hassan Ansari’den notlar (4): Şiiler ne zamandan itibaren Kur'an'ın tahrif edildiği inancıyla suçlandılar? Birkaç yeni nokta

Hassan Ansari’den notlar (4): Şiiler ne zamandan itibaren Kur'an'ın tahrif edildiği inancıyla suçlandılar? Birkaç yeni nokta

Neden ilk iki üç asırdaki mezhepsel tartışmalarda kimse Şiileri "Siz Kur'an'ın tahrif edildiğine inanıyorsunuz" diye suçlamamıştır? Hicri ikinci yüzyıldan günümüze ulaşan birkaç metinde, örneğin İbadîlerin yakın zamanda keşfedilip gün yüzüne çıkan ve yayımlanan metinlerinde, Şiilere yönelik onca farklı suçlamaya rağmen Kur'an'ın tahrifi meselesinden hiç söz edilmemiştir.

Parıltılar (15): Sünni kaynaklara göre sahabi Cabir b. Abdullah’ın İmam Muhammed Bâkır’a Hz. Peygamber’in selamını iletmesi

Parıltılar (15): Sünni kaynaklara göre sahabi Cabir b. Abdullah’ın İmam Muhammed Bâkır’a Hz. Peygamber’in selamını iletmesi

Câhiz, Haşimilerin Emevilere karşı görüşlerini açıklarken şöyle yazar: “Dediler ki: Muhammed bin Ali bin Hüseyin... Hicaz fakihlerinin seyyidiydi. İnsanlar fıkhı ondan ve oğlu Cafer'den öğrendi. O, "el-Bâkır; ilmi yarıp çıkaran" lakabıyla anılırdı. Allah'ın Elçisi, o henüz dünyaya gelmeden önce bu lakabı ona vermişti. Peygamber onun varlığını müjdeledi ve Cabir bin Abdullah'a onu göreceğini vaat ederek şöyle buyurdu..."

Parıltılar (14): Ehl-i Sünnet kaynaklarına göre İmam Sâdık'ın (a.s.) özel ilmi

Parıltılar (14): Ehl-i Sünnet kaynaklarına göre İmam Sâdık'ın (a.s.) özel ilmi

İbn Tıktakâ (ö. 709 h.), kendi senediyle Salih b. Ebu'l-Esved'den şöyle dediğini nakleder: Cafer bin Muhammed'den (a.s.) şöyle buyurduğunu işittim: "Beni kaybetmeden önce bana sorun; çünkü sahibiniz (Kâim) kıyam edene kadar, benden sonra hiç kimse size benim gibi hadis anlatmayacaktır."

Parıltılar (12): “İsterlerse mezarımı taşlayabilirler!”: Mutanın (geçici nikâh) cevazına dair çarpıcı bir haber

Parıltılar (12): “İsterlerse mezarımı taşlayabilirler!”: Mutanın (geçici nikâh) cevazına dair çarpıcı bir haber

Seleme'nin, Halife Ömer tarafından konulan ve daha sonra Emeviler tarafından sürdürülen yasağa ters düşen bu hadisi rivayet etmekten çekinmesi, o döneme gelindiğinde Şeyhayn'ın (Ebû Bekir ve Ömer) siyasetine karşı çıkmanın sosyal ve hatta cezai açıdan ne denli sorunlu ve tehlikeli olduğuna dair tarihsel-sosyolojik bir pencere sunmaktadır.

Hassan Ansari’den notlar (2): Câhiz'in el-Osmaniyye kitabı ve İmamet konusundaki Şiî düşüncesinin otantikliği

Hassan Ansari’den notlar (2): Câhiz'in el-Osmaniyye kitabı ve İmamet konusundaki Şiî düşüncesinin otantikliği

İşte tam da bu noktada el-Osmaniyye kitabı, istemeden de olsa, İmamiyye doktrininin imamet, nass ve ismet konularındaki orijinalliği (asaleti; sonradan doğma veya başka kültürlerle etkileşim ürünü bir inanç olmayışı; çev.), kadimliği ve tarihlendirilmesi açısından önemli bir belgeye dönüşmekte ve araştırmacılarımızın işine yaramaktadır.

Parıltılar (12): Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Ancak bu epistemolojik sansür ve cerh çabası paradoksal bir şekilde, Rec'at inancının Şia'nın muhalifleri tarafından iddia edildiği gibi 3. veya 4. yüzyıl uydurması olmadığını; ilk asırda bunu doğrudan Hz. Ali’den işitmiş sahabenin seçkin simalarından biri tarafından bizzat savunulduğunu kanıtlayan birer vesika hükmündedir.