Şüphesiz dünya halkları, aziz liderimizin teröristleri cezalandırma çağrısına katılacak ve teröristlerin uykularını kaçıracaktır. Şunu bilmelidirler ki, ömürlerinden geriye tek bir gün kalmış olsa bile İran milletinin intikam eli onların boğazına yapışacaktır.
7.05.2026
1.04.2026
25.03.2026
16.03.2026
25.01.2026
1.01.2026
Arafat bunun üzerine radikal bir soru sordu: “Ya Filistin güçleri füze sahibi olsaydı?” Arafat’ın hesaplaması basit ve stratejikti: Gazze yakınlarındaki büyük bir İsrail kentine —örneğin Aşkelon— İran yapımı Katyuşa füzeleri atılabilseydi, Tel Aviv’den gelecekteki sınırlar ve tavizler konusunda yeni, sert bir pazarlık gücü elde edilebilirdi.
Günümüzde emperyalizm, ABD’nin hegemonik tek kutupluluğundan başka bir şey değildir. Artık “emperyalistler arası” çatışma olasılığı yoktur. Bugünün savaşı, ABD imparatorluğu ve onun uşakları ile ideolojik, politik ve ekonomik olarak heterojen anti-emperyalist blok arasında sürmektedir.
Netanyahu’nun 12 Ağustos 2025’te i24’e verdiği röportajda, “Büyük İsrail vizyonuyla bağlantılı tarihî ve ruhani bir misyonla” sorumlu olduğunu söylemesi, İsrail’in sınırlarını Tevrat temelli bir çerçevede genişletme çabasına dolaylı bir itiraf niteliği taşıdı. Benzer biçimde, Donald Trump’ın 2024 seçim kampanyasında “İsrail çok küçük ve genişletilmeli” açıklaması...
"Bu üsler karşısında silahlı ve kitlesel bir mücadele başlatmak yalnızca emperyal kontrolün kalbine darbe vurmakla kalmayacak, aynı zamanda ABD emperyalizmi, Siyonizm ve Arap gerici rejimleri arasındaki ittifakı da açığa çıkaracaktır."
"O dönemde konuştuğum tüm askeri bağlantılar İran'ın toparlanmasının 2-5 gün alacağı tahmininde bulunmuştu. Herkesi şaşırtan bir şekilde İran 15 saat içinde komuta kademesini yeniden inşa etti, hava savunmasını yeniden devreye soktu ve yıkıcı füzeleriyle ilk saldırı dalgasını başlattı."
"İran’ın dünyanın önde gelen insansız hava aracı güçlerinden biri olduğu yaygın olarak kabul ediliyor ve çeşitli raporlar bu ülkeyi ABD ve Çin ile birlikte ilk beş, hatta ilk üç arasına koyuyor. Hatta bazı analistler, onlarca yıllık yasadışı yaptırımlara ve ekonomik kuşatmaya rağmen kaydettiği kayda değer ilerlemeye atıfta bulunarak, İslam Cumhuriyeti'ni sıralamada ABD ve Çin'in önüne yerleştiriyor."