Lafı dolandırmaya gerek yok: Uluslararası sol, en iyi ihtimalle; İslam Cumhuriyeti’ni —ve dolayısıyla Filistinlilerin o maddi savunma hattını— yok etmeye ant içmiş Siyonist emellere siyasi meşruiyet kılıfı dikmekte ve onlara alan açmaktadır. En kötü ihtimalle ise; İran’a yönelik Siyonist saldırının ve bunun doğal sonucu olarak Levant’ta yaşanan soykırımın doğrudan suç ortağıdırlar.
3.12.2025
21.11.2025
26.10.2025
21.08.2025
25.07.2025
19.07.2025
“The Jerusalem Center for Security and Foreign Affairs” (Kudüs Güvenlik ve Dış İlişkiler Merkezi) adlı Siyonist araştırma enstitüsünün sitesinde yayımlanan bir analizde, İran’ın İsrail rejimi için birincil problem olduğu belirtiliyor. Kurum, İran İslam Cumhuriyeti karşısında izlenmesini önerdiği politikasını ise şu satır başlarıyla özetliyor:
Bu çalışmada ortaya konulan bulgulara göre, “Câhiliye ölümü” başlığı altında sınıflandırılan hadislerin imama itaatin zorunluluğundan, Müslüman cemaati arasında ayrılık çıkarmaktan imtina etmekten ve Müminlerin Emiri Ali’ye (a.s) muhabbet beslemenin bir iman nişanesi olduğundan söz eden kısmının güvenilir oldukları ve sahih senetle rivayet edildikleri anlaşılmaktadır.
Hamas Gençlik Birimi Başkanı Muhammed El-Neccar, 22 Ocak 2025'te İran’ın Kanal 3 stüdyosundan yaptığı açıklamada, 7 Ekim Operasyonunun Batı Şeria, Lübnan, Mısır ve doğu sınırından gelen akınlarla tekrarlanacağını belirtti. 7 Ekim harekâtını düzenleyen ve Siyonist askerleri rehin alan kişilerin İsrail rejimi tarafından ortadan kaldırılmadığını ve halen hayatta olduklarını söyledi.
"Hamas şartlarını dayattı, öyle ki binlerce tutsağı serbest bıraktı. 1.500'den fazla tankı imha etti; işgalci saflarında 30.000 kayba yol açtı [ölü ve yaralı]. 150.000'den fazla işgalcinin yerinden edilmesine neden oldu ve işgal ordusunun prestijini paramparça ederek onu yendi. İsrail rejimine 34 milyar dolar kayıp verdirdi, ekonomisini felç etti."
"Geçtiğimiz günlerde dünyanın çeşitli yerlerindeki pek çok Siyonistin şüpheli koşullar altında öldüğü raporlandı. Bu tür hadiselerin neden bu yabancı ülkelerdeki İsrail rejimi vatandaşlarının başına geldiğiyse henüz belli değil."
2013 yılında Halid Meşal, diğer bazı Hamas liderleriyle birlikte ve Katar'ın desteğiyle Beşşar Esad hükümetine karşı savaşmak üzere “Ahfad el-Rasul Tugayı” adı altında Suriye'ye güç gönderdiğinde ise iki üst düzey Hamas yetkilisi Yahya Sinvar ve Muhammed Deyf buna karşı çıkmıştı.