Demek ki o dönemde namazın nasıl kılındığı unutulmuştu. Mutarrif ona soruyor: '[Hz. Ali] Namazda ne yaptı?' (İmran) Dedi ki: 'Kalkarken tekbir getirdi, secdeye gittiğinde tekbir getirdi…' Düşünün, bunlar (tekbir getirmek) bile artık unutulmuştu!
14.07.2026
7.05.2026
30.01.2026
9.10.2025
17.09.2025
20.06.2025
Alamadi, X hesabında, Washington D.C. eylemcisi Elias Rodriguez'in bir fotoğrafını, saldırıyla ilgili haberle paylaşarak şunları yazdı: "Bir düşünün; Mısırlı, Ürdünlü, Emirlikli, Bahreynli ve beşinci olarak da Faslı bir Rodriguez ortaya çıksaydı Siyonistler nerede olurdu?"
Ebu Zuhri şunları söyledi: "Dünyanın herhangi bir yerinde silah taşıyabilen herkes harekete geçmelidir. Patlayıcı, kurşun, bıçak veya taşı esirgemeyin. Herkes sessizliğini bozsun. Gazze'deki katliam ve açlık karşısında Amerikan ve Siyonist işgalin çıkarları güvende kalırsa hepimiz günahkâr oluruz."
Yazının tüm felsefi-politik öncüllerine ve sonuçlarına katılmasak da, post-modernizm ve liberalizmin radikal-devrimci söylemler ve bunların entelektüel-ideolojik taşıyıcıları içindeki nüfuz gücüne ve bu kişilerin emperyalist sistem tarafından nasıl işlevsel kılındıklarına ışık tutan önemli bir analiz olduğunu düşünüyoruz.
Siyonist rejim haber kanalı Kanal 14'ün askeri ve güvenlik işleri yorumcusu Noam Amir ise “Husi İHA'sının Tel Aviv'e ulaşana kadar 2.100 kilometrelik bir mesafe katettiğini” belirtti ve bunun “İsrail ordusu için mega bir başarısızlık” olduğunu söyledi.
Köleliğin üstesinden -gerçekten ortadan kaldırıldığı kadarıyla- liberalizm içinde kendiliğinden gelişen içsel bir süreçle gelinmemiştir. Aksine, bu koşullar öncelikle dışlanan halklar tarafından sürdürülen devasa özgürleşme ve tanınma mücadelelerinin doğurduğu zorlukların ardından ortaya çıktı. Köleliği ortadan kaldıran 1791'deki Haiti sömürge karşıtı devrimi, zenginliğin halka yeniden dağıtılmasını sağlayan 1917'deki Ekim Devrimi, emperyalistleri ülkeden kovan 1979 İran Devrimi gibi…
İran'ın bölgesel direnişi ateşlemedeki rolü yalnızca askeri gücünden değil, aynı zamanda emperyalist kuvvetlere karşı yıllarca meydan okumanın biriktirdiği kolektif bilgiden-hafızadan da kaynaklanmaktadır.