Mansûr, kendisinin mutedil kabul ettiği fıkıh mezheplerini oluşturma veya destekleme yoluna gitmiş ve bu çerçevede, İbn Abbas’ın Müminlerin Emiri Ali’nin fıkhıyla örtüşen fıkhî görüşlerinin yaygınlaşmasını engellemeye çalışmıştır. Bu bağlamda, Medine’nin Hadis Ehli’ne mensup fakihi Mâlik ile uzlaşmış ve kitabını neşretmesi için onu teşvik etmiştir. Aynı şekilde Ebû Hanife’yi ve Mürcie’yi kazanmayı ümit etmiş ve Amr b. Ubeyd’i ve Mu‘tezile’yi himaye edip tercüme hareketine zemin hazırlayacak girişimlerde bulunmuştur.
9.10.2025
24.09.2025
9.08.2025
22.07.2025
19.07.2025
11.03.2025
"Hasan b. Mahbûb önemli kitaplar da yazmıştır. O, ricâl ilmi alanında yazılmış ilk kitaplardan biri olan el-Meşîha adlı kitabında, Büyük Gaybet’ten (Gaybet-i Kübrâ) yaklaşık yüz yıl önce, İmam Mehdî’nin (a.f.) doğumuna ve gaybetine dair hadisleri yazıya geçirmiştir."
Tevrat’ın Çıkış Kitabı’nda, peygamberliğe seçilip İsrailoğullarını doğru yola iletmekle görevlendirildiğinde Hz. Musa (a.s.) ile Tanrı arasında şöyle bir konuşmanın geçtiği yazar: “İsraillilere gidip, ‘Beni size atalarınızın Tanrısı gönderdi’ dersem bana, ‘O’nun adı nedir?’ diye sorabilirler. O zaman onlara ne diyeyim?’ dedi. Tanrı Musa’ya, ‘Ben, Var Olan’ım.’ İsrail halkına, ‘Beni size Var Olan gönderdi’ diyeceksin,’ dedi.
Hamas, selefi FKÖ'nün hem savaşta hem de müzakerelerde yaptığı hatalardan zekice dersler çıkarmış enerjik bir siyasi oluşumdur. Entelektüel, siyasi ve askeri kaynaklarını titizlikle İsrail'i ve onun psişik ağırlık merkezini anlamaya yatırmıştır. Hoşumuza gitsin ya da gitmesin, Hamas artık Filistin mücadelesine önderlik eden birincil güçtür.
"Güven kaynağımdan ayrı düştüğümden beri kalbimin aynasına güzel yüzü aksediyor. Seni hatırımda taşıyorum canım sevgilim. Canım benim! Allah'ın seni gözetmesi ve esirgemesi için dua ediyorum. Koşullar biraz zorlayıcı olsa da idare ediyorum. Şimdiye kadar ne olduysa iyi oldu. Şu an güzel Beyrut şehrindeyim."
İsrail Gazze'yi yerle bir edip on binlerce insanı öldürürken, dünyanın dört bir yanında on milyonlarca insan bunu protesto ediyor ve bu direniş büyüyecek. İsrail Gazze savaşını kazanacağını düşünüyor olabilir ama savaşı aslında kaybediyor. Filistinliler şu anda yeni bir dünya düzeni için verilen çok daha büyük bir mücadelenin ön cephesinde yer alıyor ve Filistin sorunu da çözümünü bu bağlamda bulacak.
Said, Filistinlilerin sömürgecilere karşı bu türden bir mücadeleyi "terörizm" olarak kınamalarını ve bundan vazgeçmelerini istiyor. Hamas'ı Siyonistlerle aynı kefeye koyuyor (Le Monde Diplomatique Ağustos/Eylül 1998'deki en hararetli makalesinde yaptığı gibi). Sömürgecilere karşı şiddet içermeyen bir şekilde savaşabileceğimize inanmamızı istiyor. Said, İntifada ve (ister beğenin ister nefret edin) Hamas olmasaydı "İsrail"in Arafat'la asla konuşmayacağı gerçeğini göz ardı ediyor.