Parıltılar (15): Sünni kaynaklara göre sahabi Cabir b. Abdullah’ın İmam Muhammed Bâkır’a Hz. Peygamber’in selamını iletmesi

Parıltılar (15): Sünni kaynaklara göre sahabi Cabir b. Abdullah’ın İmam Muhammed Bâkır’a Hz. Peygamber’in selamını iletmesi

Câhiz, Haşimilerin Emevilere karşı görüşlerini açıklarken şöyle yazar: “Dediler ki: Muhammed bin Ali bin Hüseyin... Hicaz fakihlerinin seyyidiydi. İnsanlar fıkhı ondan ve oğlu Cafer'den öğrendi. O, "el-Bâkır; ilmi yarıp çıkaran" lakabıyla anılırdı. Allah'ın Elçisi, o henüz dünyaya gelmeden önce bu lakabı ona vermişti. Peygamber onun varlığını müjdeledi ve Cabir bin Abdullah'a onu göreceğini vaat ederek şöyle buyurdu..."

Şehit Dr. Muhsin Fahrizade: Yeni Fizik ve Molla Sadra Felsefesi / Felsefi Nedensellik Çürütülemez

Şehit Dr. Muhsin Fahrizade: Yeni Fizik ve Molla Sadra Felsefesi / Felsefi Nedensellik Çürütülemez

Aşağıdaki metin, kendisi tarafından yazılan ve Mehr Haber Ajansı tarafından yayımlanan "Fizik Felsefesi: Yeni Fiziğin Temel Meydan Okuması" başlıklı kısa bir makalenin çevirisidir. Bunun altında ayrıca Dr. Fahrizade'nin "İslam Felsefesini İhya Etmenin Gerekliliği" başlıklı ikinci ve daha kısa bir blog yazısının çevirisine de yer verdim.

Parıltılar (12): “İsterlerse mezarımı taşlayabilirler!”: Mutanın (geçici nikâh) cevazına dair çarpıcı bir haber

Parıltılar (12): “İsterlerse mezarımı taşlayabilirler!”: Mutanın (geçici nikâh) cevazına dair çarpıcı bir haber

Seleme'nin, Halife Ömer tarafından konulan ve daha sonra Emeviler tarafından sürdürülen yasağa ters düşen bu hadisi rivayet etmekten çekinmesi, o döneme gelindiğinde Şeyhayn'ın (Ebû Bekir ve Ömer) siyasetine karşı çıkmanın sosyal ve hatta cezai açıdan ne denli sorunlu ve tehlikeli olduğuna dair tarihsel-sosyolojik bir pencere sunmaktadır.

Hassan Ansari’den notlar (1): İmamiyye’nin kitaplarının bir kısmının kaybolması üzerine

Hassan Ansari’den notlar (1): İmamiyye’nin kitaplarının bir kısmının kaybolması üzerine

Bunun bir örneği, Bağdat'taki Şeyh Tusi'nin kütüphanesi ve medresesidir; 447 (Hicri) yılında Selçuklu sultanı Tuğrul Bey'in saldırısında düşmanlık ateşine esir düşmüş ve doğal olarak birçok kitap ve paha biçilmez Şii miras yok olmuştur. Hatta Şeyh Tusi'nin kendi teliflerinden bir bölümünün de tam olarak bu nedenle kaybolduğunu biliyoruz.

Hasan Farhan el-Maliki (2): Ensar Gadir-i Hum’u bile bile niçin Sakife’de toplandı / Ensar’ın Kureyş korkusu

Hasan Farhan el-Maliki (2): Ensar Gadir-i Hum’u bile bile niçin Sakife’de toplandı / Ensar’ın Kureyş korkusu

Çünkü Bedir ve Uhud'da Kureyş müşriklerini kılıçtan geçirenler, Ensar ve Hz. Ali'nin başını çektiği Haşimoğullarıydı. Ensar, "Madem Hz. Ali'nin etrafında toplanmadılar, madem Gadir vasiyetini umursamıyorlar, o hâlde başımıza geçip bizden intikam almalarına izin vermeyelim" psikolojisiyle, savunma ve istişare amacıyla o küçük çardakta toplanmıştı.

Nehcü'l-Belağa ve Sünni Kaynaklar Işığında Hz. Mehdi (a.s.) ve Gaybet İnancının Temellendirilmesi

Nehcü'l-Belağa ve Sünni Kaynaklar Işığında Hz. Mehdi (a.s.) ve Gaybet İnancının Temellendirilmesi

Bu yazı, İmam Ali'nin (a.s.) Nehcü'l-Belağa'daki hutbe ve hikmetleri bağlamında Hz. Mehdi'nin (a.s.) varlığını tahlil etmeyi ve Ehl-i Sünnet usulcülerinin (İbn Hacer, Ebu Zehre vb.) "yeryüzünün hüccetsiz kalmayacağı" kuralına yaklaşımlarını, Şii epistemolojisi çerçevesinde ilzam kaidesi yöntemiyle değerlendirmeyi amaçlamaktadır.