"Muhalifler" için 323 adet haber bulundu

ÖZEL: Hilafetin Hz. Fatıma'nın (s.a.) Evine Saldırısı: Rivayetin Erken Dönem Katmanının Yeniden İnşası

ÖZEL: Hilafetin Hz. Fatıma'nın (s.a.) Evine Saldırısı: Rivayetin Erken Dönem Katmanının Yeniden İnşası

Bu araştırma, mevcut kaynaklarda yer alan ve hilafet rejiminin Hz. Fatıma'nın (s.a.) evine yönelik hücumunu konu edinen bir rivayetin "isnad-metin" yapısını inceleyerek metinsel tarihini araştırmaktadır. Çeşitli kanıtların karşılaştırmalı analizi ve metinsel farklılıkların dağılımı üzerinden, bu rivayetin temel çekirdeğinin Medineli muhaddis ve siyer yazarı Musa b. Ukbe'ye (ö. 141/758) ve muhtemelen onun önde gelen üstadı Muhammed b. Müslim ez-Zührî'ye (ö. 124/742) güvenilir bir şekilde dayandırılabileceği tarafımızca savunulmaktadır.

Hassan Ansari’den notlar (1): İmamiyye’nin kitaplarının bir kısmının kaybolması üzerine

Hassan Ansari’den notlar (1): İmamiyye’nin kitaplarının bir kısmının kaybolması üzerine

Bunun bir örneği, Bağdat'taki Şeyh Tusi'nin kütüphanesi ve medresesidir; 447 (Hicri) yılında Selçuklu sultanı Tuğrul Bey'in saldırısında düşmanlık ateşine esir düşmüş ve doğal olarak birçok kitap ve paha biçilmez Şii miras yok olmuştur. Hatta Şeyh Tusi'nin kendi teliflerinden bir bölümünün de tam olarak bu nedenle kaybolduğunu biliyoruz.

Parıltılar (12): Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Ancak bu epistemolojik sansür ve cerh çabası paradoksal bir şekilde, Rec'at inancının Şia'nın muhalifleri tarafından iddia edildiği gibi 3. veya 4. yüzyıl uydurması olmadığını; ilk asırda bunu doğrudan Hz. Ali’den işitmiş sahabenin seçkin simalarından biri tarafından bizzat savunulduğunu kanıtlayan birer vesika hükmündedir.

ÖZEL: Resul Caferiyan: Gadir Rivayetinden Gadir Bayramına

ÖZEL: Resul Caferiyan: Gadir Rivayetinden Gadir Bayramına

Bu dönemde Gadir Hadisi'nin tam olarak ne kadar anıldığını bilmiyoruz. Ancak önemli olan şu ki; İmam Ali (a.s.) doğal bir siyasi sürecin sonunda halifelik makamına geldiğinde, Taberi'nin aktardığına göre, biat edenlerin bir kısmı doğrudan "müvâlât" (Gadir'deki velâyet ahdi) temelinde biat etmişti

ÖZEL: Müminlerin Emiri Ali’nin (a.s.) İmameti ve Nifak Hareketinin Oluşumu

ÖZEL: Müminlerin Emiri Ali’nin (a.s.) İmameti ve Nifak Hareketinin Oluşumu

Taberî, Tarih’inde Ömer b. Hattâb’ın hilafeti döneminde Abdullah b. Abbas ile arasında geçen bir konuşmayı nakletmiştir. Bu konuşmada Ömer, Kureyş’in Müminlerin Emiri Ali’nin (a.s.) hilafetini engellemek için yürüttüğü faaliyetleri ve bu hususta yaptıkları planlamaları açıkça ikrar etmektedir. Konuşmanın bir bölümünde Ömer, İbn Abbas’a şöyle demiştir...

ÖZEL: Sünnî Tarihçilerin Kelâmî Kabullerinin Gadir-i Hum Hadisesinin Tasvirine Etkisi

ÖZEL: Sünnî Tarihçilerin Kelâmî Kabullerinin Gadir-i Hum Hadisesinin Tasvirine Etkisi

Bir rivayetin sıhhat ve geçerliliğinin tespiti, kimi zaman râvilerden bağımsız olarak, doğrudan metin tenkidi üzerinden gerçekleştirilmektedir. Ancak bu safhada dahi tarihçilerin kelâmî kabullerinin üslupları ve yaklaşımları üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Fahreddin Râzî’den nakledilen şu söz, bu durumu özetler niteliktedir: "Gadir hadisine dair dört yüz rivayet yolu (tarik) buldum; buna rağmen [hadisin] sahih olduğu içime sinmedi."

ÖZEL: Abbasîlerin Mehdîlikle İlgili Hadislerin Uydurulması ve Tahrif Edilmesindeki Rolü

ÖZEL: Abbasîlerin Mehdîlikle İlgili Hadislerin Uydurulması ve Tahrif Edilmesindeki Rolü

Mehdî ismi, tevatür derecesine ulaşmış birçok hadiste Âl-i Muhammed’in Kâimi (a.f.) için kullanılmıştır. el-Urfü’l-verdî adlı eserde bu ismin geçtiği 178 rivayet mevcuttur. Abbasî hanedanının ilk halifesi Seffâh ile yapılan biat da, esasında, onun Mehdî olduğu iddiası üzerine gerçekleştirilmiştir. Abbasî döneminin başlarına tarihlendirilen bir şiirin bir beytinde, Seffâh, Hâşimoğullarının Mehdî’si olarak nitelenmiştir: