Bu üç unsur, bu hareketleri normalde devrimci örgütleri yok eden yozlaştırıcı etkilerden koruyacak yeterli asabiyeyi (klasik İbn Halduncu anlamdaki grup dayanışması) üretir. Rüşvet ve kayırmacılık, makam dağıtmak burada sökmez. Devlet gücünün kullanımı onları geleneksel, kırılgan ordulara dönüştürmez. Özünde, yöneten gerilla hareketleri olarak kalırlar.
25.01.2026
9.10.2025
19.07.2025
20.06.2025
4.06.2025
24.01.2025
Rüstemi, “İslam Devrimi Muhafızları Ordusu İsrail içindeki Dimona Reaktörü'nü hedef alan askeri tatbikatlar gerçekleştirdi. İran'ın nükleer silahlardan daha önemli büyük bir sürprizi var ve biz bu sürprizi sıfır saat gelene kadar gizli tutacağız" şeklinde konuştu.
İslam Devrimi Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Eski Komutanı General Ali Vahidi, kendisine yöneltilen “Hizbullah’ın; Fuad Şükür, İbrahim Akil ve Ali Kereki gibi üst düzey komutanlarının şehadetinden sonra bu kişilerin yerini doldurabilecek insan gücüne sahip olup olmadığı” şeklindeki bir sorunun cevabında...
Hamas, selefi FKÖ'nün hem savaşta hem de müzakerelerde yaptığı hatalardan zekice dersler çıkarmış enerjik bir siyasi oluşumdur. Entelektüel, siyasi ve askeri kaynaklarını titizlikle İsrail'i ve onun psişik ağırlık merkezini anlamaya yatırmıştır. Hoşumuza gitsin ya da gitmesin, Hamas artık Filistin mücadelesine önderlik eden birincil güçtür.
Yazının tüm felsefi-politik öncüllerine ve sonuçlarına katılmasak da, post-modernizm ve liberalizmin radikal-devrimci söylemler ve bunların entelektüel-ideolojik taşıyıcıları içindeki nüfuz gücüne ve bu kişilerin emperyalist sistem tarafından nasıl işlevsel kılındıklarına ışık tutan önemli bir analiz olduğunu düşünüyoruz.
Glilot Üssü, toplanan bilgilerin işlendiği ve askeri stratejistlere ve Mossad da dahil olmak üzere diğer İsrail istihbarat kurumlarına iletildiği 8200 numaralı askeri istihbarat biriminin operasyonel karargahı olarak hizmet veriyor.
Batı yanlısı Sünni monarklar tarafından papağan gibi tekrarlanan bir eleştiriyle İran'ın "Filistin'de Sünni Arap hükümetlerin egemenliğini zayıflatmak için iyi bir araç bulduğunu" ve "Sünni Arap kitlelerin" desteğini aradığını iddia ediyor. Bu değerlendirme, Devrim’den önce bile, İran'ın dini ve laik muhaliflerinin Filistin yanlısı oldukları ve Şah'ın İsrail'i desteklemesine karşı çıktıkları gerçeğini göz ardı etmektedir.