Ahmed el-Kâtib, İmam Mehdî’nin varlığını inkâr etmek amacıyla On İki İmam hadisleri hakkında birtakım şüpheler ortaya atmıştır. Bu hadislerin 4./10. yüzyılda uydurulduğunu ileri süren yazar, bu nedenle söz konusu rivayetlerin delil olarak kullanılmasının ve onlara dayanılarak istidlalde bulunulmasının kabul edilemez olduğunu ileri sürmüştür.
4.10.2026
2.10.2026
29.09.2026
24.09.2026
21.09.2026
15.09.2026
İran için IMF toplantıları doğrudan bir finansal faydadan ziyade yaptırımların hafifletilmesi için baskı yapacak bir diplomatik platform işlevi görüyordu. Ancak Batı için bunlar, İran içinde Batı yanlısı bir finans elitini —daha sonra "reformistler" olarak bilinecek ve örtük olarak neoliberal ideolojinin meşalesini taşıyacak figürleri— yetiştirmek için bir kanal sağlıyordu.
Câhiz, Haşimilerin Emevilere karşı görüşlerini açıklarken şöyle yazar: “Dediler ki: Muhammed bin Ali bin Hüseyin... Hicaz fakihlerinin seyyidiydi. İnsanlar fıkhı ondan ve oğlu Cafer'den öğrendi. O, "el-Bâkır; ilmi yarıp çıkaran" lakabıyla anılırdı. Allah'ın Elçisi, o henüz dünyaya gelmeden önce bu lakabı ona vermişti. Peygamber onun varlığını müjdeledi ve Cabir bin Abdullah'a onu göreceğini vaat ederek şöyle buyurdu..."
Aşağıdaki metin, kendisi tarafından yazılan ve Mehr Haber Ajansı tarafından yayımlanan "Fizik Felsefesi: Yeni Fiziğin Temel Meydan Okuması" başlıklı kısa bir makalenin çevirisidir. Bunun altında ayrıca Dr. Fahrizade'nin "İslam Felsefesini İhya Etmenin Gerekliliği" başlıklı ikinci ve daha kısa bir blog yazısının çevirisine de yer verdim.
Şüphesiz dünya halkları, aziz liderimizin teröristleri cezalandırma çağrısına katılacak ve teröristlerin uykularını kaçıracaktır. Şunu bilmelidirler ki, ömürlerinden geriye tek bir gün kalmış olsa bile İran milletinin intikam eli onların boğazına yapışacaktır.
Bir dinî toplumun elli yıl içinde; tahrifat ve sapmaların etkisi, yanlış dinî anlayışların galip gelmesi, şekilciliğe yöneliş ile maneviyat ve hakikatin içinin boşaltılması açısından nasıl bir değişime uğradığını görmek isterseniz, maktellerde yer alan şu ibareleri okuyun! Burada İmam Hüseyin’in (a.s) mazlumiyetine kan ağlasak yeridir!
Ehl-i Sünnet, Hz. Resulullah'ın (s.a.a.) vahiy inmeden önce mümin olmadığına ve bi'setini (peygamberliğini) bilmediğine kaildir. Delil olarak da şu ayeti getirirler: "İşte sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin." (Şûrâ, 52). Bildiğim kadarıyla bu durum, Şia-i İmamiyye'nin inancına muhaliftir. Onların bu görüşünün aksini nasıl ispat edebiliriz?