İbnü'n-Nedîm'in uzun listesinde Dırar'ın eserleri arasında saydığı bir kitabın bugün elimizde bulunması başlı başına ilginç bir durumdur; zira bu durum, İbnü'n-Nedîm'in ilk dönem kelamcılarının şu an kayıp olan sayısız kitabına dair hazırladığı fihristlerin ne kadar doğru ve gerçeğe uygun olduğunu göstermektedir.
29.09.2026
24.09.2026
21.09.2026
15.09.2026
13.09.2026
23.08.2026
Aşağıdaki metin, kendisi tarafından yazılan ve Mehr Haber Ajansı tarafından yayımlanan "Fizik Felsefesi: Yeni Fiziğin Temel Meydan Okuması" başlıklı kısa bir makalenin çevirisidir. Bunun altında ayrıca Dr. Fahrizade'nin "İslam Felsefesini İhya Etmenin Gerekliliği" başlıklı ikinci ve daha kısa bir blog yazısının çevirisine de yer verdim.
Şüphesiz dünya halkları, aziz liderimizin teröristleri cezalandırma çağrısına katılacak ve teröristlerin uykularını kaçıracaktır. Şunu bilmelidirler ki, ömürlerinden geriye tek bir gün kalmış olsa bile İran milletinin intikam eli onların boğazına yapışacaktır.
Bir dinî toplumun elli yıl içinde; tahrifat ve sapmaların etkisi, yanlış dinî anlayışların galip gelmesi, şekilciliğe yöneliş ile maneviyat ve hakikatin içinin boşaltılması açısından nasıl bir değişime uğradığını görmek isterseniz, maktellerde yer alan şu ibareleri okuyun! Burada İmam Hüseyin’in (a.s) mazlumiyetine kan ağlasak yeridir!
Ehl-i Sünnet, Hz. Resulullah'ın (s.a.a.) vahiy inmeden önce mümin olmadığına ve bi'setini (peygamberliğini) bilmediğine kaildir. Delil olarak da şu ayeti getirirler: "İşte sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin." (Şûrâ, 52). Bildiğim kadarıyla bu durum, Şia-i İmamiyye'nin inancına muhaliftir. Onların bu görüşünün aksini nasıl ispat edebiliriz?
Sümer Kral Listesi'ndeki Enmeduranki/Adapa figürlerinin Hz. İdris ve Hz. Âdem ile olan tarihsel-dilbilimsel bağlamı, yazının ve astronominin kökenleri.
Bu dönemde Gadir Hadisi'nin tam olarak ne kadar anıldığını bilmiyoruz. Ancak önemli olan şu ki; İmam Ali (a.s.) doğal bir siyasi sürecin sonunda halifelik makamına geldiğinde, Taberi'nin aktardığına göre, biat edenlerin bir kısmı doğrudan "müvâlât" (Gadir'deki velâyet ahdi) temelinde biat etmişti