Şimdi, ABD'nin nefes borusunu kesen Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasına ek olarak, ABD ve müttefiklerinin tamamen boğulmasına şahit olmak için Babülmendep'i de kapatmanın vaktidir. Hz. Ali'nin (a.s.) dediği gibi: "Sana atılan taşı geldiği yere geri at, zira kötülük ancak kötülükle defedilir."
14.07.2026
10.06.2026
7.05.2026
25.03.2026
19.02.2026
30.01.2026
Mansûr, kendisinin mutedil kabul ettiği fıkıh mezheplerini oluşturma veya destekleme yoluna gitmiş ve bu çerçevede, İbn Abbas’ın Müminlerin Emiri Ali’nin fıkhıyla örtüşen fıkhî görüşlerinin yaygınlaşmasını engellemeye çalışmıştır. Bu bağlamda, Medine’nin Hadis Ehli’ne mensup fakihi Mâlik ile uzlaşmış ve kitabını neşretmesi için onu teşvik etmiştir. Aynı şekilde Ebû Hanife’yi ve Mürcie’yi kazanmayı ümit etmiş ve Amr b. Ubeyd’i ve Mu‘tezile’yi himaye edip tercüme hareketine zemin hazırlayacak girişimlerde bulunmuştur.
Suriyeliler [Colani’nin adamları] tüccar. Bize İran'ın 18 yılda verdiğinden daha fazla silah sattılar! Size bir haber vereyim. Söylediklerimden ben sorumluyum… Rusya Suriye'ye roketatarlar verdi, ancak savaş sırasında hepsini kullanmadılar, bu yüzden onları bize sattılar!
Arafat bunun üzerine radikal bir soru sordu: “Ya Filistin güçleri füze sahibi olsaydı?” Arafat’ın hesaplaması basit ve stratejikti: Gazze yakınlarındaki büyük bir İsrail kentine —örneğin Aşkelon— İran yapımı Katyuşa füzeleri atılabilseydi, Tel Aviv’den gelecekteki sınırlar ve tavizler konusunda yeni, sert bir pazarlık gücü elde edilebilirdi.
Günümüzde emperyalizm, ABD’nin hegemonik tek kutupluluğundan başka bir şey değildir. Artık “emperyalistler arası” çatışma olasılığı yoktur. Bugünün savaşı, ABD imparatorluğu ve onun uşakları ile ideolojik, politik ve ekonomik olarak heterojen anti-emperyalist blok arasında sürmektedir.
Eski İranlı diplomat Amir Musavi, 12 Ağustos 2025'te Dijlah TV'de (Irak) verdiği bir röportajda, İran'ın en üst seviyede İsrail ile "büyük bir çatışmaya" hazırlandığını ve İmam Hamaney'in fetvasını değiştirip nükleer silah arayışına girmesi için iç ve dış kaynaklı baskı altında olduğunu söyledi.
Hüseyin Şeriatmedari,, Mir Hüseyin Musevi’nin son bildirisini ele aldı: "Toplantıda konuşan Sovyetler uzmanı Gil Lapidus, dikkat çeken bir benzetmeyle şunu söylemişti: Şaşırmış olabilirsiniz; çünkü uzmanlık alanım Sovyetler Birliği’nin dağılma süreci. Ancak İran için de artık şunu gördük: Bize bir Gorbaçov değil, bir Yeltsin lazım.” Bu cümleyle anlatılmak istenen açıktı: Hatemi, Gorbaçov’du. Görevi ise, Musevi’nin önünü açmaktı.