Şiiliğin argümanlarını çürütmek için devlet destekli ulema sınıfı "Bütün sahabe adildir, aralarındaki savaşlar sadece içtihat farkıdır" doktrinini katı bir dogmaya dönüştürdü. Muaviye'yi eleştirmek, devlete ve dine isyan ile eşdeğer tutulmaya başlandı.
16.08.2026
8.08.2026
3.08.2026
10.06.2026
29.04.2026
30.01.2026
Hakîm Feyyâz Lâhicî’ye (ö. 661) göre, İmamiyye’nin inanç esaslarının büyük ölçüde Mu‘tezile ile benzerlik göstermesinin sebebi ne Mu‘tezile’den etkilenmesidir ne de onların kelam usullerini iktibas etmesidir; aksine bu benzerlik, bir yandan Mu‘tezile’nin felsefeden faydalanmasından, diğer yandan İmamiyye’nin -İmamlarından (a.s.) aldıkları- kelam usullerinin felsefî ilkelerle uyumlu olmasından kaynaklanmaktadır:
"Hasan b. Mahbûb önemli kitaplar da yazmıştır. O, ricâl ilmi alanında yazılmış ilk kitaplardan biri olan el-Meşîha adlı kitabında, Büyük Gaybet’ten (Gaybet-i Kübrâ) yaklaşık yüz yıl önce, İmam Mehdî’nin (a.f.) doğumuna ve gaybetine dair hadisleri yazıya geçirmiştir."
"İslâm dünyasında siyer yazıcılığı Urve ve Zührî’nin öncülüğünde, belli bir hizbe hizmet etmek amacıyla, bir açıdan hastalıklı bir disiplin olarak ortaya çıkmıştır. İmam Zeynelâbidin’den (a.s.) nakledilen siyer rivayetlerinin muhtevası, onun bu alana girme nedenini göstermekte ve amacının siyer rivayetlerini tashih etmek ve Ehl-i Beyt’i (a.s.) savunmak olduğunu somut bir biçimde ortaya koymaktadır."
Kadınlardan oluşan bir Besic ordumuz var, sayılarının bugün 12 milyon olduğunu düşünüyorum. On binlerce üsleri, mıntıkaları ve merkezleri var. Tüm komutanları da kadın…. İmam Humeyni 20 milyonluk İranlı Besic Ordusuna ilave olarak tüm İslam dünyasının gönüllülerinden oluşacak 100 milyon kişilik bir ordu kurulması gerektiğini söylemişti.
Hamas, selefi FKÖ'nün hem savaşta hem de müzakerelerde yaptığı hatalardan zekice dersler çıkarmış enerjik bir siyasi oluşumdur. Entelektüel, siyasi ve askeri kaynaklarını titizlikle İsrail'i ve onun psişik ağırlık merkezini anlamaya yatırmıştır. Hoşumuza gitsin ya da gitmesin, Hamas artık Filistin mücadelesine önderlik eden birincil güçtür.
Yazının tüm felsefi-politik öncüllerine ve sonuçlarına katılmasak da, post-modernizm ve liberalizmin radikal-devrimci söylemler ve bunların entelektüel-ideolojik taşıyıcıları içindeki nüfuz gücüne ve bu kişilerin emperyalist sistem tarafından nasıl işlevsel kılındıklarına ışık tutan önemli bir analiz olduğunu düşünüyoruz.