Hassan Ansari’den notlar (1): İmamiyye’nin kitaplarının bir kısmının kaybolması üzerine

Hassan Ansari’den notlar (1): İmamiyye’nin kitaplarının bir kısmının kaybolması üzerine

Bunun bir örneği, Bağdat'taki Şeyh Tusi'nin kütüphanesi ve medresesidir; 447 (Hicri) yılında Selçuklu sultanı Tuğrul Bey'in saldırısında düşmanlık ateşine esir düşmüş ve doğal olarak birçok kitap ve paha biçilmez Şii miras yok olmuştur. Hatta Şeyh Tusi'nin kendi teliflerinden bir bölümünün de tam olarak bu nedenle kaybolduğunu biliyoruz.

Parıltılar (12): Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Şia’nın Rec'at inancının tarihsel sıhhati: Sahabî Ebu’t-Tufeyl ve tâbiî Câbir el-Cu'fî örnekleri

Ancak bu epistemolojik sansür ve cerh çabası paradoksal bir şekilde, Rec'at inancının Şia'nın muhalifleri tarafından iddia edildiği gibi 3. veya 4. yüzyıl uydurması olmadığını; ilk asırda bunu doğrudan Hz. Ali’den işitmiş sahabenin seçkin simalarından biri tarafından bizzat savunulduğunu kanıtlayan birer vesika hükmündedir.

Parıltılar (10): Şia’nın Hz. Ali gibi namaz kıldığının ve İmâmiyye fıkhının Ehl-i Beyt’e nispetinin yeni kanıtı

Parıltılar (10): Şia’nın Hz. Ali gibi namaz kıldığının ve İmâmiyye fıkhının Ehl-i Beyt’e nispetinin yeni kanıtı

Bugün Şiîlerin çoğunun uyguladığı pratik tam olarak budur ve bu uygulama kesintisiz olarak doğrudan İmam Ali'ye (a.s.) dayandırılabilmektedir!

Nehcü'l-Belağa ve Sünni Kaynaklar Işığında Hz. Mehdi (a.s.) ve Gaybet İnancının Temellendirilmesi

Nehcü'l-Belağa ve Sünni Kaynaklar Işığında Hz. Mehdi (a.s.) ve Gaybet İnancının Temellendirilmesi

Bu yazı, İmam Ali'nin (a.s.) Nehcü'l-Belağa'daki hutbe ve hikmetleri bağlamında Hz. Mehdi'nin (a.s.) varlığını tahlil etmeyi ve Ehl-i Sünnet usulcülerinin (İbn Hacer, Ebu Zehre vb.) "yeryüzünün hüccetsiz kalmayacağı" kuralına yaklaşımlarını, Şii epistemolojisi çerçevesinde ilzam kaidesi yöntemiyle değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

Elli Yıl Sonra…

Elli Yıl Sonra…

Bir dinî toplumun elli yıl içinde; tahrifat ve sapmaların etkisi, yanlış dinî anlayışların galip gelmesi, şekilciliğe yöneliş ile maneviyat ve hakikatin içinin boşaltılması açısından nasıl bir değişime uğradığını görmek isterseniz, maktellerde yer alan şu ibareleri okuyun! Burada İmam Hüseyin’in (a.s) mazlumiyetine kan ağlasak yeridir!

"Sen Kitap Nedir, İman Nedir Bilmezdin" (Şûrâ, 52) Ayetinin Manası

Ehl-i Sünnet, Hz. Resulullah'ın (s.a.a.) vahiy inmeden önce mümin olmadığına ve bi'setini (peygamberliğini) bilmediğine kaildir. Delil olarak da şu ayeti getirirler: "İşte sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin." (Şûrâ, 52). Bildiğim kadarıyla bu durum, Şia-i İmamiyye'nin inancına muhaliftir. Onların bu görüşünün aksini nasıl ispat edebiliriz?