Savaş açmakla tehdit ettiğiniz İran, bir ulus devletten ibaret değildir ve bölgesel hatta küresel bir direnişi tutuşturabilecek bir inanç sistematiğinin, Velayet-i Fakih kurumun da bayraktarıdır. İslam’ın devrimci evlatları ve yeryüzünün tüm anti emperyalist güçleri egemen dünya sisteminin enerji damarlarını kesebilecek ve “petrol kuyularının siyasi örgütlenmesi” konumundaki işbirlikçi, gerici Körfez krallıklarının camdan saraylarını tuzla buz edebilecek, kısacası dünyanızı başınıza geçirebilecek potansiyele sahiptir!
3.10.2022
23.06.2022
4.04.2022
21.01.2022
3.09.2021
22.08.2021
İran'da İslami hareket dışında hiçbir sosyo-politik hareket; tek bir merkezi önderliğin otoritesi altında ve tutarlı bir ideolojik çerçeve içinde faaliyet yürüten siyasi, sosyal, ekonomik ve askeri şubelere sahip değildi.
Lenin’in Batı tarzı kapitalizme yönelttiği eleştirileriyle başlayan anti-emperyalist hareketin 2021’deki merkezinin Amerika Birleşik Devletleri'nin herhangi bir yerinde ya da Batı Avrupa’da olduğunu söylemek gülünçtür. 2021'deki bu merkezin İran olduğunu söylemenin ise hakkaniyete uygun olacağını düşünüyorum.
2. Dünya Savaşı'ndan sonra ABD, Batı dünyasının lider gücü olarak İngiltere'nin yerini aldı. Rakip kampa Sovyetler Birliği önderlik ediyordu. ABD'nin küresel hegemonyasını açıklamak için üç faktör sayılıyordu: askeri güç, yumuşak gücünün çekiciliği ve küresel rezerv para birimi olarak dolar. Ordusunun, ayakları kilden bir dev olduğu ise ortaya çıktı.
Onları sadece Suriye ile sınırları açık tutmakla değil, eğer bugün harekete geçmeye karar verirsek bu sınırları tümüyle ortadan kaldırmakla tehdit ediyoruz. Yeryüzünde ne Lübnanlı ne Arap veya yabancı bir güç vardır ki buna karar verirsek bizi sınırları ortadan kaldırmaktan alıkoyabilsin. Amerikalılar bu gerçeği biliyor.
Lübnanlı analist ve eylem adamı Enis Nakkaş, 30 Mayıs 2020’de NBN TV’ye (Lübnan) önemli bir röportaj verdi: “Filistin’i özgürleştirerek Siyonist rejime son verecek savaşın on yıldan daha kısa bir süre içerisinde, hatta beş yıl içerisinde gerçekleşeceğini düşünüyorum. Bunun çok yakında olmasını umuyorum.”
Bu noktada, küresel petrolün tamamen aynı malzeme olmadığı ve rafine birimlerinin de aynı olmadığını belirtmek gerekiyor. Buradan ise İran’ın gönderdiği bu malzemeler ve parçaların özellikle Venezuela’nın kullanımı için revize edildiği anlaşılıyor. Yani İran bu meseleye çözüm bulmak için araştırma içine girerek büyük çaba sarf etmiştir.