Bununla birlikte, yukarıdaki metni şu hususu belirtmek için alıntıladım: Eğer hicrî ikinci yüzyılın ortalarında Fezârî gibi bir İbâdî kelamcı Şiilerin bu inancını eserinde aktarıyorsa, bu onun bu inancı Şiilerden bizzat duyduğu (nitekim kendisi Hişam b. Hakem'in çağdaşı ve çalışma arkadaşıydı) ve Şiilerin ikinci yüzyılın başlarında bu inanca zaten sahip olduğu anlamına gelir!
2.09.2026
24.08.2026
31.07.2026
1.01.2026
22.03.2024
9.03.2024
Dikey veraset yasası ve İmam Hasan ile İmam Hüseyin’den (a.s.) sonra imametin kardeşe geçmesinin caiz olmayışı İmam Sâdık’tan sonraki hicri ikinci ve üçüncü yüzyıl İmâmiyye Şiası’nın ittifak ettiği hususlardandır. Bu hakikati, Şeyh Tûsî’den yüzyılı aşkın bir süre önce yaşamış olan dayı yeğen Nevbahtî’ler ve Eşarî el-Kummî aktarmıştır. Buna ek olarak bu konu çerçevesinde sahih rivayetler de vardır.
Fârâbî’nin Uyûnu’l-Mesâil’ini okuyan William James, “Ben bu kitaba gelecekte de erişebilmeliyim” demiştir. James, psikoloji (ilmu’n-nefs) alanında oldukça yetkinleştiğinden, ruhun mertebelerinin ele alındığı bu kitap hakkında az önce aktardığım cümleyi söylemiştir. Ki Fârâbî bunu hicrî III. yüzyılda yazmıştır.
İşin aslı Rusya, ilgili Afrika makamlarının daveti olmadan Afrika'ya tek bir postal bile yollamış değildir. Fransızlar ise tam aksine, dört yüzyıl önce kendilerini “davet etmişlerdi”. Fransızlar, 400 milyondan fazla Afrikalı erkek ve kadını dünyanın dört bir yanına saçılmaya zorlayan Köle Ticaretine iştirak ettiler.
Makale yazarının, İmâmiyye’nin düşünsel sistemindeki “On İki İmam” ve “on ikinci imamın gaybeti” düşüncesinin temel/özgün/asil [bir düşünce] olmadığı konusundaki en önemli delili; On İki İmam Şiîliği’nin ilk kaynaklarında bu bağlamdaki hadîslere rastlayamamasıdır. Oysaki makale yazarının müracaat ettiği metinler ve hicrî III. yüzyılın sonlarına ait diğer birkaç metin de incelendiğinde, yazarın ulaştığından farklı sonuçlara ulaşılmaktadır.
Bu Müslümanlara şunu söylüyoruz. İslam Cumhuriyeti çökecek olursa (Allah korusun), Müslümanlar bir yüzyıl daha başlarını kaldıramazlar. Bu durum nerede olursa olsun herhangi bir Müslümanın faydasına olabilir mi?
Dünyada kendisini alternatif olarak tanıtan tek bir ideolojik sistem kaldı. Batı küreselciliğinin, tüketim toplumunun ve teknokratik materyalizmin muhalifi olan İran'ın İslami toplum ve devlet modelinden bahsediyorum. Öte yandan tüm büyük halklar gibi, dünyanın en eski medeniyetlerinden birinin soyundan gelen İranlılar da Mesihçi düşünceden yoksun değiller.