Hassan Ansari’den notlar (5): Câhiz ve Kur'an’ın tahrifi iddiasına dair önemli bir belge

Hassan Ansari’den notlar (5): Câhiz ve Kur'an’ın tahrifi iddiasına dair önemli bir belge

Ancak böyle yapmadığını görüyoruz; zira el-Osmaniyye kitabının yazıldığı dönemde Şiiler arasında esasen böyle bir inanç yoktu. Kur'an'ın tahrif edildiği düşüncesini Şiilikte köklü/orijinal bir unsur olarak gören yazarlar, görünüşe göre bugüne dek bu önemli belgeye hiç dikkat etmemişlerdir.

Hassan Ansari’den notlar (4): Şiiler ne zamandan itibaren Kur'an'ın tahrif edildiği inancıyla suçlandılar? Birkaç yeni nokta

Hassan Ansari’den notlar (4): Şiiler ne zamandan itibaren Kur'an'ın tahrif edildiği inancıyla suçlandılar? Birkaç yeni nokta

Neden ilk iki üç asırdaki mezhepsel tartışmalarda kimse Şiileri "Siz Kur'an'ın tahrif edildiğine inanıyorsunuz" diye suçlamamıştır? Hicri ikinci yüzyıldan günümüze ulaşan birkaç metinde, örneğin İbadîlerin yakın zamanda keşfedilip gün yüzüne çıkan ve yayımlanan metinlerinde, Şiilere yönelik onca farklı suçlamaya rağmen Kur'an'ın tahrifi meselesinden hiç söz edilmemiştir.

Hassan Ansari’den notlar (3): Câhiz'in el-Osmaniyye kitabı ve ona yazılan reddiyeler üzerine

Hassan Ansari’den notlar (3): Câhiz'in el-Osmaniyye kitabı ve ona yazılan reddiyeler üzerine

Câhiz'in döneminden sonra Şiilikteki imamet tartışmalarının en önemli meselelerinin, bir bakıma el-Osmaniyye kitabına birer cevap niteliği taşıdığı söylenebilir; dolayısıyla İmamiyye'nin reddiye literatürü, onların imamet bahsindeki en önemli düşüncelerinin de taşıyıcısı olmuştur.

Hassan Ansari’den notlar (2): Câhiz'in el-Osmaniyye kitabı ve İmamet konusundaki Şiî düşüncesinin otantikliği

Hassan Ansari’den notlar (2): Câhiz'in el-Osmaniyye kitabı ve İmamet konusundaki Şiî düşüncesinin otantikliği

İşte tam da bu noktada el-Osmaniyye kitabı, istemeden de olsa, İmamiyye doktrininin imamet, nass ve ismet konularındaki orijinalliği (asaleti; sonradan doğma veya başka kültürlerle etkileşim ürünü bir inanç olmayışı; çev.), kadimliği ve tarihlendirilmesi açısından önemli bir belgeye dönüşmekte ve araştırmacılarımızın işine yaramaktadır.

Hassan Ansari’den notlar (1): İmamiyye’nin kitaplarının bir kısmının kaybolması üzerine

Hassan Ansari’den notlar (1): İmamiyye’nin kitaplarının bir kısmının kaybolması üzerine

Bunun bir örneği, Bağdat'taki Şeyh Tusi'nin kütüphanesi ve medresesidir; 447 (Hicri) yılında Selçuklu sultanı Tuğrul Bey'in saldırısında düşmanlık ateşine esir düşmüş ve doğal olarak birçok kitap ve paha biçilmez Şii miras yok olmuştur. Hatta Şeyh Tusi'nin kendi teliflerinden bir bölümünün de tam olarak bu nedenle kaybolduğunu biliyoruz.

Hasan Farhan el-Maliki (2): Ensar Gadir-i Hum’u bile bile niçin Sakife’de toplandı / Ensar’ın Kureyş korkusu

Hasan Farhan el-Maliki (2): Ensar Gadir-i Hum’u bile bile niçin Sakife’de toplandı / Ensar’ın Kureyş korkusu

Çünkü Bedir ve Uhud'da Kureyş müşriklerini kılıçtan geçirenler, Ensar ve Hz. Ali'nin başını çektiği Haşimoğullarıydı. Ensar, "Madem Hz. Ali'nin etrafında toplanmadılar, madem Gadir vasiyetini umursamıyorlar, o hâlde başımıza geçip bizden intikam almalarına izin vermeyelim" psikolojisiyle, savunma ve istişare amacıyla o küçük çardakta toplanmıştı.