Büyük güçlerin gerilemesi doğrudan askeri bozgunlarla değil, piyasaların, müttefiklerin ve rakiplerin o gücün kapasitesini yeniden değerlendirmesiyle (bilişsel kırılmayla) başlar. 1956 Süveyş Krizi bu durumun en somut örneğidir. Birleşik Krallık askeri ya da ekonomik gücünü bir gecede kaybetmemiş, ancak uluslararası sistemin onun Washington’dan bağımsız hareket edebilme yeteneğine olan güveni sarsılmıştır.
1.01.2026
24.09.2025
20.06.2025
4.06.2025
7.03.2025
21.12.2024
Yazının tüm felsefi-politik öncüllerine ve sonuçlarına katılmasak da, post-modernizm ve liberalizmin radikal-devrimci söylemler ve bunların entelektüel-ideolojik taşıyıcıları içindeki nüfuz gücüne ve bu kişilerin emperyalist sistem tarafından nasıl işlevsel kılındıklarına ışık tutan önemli bir analiz olduğunu düşünüyoruz.
İsrail Gazze'yi yerle bir edip on binlerce insanı öldürürken, dünyanın dört bir yanında on milyonlarca insan bunu protesto ediyor ve bu direniş büyüyecek. İsrail Gazze savaşını kazanacağını düşünüyor olabilir ama savaşı aslında kaybediyor. Filistinliler şu anda yeni bir dünya düzeni için verilen çok daha büyük bir mücadelenin ön cephesinde yer alıyor ve Filistin sorunu da çözümünü bu bağlamda bulacak.
Nijer'de Fransız askeri üsleri önünde yapılan protesto gösterilerinde de Rus bayrakları göze çarpıyordu. Le Monde Afrique geçtiğimiz Ağustos ayında Nijer Başbakanı Ali Mohamane Lamine Zeine'nin Moskova'yı ziyaret ettiğini bildirdi. Lamine Zeine ayrıca Batı'ya alternatif olarak Türkiye, İran ve Çin ile işbirliğine ilgi duyuyor.
Dünya kapitalist krizinin daha önceki dönemlerinde hegemonik düzenin çöküşüne siyasi istikrarsızlık, yoğun sınıfsal ve toplumsal mücadeleler, savaşlar ve yerleşik uluslararası sistemdeki kırılmalar damgasını vurmuştu. İkinci Dünya Savaşı'nın başlangıcının 1936-39 İspanya İç Savaşı ve onun sonucu olan faşist diktatörlük olduğunu hatırlayalım. Filistin'de tehlikede olan küresel geleceğimizdir.
İran İslam Devrimi'nin 47. yıl dönümü dolayısıyla sitemizdeki konuyla ilgili bazı analizleri sizler için derledik....
Körfez ülkeleri, Suriye yönetimini devirmek amacıyla feci bir çatışmayı finanse etmek ve körüklemek için çok şey yapmış ve yapmaya devam ediyor olmalarına rağmen, oradaki savaştan kaçan tek bir Suriyeli mülteciyi bile kabul etmemişlerdir. Gazzelilerin kendi topraklarına yerleştirilmesini asla kabul etmezler. Ancak Körfez rejimlerinin Filistinlilerin Mısır, Ürdün ve Irak gibi başka yerlere yerleştirilmesi için kesenin ağzını açmaları mümkündür.