İran'a yönelik yaptırımlar: Lanet mi, lütuf mu?

İran'a yönelik yaptırımlar: Lanet mi, lütuf mu?

İran için IMF toplantıları doğrudan bir finansal faydadan ziyade yaptırımların hafifletilmesi için baskı yapacak bir diplomatik platform işlevi görüyordu. Ancak Batı için bunlar, İran içinde Batı yanlısı bir finans elitini —daha sonra "reformistler" olarak bilinecek ve örtük olarak neoliberal ideolojinin meşalesini taşıyacak figürleri— yetiştirmek için bir kanal sağlıyordu.

Enver Abdülmalik ve tarihsel artı değer kavramı / Sosyal teori ve düşünce okulları niçin Batı’da gelişti?

Enver Abdülmalik ve tarihsel artı değer kavramı / Sosyal teori ve düşünce okulları niçin Batı’da gelişti?

"Tarihsel artı değer sayesinde bilimsel ve endüstriyel devrimler gerçekleşebildi; jeopolitik, deniz gücü aracılığıyla dünyanın kontrolüne doğru ilerlemenin araçlarını sağlarken; iletişim teknolojileri fikirleri, teorileri ve kavramları merkezden farklı çeperlere yaymak için hareket etti. Nihai sonuç, sosyal teorinin ve genel olarak düşünce okullarının Batılı hegemonik merkezlerde geliştirilmesinin yoğunlaşmasıyla sonuçlanan, merkezde benzersiz bir birikim süreci olmuştur."

Hassan Ansari’den notlar (2): Câhiz'in el-Osmaniyye kitabı ve İmamet konusundaki Şiî düşüncesinin otantikliği

Hassan Ansari’den notlar (2): Câhiz'in el-Osmaniyye kitabı ve İmamet konusundaki Şiî düşüncesinin otantikliği

İşte tam da bu noktada el-Osmaniyye kitabı, istemeden de olsa, İmamiyye doktrininin imamet, nass ve ismet konularındaki orijinalliği (asaleti; sonradan doğma veya başka kültürlerle etkileşim ürünü bir inanç olmayışı; çev.), kadimliği ve tarihlendirilmesi açısından önemli bir belgeye dönüşmekte ve araştırmacılarımızın işine yaramaktadır.

Hasan Farhan el-Maliki (3): Selefi Tevhid ve Alevi Tevhid

Hasan Farhan el-Maliki (3): Selefi Tevhid ve Alevi Tevhid

İşte bu denli yüce bir kelam; Allah'ın “ayaklarında iki sandaleti olan, kıvırcık saçlı, tüysüz bir genç formunda olduğu”, “inip çıktığı”, “Hz. Peygamber'in O’nunla oturması için yanında dört parmaklık yer bıraktığı” şeklindeki, yani sanki bizden sadece biraz daha büyük biriymiş gibi cisimlendirildiği tasavvurlardan çok farklı bir marifetin göstergesidir!

Hasan Farhan el-Maliki (2): Ensar Gadir-i Hum’u bile bile niçin Sakife’de toplandı / Ensar’ın Kureyş korkusu

Hasan Farhan el-Maliki (2): Ensar Gadir-i Hum’u bile bile niçin Sakife’de toplandı / Ensar’ın Kureyş korkusu

Çünkü Bedir ve Uhud'da Kureyş müşriklerini kılıçtan geçirenler, Ensar ve Hz. Ali'nin başını çektiği Haşimoğullarıydı. Ensar, "Madem Hz. Ali'nin etrafında toplanmadılar, madem Gadir vasiyetini umursamıyorlar, o hâlde başımıza geçip bizden intikam almalarına izin vermeyelim" psikolojisiyle, savunma ve istişare amacıyla o küçük çardakta toplanmıştı.

Hasan Farhan el-Maliki (1): Halife Osman döneminde namazın nasıl kılındığı bile unutulmuştu / Sahabî Enes b. Malik: Hz. Peygamber’den sadece kelime-i tevhid kaldı

Hasan Farhan el-Maliki (1): Halife Osman döneminde namazın nasıl kılındığı bile unutulmuştu / Sahabî Enes b. Malik: Hz. Peygamber’den sadece kelime-i tevhid kaldı

Demek ki o dönemde namazın nasıl kılındığı unutulmuştu. Mutarrif ona soruyor: '[Hz. Ali] Namazda ne yaptı?' (İmran) Dedi ki: 'Kalkarken tekbir getirdi, secdeye gittiğinde tekbir getirdi…' Düşünün, bunlar (tekbir getirmek) bile artık unutulmuştu!