"ordusu" için 1466 adet haber bulundu

Hasan Farhan el-Maliki (6): Yezid bin Muaviye'nin, İmam Hüseyin'in başını gördüğünde okuduğu şiir ve bir analiz

Hasan Farhan el-Maliki (6): Yezid bin Muaviye'nin, İmam Hüseyin'in başını gördüğünde okuduğu şiir ve bir analiz

Tabii Yasin Suresi, Mekkî surelerin son inenlerindendir. "Onların çoğunun üzerine o söz hak olmuştur, artık iman etmezler." Peki biz, Kureyş çoğunluğu üzerine o sözün hak olduğu konusunda Allah'ı mı tasdik edeceğiz yoksa başkalarını mı? Çünkü bu hitabın doğrudan muhatapları onlardır.

Rafsancani’nin iyimser teorisi kısa sürede çöktü / Güce dayanmayan söylem çıkmazı

Rafsancani’nin iyimser teorisi kısa sürede çöktü / Güce dayanmayan söylem çıkmazı

Haşimi Rafsancani 2016 yılında, daha sonra tartışmalara yol açacak bir konuşmasında, dünyanın geleceğini “füzelerin değil, söylemlerin dünyası” olarak tanımlamıştı. Rafsancani, İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya ve Almanya'nın deneyimlerini örnek göstererek, bu iki ülkenin büyük bir askeri güçten yoksun kalmasının, savunma harcamaları yerine bilimsel, teknolojik ilerleme ve bilgiye dayalı bir ekonomi için harcanacak büyük mali kaynakları serbest bıraktığını savunmuştu.

ÖZEL: Abbasîlerin Mehdîlikle İlgili Hadislerin Uydurulması ve Tahrif Edilmesindeki Rolü

ÖZEL: Abbasîlerin Mehdîlikle İlgili Hadislerin Uydurulması ve Tahrif Edilmesindeki Rolü

Mehdî ismi, tevatür derecesine ulaşmış birçok hadiste Âl-i Muhammed’in Kâimi (a.f.) için kullanılmıştır. el-Urfü’l-verdî adlı eserde bu ismin geçtiği 178 rivayet mevcuttur. Abbasî hanedanının ilk halifesi Seffâh ile yapılan biat da, esasında, onun Mehdî olduğu iddiası üzerine gerçekleştirilmiştir. Abbasî döneminin başlarına tarihlendirilen bir şiirin bir beytinde, Seffâh, Hâşimoğullarının Mehdî’si olarak nitelenmiştir:

ÖZEL: Batı solu; emperyalizm, Siyonizm ve İran’daki “rejim değişikliği” arasındaki bağı neden kavrayamıyor?

ÖZEL: Batı solu; emperyalizm, Siyonizm ve İran’daki “rejim değişikliği” arasındaki bağı neden kavrayamıyor?

Lafı dolandırmaya gerek yok: Uluslararası sol, en iyi ihtimalle; İslam Cumhuriyeti’ni —ve dolayısıyla Filistinlilerin o maddi savunma hattını— yok etmeye ant içmiş Siyonist emellere siyasi meşruiyet kılıfı dikmekte ve onlara alan açmaktadır. En kötü ihtimalle ise; İran’a yönelik Siyonist saldırının ve bunun doğal sonucu olarak Levant’ta yaşanan soykırımın doğrudan suç ortağıdırlar.

ÖZEL: Hicrî birinci yüzyılda Şiî akımlar: İbn Abbas ve Abbasîlerin imamet konusundaki inançlarının vaka incelemesi

ÖZEL: Hicrî birinci yüzyılda Şiî akımlar: İbn Abbas ve Abbasîlerin imamet konusundaki inançlarının vaka incelemesi

Mansûr, kendisinin mutedil kabul ettiği fıkıh mezheplerini oluşturma veya destekleme yoluna gitmiş ve bu çerçevede, İbn Abbas’ın Müminlerin Emiri Ali’nin fıkhıyla örtüşen fıkhî görüşlerinin yaygınlaşmasını engellemeye çalışmıştır. Bu bağlamda, Medine’nin Hadis Ehli’ne mensup fakihi Mâlik ile uzlaşmış ve kitabını neşretmesi için onu teşvik etmiştir. Aynı şekilde Ebû Hanife’yi ve Mürcie’yi kazanmayı ümit etmiş ve Amr b. Ubeyd’i ve Mu‘tezile’yi himaye edip tercüme hareketine zemin hazırlayacak girişimlerde bulunmuştur.

ÖZEL: İran'ın deniz yoluyla Gazze'ye ulaştırdığı silahların unutulmuş tarihi: İran, Hizbullah, Hamas ve Yaser Arafat arasındaki bir işbirliği

ÖZEL: İran'ın deniz yoluyla Gazze'ye ulaştırdığı silahların unutulmuş tarihi: İran, Hizbullah, Hamas ve Yaser Arafat arasındaki bir işbirliği

Arafat bunun üzerine radikal bir soru sordu: “Ya Filistin güçleri füze sahibi olsaydı?” Arafat’ın hesaplaması basit ve stratejikti: Gazze yakınlarındaki büyük bir İsrail kentine —örneğin Aşkelon— İran yapımı Katyuşa füzeleri atılabilseydi, Tel Aviv’den gelecekteki sınırlar ve tavizler konusunda yeni, sert bir pazarlık gücü elde edilebilirdi.

ÖZEL: İmam Seccâd (a.s.) döneminde beraat (teberrâ) meselesi: Beraatın düşünceden kitlesel akıma dönüşmesi

ÖZEL: İmam Seccâd (a.s.) döneminde beraat (teberrâ) meselesi: Beraatın düşünceden kitlesel akıma dönüşmesi

Ehl-i Sünnet’e mensup bulunan Hârizmî’nin naklettiği bir rivayet, Şeyhayn’ın Âşûrâ hadisesindeki rolünü açıkça ortaya koymaktadır. Hârizmî’nin rivayetine göre, İmam Hüseyin (a.s.) mübarek sakalını kendi kanıyla boyamış ve şöyle buyurmuştur: Dedem Resulullah’ın (s.a.a) huzuruna çıkıncaya değin bu halde kalacağım; kanıma boyanmış vaziyette, “Ya Resûlullah! Beni falan ve falan öldürdü!” diyeceğim.