Lafı dolandırmaya gerek yok: Uluslararası sol, en iyi ihtimalle; İslam Cumhuriyeti’ni —ve dolayısıyla Filistinlilerin o maddi savunma hattını— yok etmeye ant içmiş Siyonist emellere siyasi meşruiyet kılıfı dikmekte ve onlara alan açmaktadır. En kötü ihtimalle ise; İran’a yönelik Siyonist saldırının ve bunun doğal sonucu olarak Levant’ta yaşanan soykırımın doğrudan suç ortağıdırlar.
24.09.2025
19.07.2025
7.03.2025
3.09.2024
26.05.2024
14.02.2024
“Bulsae-2, (Kuzey) Kore Demokratik Cumhuriyeti'nde (DPRK) üretilen güdümlü bir tanksavar füze sistemidir. Sovyet yapımı Fagot'un varyantı olan bu silahın zırh delme kapasitesinin 400-500 mm olduğu bildirilmektedir. Bulsae, anti-emperyalist ulusların ve grupların Filistin mücadelesine verdikleri desteğin bir başka örneği olarak dikkat çekiyor.”
Emperyalizmin neo-kompradorlara olan ihtiyacı, siyasi aktivizmi bir istihdam piyasasına dönüştürdü. Böylece, işsiz entelektüeller ve disiplinsiz solcular, devrimci deneyimlerini ve potansiyellerini emperyalist çıkarlara satmak için yarışmaya başladılar.
O, Guevara gibi, savaşı düşmana taşırken öldürüldü. Allende gibi, korkusuz bir direniş kültürüne ilham vermeyi sürdüren ikonik bir figürdür. Ho Şi Minh gibi korkusuz bir savaşçı ve askeri bir devdi. Hugo Chavez gibi o da ortak bir davayı güderek ortak düşmanı teşhis etmiş bir enternasyonalistti.
“ABD tarafından finanse edilen Irak'la savaşa ve Batı'nın süreğen yıkım ve boykotlarına rağmen, köylülere toprak dağıtıldı ve ülke tahıl üretiminde kendi kendine yeterli hale geldi. Artık tüm İranlılar okuyabiliyor ve yazabiliyor, sağlık klinikleri köylere kadar ulaştı ve yaşam beklentisi 1970'lerde 56 yıldan az iken 2000 yılında 70'e çıktı.”
Batı emperyalizminin başlıca hedefleri olan bu statüleri göz önüne alındığında, bu bölgelerdeki direniş güçlerinin birleşmesi çok mantıklıdır. Geçmişte de böyle ittifaklar kurma girişimleri yapılmıştı -örneğin devrimci Filistinli militanlar Küba'da Nikaragualı Sandinistlerle birlikte eğitildi ve Muammer Kaddafi'nin Libya'sı solcu Latin Amerika gerillalarını destekledi - ancak bu işbirliği tarihsel olarak sınırlıydı.
Lenin’in Batı tarzı kapitalizme yönelttiği eleştirileriyle başlayan anti-emperyalist hareketin 2021’deki merkezinin Amerika Birleşik Devletleri'nin herhangi bir yerinde ya da Batı Avrupa’da olduğunu söylemek gülünçtür. 2021'deki bu merkezin İran olduğunu söylemenin ise hakkaniyete uygun olacağını düşünüyorum.