İbranice נִקְּבוּ (nikvu) ifadesi ve onun Arapça karşılığı olan نقیب (nakib), “seçilmiş ve tensip edilmiş, atanmış” anlamına gelmekte olup, özünde “Allah tarafından bir nass ile belirlenmiş olma” anlamını taşır. Yani, temel olarak dilbilimsel bakımdan, İbranice ve Arapçada birine ancak seçilmiş ve özel olarak atanmışsa “nakip” unvanı verilir.
12.06.2022
16.11.2021
8.03.2020
8.09.2019
24.08.2019
2.04.2018
Fakir, ‘fakr’ sıfatıyla nitelenmiş olan zattır. Ancak biz müstakil bir zata sahip değiliz. Bizim kendimizden kaynaklanan bir istiklalimiz yoktur. Zatımız fakrdır, mutlak fakrız (yoksulluğuz). O ise tam anlamı ile ganidir (zengin), gani sıfatıdır; ama zatının sıfatıdır. Gani, Hak Teala’nın dışında bir sıfat değildir. Zatının kendisidir, O mutlak ganidir (O zenginliktir).
Merhum Allame Tabatabai, filozof ve arifti; Henri Corbin de gerçekten maneviyatçı bir insandı, görünürde Hıristiyan’dı, zahiren din değiştirmiş de değildi. Fakat bir Şii’den eksiği yoktu, gerçekten tam anlamıyla bir Şii’ydi. Ama değişimini izhar etmedi.
Peki yüzünü göstermiyor ne demektir? Yani sizin zihninizin kalıbına sığmaz. O'nun her yerde huzuru var; ama sizin O’nun huzurunu kavrama kapasiteniz yok. Siz onu bir kalıp içinde tasavvur etmek istiyorsunuz. Siz ona zihinsel bir suret vermek istiyorsunuz. Ya da sizin gözünüzün önüne gelmesini istiyorsunuz. Ya da sizin zihninizde canlanmasını istiyorsunuz. Bunlar bizim sorunumuzdur, O’nun değil.
Hareket Hazm [Azim Hareketi], ellerinde ABD yapımı TOW tanksavar füzelerinin bulunduğunu gösteren bir video yayınladıktan sonra Suriye sahnesinde kendini ortaya koydu. Medya bu grubu “desteği hak eden seküler ılımlı bir grup” olarak betimledi. Ancak El-Ahbar Hareket Hazm’ın aktarılandan çok daha uzun ve farklı bir hikayesi olduğunu ortaya çıkardı.
O tarihte El Nusra Cephesi’nin “Hatla’yı Şiilerden temizlemekle” övünmesi gibi Kuveytli Şeyh Şafi el-Acemi de “Allahu Ekber” nidaları arasında “Şiilerin bıçakla kesilmesini” övdü (hatta bir çocuğun boğazlanmasını da övmüştü).